Bir süre daha oturduktan sonra vakit geç olduğu için eve gitmek istedim Mert'e "Mert iyi gelceler ben eve gidiyorum " dedim aslında Mert çok yakışıklı biriydi. Bence Berk ten de daha yakışıklı. Ama bi saniye ben bu ikisini neden kıyaslıyorum ki: saçmalık
Mert'in tepkisini beklemeye başladım niye bekliyosam sanki ' gitme Buse beni bırakma ' diyecek gitmek için ayağa kalktım tam gidiyordum ki Mert bileğimden tuttu
"İstersen eve kadar eşlik edebilirim" dedi. Aslında iyi olurdu sonuçta bende genç bir kızım ve bu saatte tek başıma dışarıda kalmak iyi değil. Mert'e döndüm
"Benim içim sakıncası yok ama sen kendini yorma " dedim. O ise alayla gülümsedi " senin için yorulmak mı?" Dedi sinir çocuk. İki dakka insan olamıyo. "Ne yorulması hadi gidelim" dedi bende gülümsedim.
Tepeden inip caddeye çıkınca "Arabam var. Arabayla mı gidelim yoksa yürüyelim mi" dedi bu yaşta ne arabası yaa neyse. Ev uzak değil hem yürümeyi seven bir insanım. "Senin içinde sakıncası yoksa yürüyelim" dedim o ise tamam anlamında başını salladı ardından cebinden bir sigara çıkardı. Bu sigarada mı içiyo böyle. Sigarasından içine çekti ve ardından yavaşça dışarı verdi. Sigaradan nefret ederim ama ona sigara bile yakışıyor. Bir kaç kere aynısını yaptıktan sonra sigara bitti. Yere atıp ayağıyal ezdi. Aslında canım hiç eve gitmek istemiyo çünkü Can hala evdeyse onları rahatsız etmek istemem. Biraz daha yürüdük ve eve geldik yol boyunca sessizdik bizim evin önüne geldiğimizde Mert'e döndüm " Mert beni bıraktığın için teşekkür ederim. İyi geceler" dedim o ise "ne demek prenses her zaman. Ayrıca bana teşekürlerin artıyor bakarsın bende birgün senden birşeyler isterim" dedi. Bende el sallayıp aparandan içeri girdim 'bakarsın bende senden birşeyler isterim' ne demek şimdi bu.
Aman ne demeke boşver hem ne isterse istesin yapmayacaksın dedi içimdeki doğruyoluvgösteren ses. Haklıydı sonuçta Mert tekin biri değil ve kesinlikle benden iyi bir şey istemez.
Merdivenleri çıktıktan sonra kapıya geldim anahtarı içine sokup çevirdim kapı açıldı içeri girdim içerden ne ses geliyordu nede ışık açıktı sanırım Can gitmişti. Odama gidip üzerimi değiştirdim yatağıma girdim.
Hazal'ın ağzından;
Canım arkadaşım Buse Can la beni yanlız bırakmak için gitmişti. Bende hemen yemekleri yaptım. Sonra birde tatlı olarak sufle yaptım üzerimi değiştirdim. Siyah dar mini bir elbise altına siyah topuklu ayakkabılarımı giydim. Saçımı düzleştirdim. Hafif bi makyajla hazırdım.
Zilun sesiyle kapıya koştum kapıyı açtım "hoşgeldin Can"
Dedim neşeyle sonra Can'a sarıldım. O da bana sarıldı. "Hoşbuldum bitanem " dedi. Elimle içeriyi gösterdim geçmesi için o ise benim bu hareketim karşısında içeri geçti sonra içerden bir ıslık sesi geldi ardından "tüm bunları sen mi hazirladın" dedi bende yanına gittim evet ben hazırladım senin için " dedi ellerini belime sardı. Yanağımdan öptü kalbim gümbür gümbür atmaya başladı " ben çok acıktım hadi başlayalım " dedi
Yemeği yedik ardından içeri geçdik. Can'ı çok seviyorum bana çok iyi davranıyor. Hiç Mert'e benzeniyor. Ne zaman konuşsam beni dikkatlice dinleyip yorum yapıyor
Can saate baktı ardından "ben gidiyorum bir tanem kendine iyi bak"dedi bende " tamam canım sende" dedim Yanağımdan öptüm sonra elleriyle belimi kavradı ardından beni kendine çekti yaklaştı... yaklaştı ... dudaklarıma kapandı. Ayrıldığımızda gülümsedi ,gülümsedim. Ardından gitti seviyorum bunu yaaaa
Yeni bölüm geldi voteleronizi bekliyorum

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHTE SEVGİLİM
Teen Fiction"Sen benim işime karışma sen kimsin ki " "Ben senin sevgilinim" "Unuttun mi biz gerçek sevgili değiliz " "Hayır sen benim sevgilimisin benim GERÇEK SEVGİLİMİSİN " Biz sahte bir rüyada gerçek aşkı bulduk.Lütfen bizi kaybetme...