Safkan Kuralları

59 10 43
                                    

Black malikanesinin en üst katındaki geniş odada saatin ne kadar geç olduğuna aldırmadan oturup gülen çocukların sesi haricinde gece sessizliğin hakimiyetindeydi. Bu sesler,Hogwarts'ın çok uzun yıllardır her 1 eylül zamanı yaşadığı bu heyecan verici duyguyu hissetmek üzere ertesi günü bekleyen Black ailesinin varislerinden Sirius Black ve abisinin yerinde olmak için varını yoğunu verebilecek Regulus Black'ten başkasına ait değildi. Regulus, abisinin kazanına koyduğu suyu karıştırken bir yandan da yaptığı şeyi anlatıyordu.

"Görmüş olduğunuz bu iksir çok önemlidir. İnsanlar buna ulaşmak için birbirlerini bile yok edebilirler."

"Neden önemli Reg? Ne iksiri o yaptığın?"

"Cilt bakım iksiri. Suratınıza bolca dökün ve birazını da için. Cildinizin ışıldadığını göreceksiniz. Yaşlanmaya karşı bire bir.Tabii eğer bu kazandaki su değil iksir olsaydı."

"Keşke su değil iksir olsaydı. Annemin kırışıklıklarını yok edebilirdik."

İki kardeş tekrar kahkahalara boğulurken ilk ciddileşen şaşırtıcı bir şekilde Sirius oldu. Sanki kafasını kurcalayan bir şey vardı. Regulus abisinin bu düşünceli halinin merakını körüklemesine izin verdi. Sabırsızlıkla konuşmaya başladı.

"Ne oldu abi? Ne düşünüyorsun?"

"Yarın ne olacağını. Acaba hangi binaya seçileceğim?"

"Ailemizin tüm üyeleri Slytherin."

"Sorun da bu ya. Ben kendimi bir Slytherin gibi hissediyorum ancak yine de her an bir şey olabilir gibi geliyor. Benim için bina pek önemli değil ancak annemizi biliyorsun. Bana şimdiden bir sürü kural koydu. Muggle doğumlularla konuşmak yasak. Black ailesinin asaletine zarar verecek herhangi bir davranışta bulunmak yasak. Ve daha bir sürü safkan kuralı. Kurallardan nefret ederim!Sanırım ilk günden bir çığırtkan alacağım."

"Sorun değil abi. Hangi binaya ait olursan ol ya da ne yaparsan yap sen her zaman bir Black olacaksın. Daima saf..."

"Ve asil."

Regulus'un cümlesini büyük bir onurla tamamlayan Sirius kapının dışından gelen ayak sesleriyle hızlıca yatağına girdi ve odaya ışık veren tek mumu söndürdü. Kapı açılıp da Walburga Black elbisesinin eteği yerde sürünerek odaya girip çocuklarına baktı. İkisinin de gözleri kapalı nefesleri düzenliydi. Arkasını dönüp kapıya yöneldi. Omzunun üstünden odaya dönerek konuşmaya başladı.

"İyi numara ancak beni kandıramazsınız. Sıradan insanların sıradan çocukları gibi gecenin bir yarısına kadar oturup öğlen uyanamazsınız. Kanınızda taşıdığınız asilliğe uygun davranın."

***************
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uyandı James Potter. Gözlüğünü taktı ve heyecanla yatağından zıpladı. Koşarak merdivenleri indi ve ona kahvaltı hazırlayan Euphemia Potter'a selam verdi. Geçip masaya oturduğunda Fleamont Potter okuduğu Gelecek Postası'nı kenara bıraktı. Oğluna dönüp gülümsedi.

"Kendini nasıl hissediyorsun bakalım?"

"Çok heyecanlıyım. Bir sorun çıkmamasını umuyorum. Yoksa James Potter ve muhteşem asası olaya el atmak zorunda kalacak."

"Bir sorun çıkacağını zannetmiyorum. Olaya el attığında onu çözeceğine de eminim ancak sen yine de pek olaylara karışma. Soy adımız o kanı bozuklarla anılmamalı."

