Yazarın anlatımından
Berivan kollarının arasına bayılan kızla evi inletecek bir çığlık attı. Bütün ev halkı mutfağa toplanırken Hüseyin ağa kardeşinin emanetini yerde gördüğünde kalbinde büyük bir acı hissetti. Hemen yeğenini kucağına alıp arabaya koştu. Ona birşey olursa kendini asla affetmezdi. Hastaneye geldiğinde hemen kızı muayene etmek için odaya aldılar. Hüseyin ağa ise hala küçük yeğenine ne olduğunu düşünüyordu. Evlendirilmek istendiğini mi duymuş yada okula göndermedigi için mi böyle olmuş olabilirdi bilmiyordu. Bunu yeğeni uyanmadan bilemezdi. Ağanın kucağında yeğeniyle çıkarken arkalarında kalan tüm ev halkı ve Hancıoğlu aşiretinin ağası merakla gelecek haberi beklemeye başladılar.
Dilan'dan devam
Gözlerimi açtığımda ilk nerde oldugumu anlayamasam da burnuma gelen kokuyla hastanede olduğumu anladım. Hastaneleri oldum olası sevmezdim. Etrafıma baktığımda oda da tek başımaydım zaten farklı olsaydı şaşırırdım. Ben uzun zamandır tek başımayım burda biri olması komik olurdu. Tam gözlerimi kapatıp birinin gelmesini bekleyecektim ki odamın kapısı açıldı. Amcam içeri girdi. Benim uyandığımı gördüğünde doktoru çağıracağını söyleyip geri çıktı. Doğrusunu söylemek gerekirse biraz şaşırmıştım. Keskin aşiretinin ağası ne kadar amcam olsada beni hastanede beklemiş olması çok garipti. Bu biraz yalnızlığımı hafiflemişti. Kapı açıldığında doktor güler yüzüyle konuşmaya başladı.
-Nasıl hissediyorsun dilan ?
-İyiyim sadece biraz baş ağrım var.
-Tahlillerin temiz herhangi bir sorun gözükmüyor. Bu bayılmalar çok üzüntü yada stres ortamında gerçekleşir. Bu durumlardan kendini uzak tutmaya çalış. Serumun bitince çıkabilirsiniz. Geçmiş olsun.
-Teşekkür ederim doktor bey.
Doktor odadan çıktığında yavaşça amcama döndüm. Çok kötü görünüyordu. Sormak istedim ama bunun çok iyi bir fikir olmadığına karar verip susmayı tercih ettim. İsterse kendisi söyleyebilirdi sonuçta. Bir süre daha sessiz şekilde serumun bitmesini bekledik.
-Dilan kızım senin şu kazandığın okulun kayıtları hala devam ediyor mu?
-E...evet devam ediyor son iki gün kaldı.
-Senin kaydını yaptıralım. Burlardan git okulunu oku kendi ayaklarının üstünde dur. Babanın istediği gibi...
-Çok teşekkür ederim amca. Söz veriyorum okulumu en iyi şekilde bitirip hemşire olucam.
O kadar mutlu oldum ki şuan gidip amcama sarıabilirdim. Gözlerim dolmaya başladığında tutamadım kendimi ağlamaya başladım. Hayatımda ilk defa mutluluktan ağlıyordum. Aras'ın bana öyle davranmasına neredeyse mutlu olmustum. O bana öyle davranmasaydı şuan okula gidemiycektim. Hala adını duyduğumda kalbim acısa da aklım o sözleri söyleyen kişiyi sevemeyeceğini söylüyordu. Ben onun sevgisini gözüktüğünün aksine içinde olduğuna inandığım iyi insanı sevmiştim ama yanılmışım. İçinde iyi bir yanı olan hiç bir insan suçu olmayan birine böyle konuşmazdı konuşamazdı...
Serumum bitip hasteneden çıktığımda bir yanım mutluluktan havalara uçarken diğer yanım kan ağlıyordu ama bir karar verdim. Bu saatten sonra Aras Hancıoğlu benim için yoktu sadece okulum vardı. Bir insanın kalbe girmesi ne kadar zorsa çıkması da o kadar zordu. Ben onu unutabilirdim yada kalbimin derinlerine gömebilirdim kendime artık her konuda güveniyorum. Araba konağın kapısında durunca yavaşça indim. Berivan abla koşarak bana sarıldı. Bende hemen ona karşılık verdim. O benim bu evdeki herşeyimdi.
-Dilanım güzel kızım nasılsın daha iyimisin bir anda bayıldın kollarıma Çok korktum sana birşey olacak diye.
-İyiyim berivan abla merak etme üzüntü ve stresten dedi doktor artık uzak durmaya calısıcam herşeyden.
-Tamam canım benim.
Berivan ablayla ayrıldığımız da yengem ve kuzenim yüzlerindeki aşağılayıcı ifadeyle geçmişe olsun deyip hemen içeri girdiler bende yavaş yavaş odama çıktım. Yatağıma kendimi atıp herşeyden uzak huzurlu bir uykuya daldım...