James yüzünde kendinden emin bir sırıtışla kafasını aşağı yukarı salladı. Babasının sol kolunda dalgalanan ölümyiyen işareti kendini bildi bileli almak istediği yegâne şeydi. Ancak yaşı bu yolda kendisine büyük bir engel oluşturuyordu. Henüz kendini kanıtlama fırsatı bulamamıştı. Kendisini tüm benliğiyle kanıtladığında herkes onun, bu işareti almak için uygun olduğunu anlayacaktı. Hatta belki Karanlık Lord onu en yakın ölümyiyenlerinden biri sayacaktı. Bütün bunları gerçekleştirmek duygusu kendine tarifi imkansız bir mutluluk verirken kahvaltısını bitirdi.

***********

Her yıl olduğu gibi bu yılda 1 eylül sabahı King's Cross istasyonu olduğundan daha kalabalıktı. Büyücüler, muggle'lara dikkat çekmeden 9 ile 10. Peron arasından geçiyorlardı.

James Potter önce önünde duran duvara, sonrada anne ve babasına bir bakış attı. Heyecanlıydı. Annesi ona bakıp gülümsedi. James hazır olduğunu hissettiğinde gözlüğünü son kez düzeltip gözlerini kapadı ve el arabasını iterek koştu.

Gözlerini açtığında karşısında kocaman bir hogwarts treni ile karşılaştı. Başarmıştı. Arkasını döndüğünde ona doğru yaklaşan anne ve babasını gördü.

"Gel bakalım. Şimdi sana güzel bir yer bulalım."

Mr. Potter elini oğlunun omzuna koyup ilerlemeye devam etti. Ancak birşey farketmiş olacak ki adımları yavaşladı ve durdu.

"Ah.. Bakın burada kimler varmış."

Onları farkeden Black ailesi, oğulları Sirius ile ilgilenmeyi bırakıp Potter ailesi ile selamlaştı.

"Demek küçük Potter'da bu sene hogwarts'a başlayacak. Ne güzel."

James gözlerini karşısında duran siyah saçlı çocuktan çekip ondan bahseden kadına baktı. Karşındaki kadına Euphemia cevap verdi.

"Evet. Öyle. Yanılmıyorsam oğlunuz da bu sene başlıyordu. Ne hoş."

İki kadın oğulları hakkında konuşmaya devam ederken Fleamont Potter ile Orion Black de sıkı bir tartışmanın içindeydi.

Çocuklar birbirlerine çekingen bir şekilde bakmayı sürdürdüler. En sonunda bu sessizliğe dayanamayan Sirius ilk konuşan oldu.

"Merhaba ben Sirius. Sirius Black."

"Bende James Potter. Tanıştığıma memnun oldum."

"Bende memnun oldum Potter."

Oğlanlar birbirine bakıp gülümserken aileleri de onları izliyordu.

Bu kısa konuşmalarından sonra Black ve Potter aileleri çocuklarıyla vedalaşıp onları birlikte trene göndermişlerdi.

********

İki çocuk birlikte trene binip boş bir kompartman aramaya koyulmuşlardı. Ama bulamayacaklarını anladıklarında önlerine çıkan ilk kompartmana girmeye karar verdiler.

"Şey.. buraya oturabilirmiyiz? Başka heryer dolu da."

Sirius'un sorduğu bu soru üzerine, oğlan kafasını okuduğu kitaptan kaldırdı ve onlara bakıp başını salladı.

"Tabii."

"Teşekkürler"

Sirius ve James bavullarını yerleştirirken bir yandan da konuşuyorlardı.

"Slytherin en iyisi. Oraya seçileceğimi biliyorum."

"Ben korkuyorum. Ya Slytherin'e seçilemezsem. Anne ve babam bu duruma ne der sonra?"

"Benim ailemde Gryffindor'a seçilenler de var ancak ben onlardan biri değil bir Slytherin olduğumu biliyorum. Sizin ailenizin her üyesi yıllardır Slytherin'e seçiliyor. Senin de onlar gibi bu asil binada olacağına eminim ama eğer olur da Seçmen Şapka yanılırsa ailenle başın ciddi anlamda belaya girebilir."

Sirius,James'in söylediklerine katıldığını belirtmek için kafasını aşağı yukarı sallarken ekledi.

"Ya da daha kötüsü... O işareti asla alamayabilirim."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 15, 2021 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Epoch of BraveryHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin