8.bölüm

1.6K 195 60
                                    

                                                        

   'Gözler kalbin aynasıdır.' derler. Onun gözleri bunun tam tersini iddia eder gibi duygusuz, kalpsiz ve hırçındı. Beni gözleriyle durduğum yere gömmek ister gibi bakıyordu. Nefret eden biri gibi değil de yok edilmesi gereken bir çöpmüşüm gibi bakıyordu. Daha önce kendimi hiç bu kadar ezilmiş ve gereksiz hissetmemiştim. Ne kadar dik durmaya çalışsam da gözleri de kendi gibi yıkılmaz yenilmez duruyordu. O kış günü çıkan fırtına ben ise o fırtınaya karşı toprağına tutunmaya çalışan küçük bir çiçek gibiydim. Daha fazla ona karşı çıkamadım ve yavaşça gözlerimi gözlerinden çektim. Amcam da olayın farkına varmış olmalı ki dikkatleri üzerine çekmek için boğazını temizledi. O gözlerini üzerimden çektiğinde uzun zamandır nefes alamamışım gibi derin bir nefes çektim içime.

-kardeşim hoş geldin.

-hoş buldum kardeşim.

-hoş gelmişsin Berzan ağa

-hoş buldum Hüseyin ağa

- hayırdır Berzan ağa sizi Urfa'dan buraya kadar gece vakti getiren şey nedir?

-abi ben söylemeyi unuttum Berzan ağa bizimle yarın İzmir'e gelecek benim geleceğinden haberim vardı. Kusura bakma kardeşim Dilan'la görüşürken unutmuşum haber etmeyi.

-önemli değil kardeşim. Hayırdır Hüseyin ağa sizi buralarda adetler örfler mi değişti. Eve gelen misafiri içeri almadan sorgulamakta yeni midir?

-kusura bakma Berzan ağa seni kapıda görünce şaşırdım. Buyur içeri.

    Herkes salona geçerken ben olduğum yerde durmaya devam ettim. İçeri girdiğimde onunla tekrar göz göze gelmekten korktum. Kafamı yerden kaldırdığım da Berfin'in bir şeyler anlamak ister gibi bana baktığını fark ettim. Hemen kendimi toplayıp salona geçtim. Arasın babası ve Berzan ağayı selamlaşırken gördüm. Berzan ağa Arası hiç takmadığını gösterir gibi kafa selamı verip geçip oturdu. Eli havada kalan Aras sinirden kızarırken babası onu uyararak oturttu. Berzan ise bu durumdan eğlenir gibi tebessüm etti. Tebessüm etti dediğime bakmayın sadece dudağının bir tarafı kıvrıldı. Daha önce hiç bu kadar soğuk bir tebessüm görmemiştim. Onu izlemeye dalmışken amcam konuşmaya başladı.

-Duymuşsundur bugün kızım Berfin ve Aras ağa nişanlanır. Bende bir sıkıntı mı var acaba diye meraklandım. Tekrar kusura bakma Berzan ağa.

-Duymuştum hayırlı olsun Hüseyin ağa. Allah tamamını erdirsin.

-âmin sağ ol Berzan ağam.

Berivan abla ikramlık bir şeyler getirmeye başlayınca ona yardım etmek için mutfağa geçtim.

-kız Dilan Berzan ağa çok yakışıklı değil mi? Bakarsın seni de ona veririz.

-yok Berivan abla çok sert duruyor. Allah var yakışıklı ama o olmaz. Hem sen bilmiyor musun ben İzmir'e gidip hemşire olacağım. Ne evlenmesi.

-bilirim kızımda yakıştırdım sadece. Hem kapının önünde senden çekmedi gözlerini biraz daha baksaydı Hüseyin ağam ne olduğunu şaşırdı. Hem normal biri sana o kadar bakmış olsaydı şu an yaşamıyor olurdu biliyorsun. Hüseyin ağamdan daha güçlü olduğundan ses edemedi. Allahtan çekti.

-öldürecek gibi bakıyordu korktum valla Berivan abla.

Berivan abla gülmeye başladı.

-dışarıdan hiç öyle görünmüyordu. Bakışlarınızdan alev çıkacaktı.

-of Berivan abla bırak şimdi bunları. Ben çayları aldım. Dağıtayım sende diğerlerini getir hadiii.

    Çay tepsisini alıp salona yöneldim. Herkese ikram ettim. Geriye Aras ve Berzan ağa kaldığında Aras ağaya yöneldim. Tepsiyi uzattığımda bardağı almadan önce pis pis gülerek elime dokundu elimi çekmeye çalışırken tepsideki çaylar sallanmaya başladı. O yavaşça çayını alırken ben hemen gidip elimi yıkamak istiyordum. Yüzümü buruşturdum. O bana dokunduğu için kendimden iğrenmiştim. Etrafa baktım gören biri var mı diye ve Berzan ağayla göz göze geldim. Bana sanki iğreniyormuş gibi baktığın da kendimi  daha da kötü hissettim. boğazımın düğümlendiğini hissettim. Çayını aldığı an Berzan ağaya yöneldim. Kızgın bakışları bu sefer Arasa bakıyordu. Beni kuzeninin nişanlısıyla görüşen iğrenç bir kadın olarak gördüğünü düşünmek kendimi kötü hissettirdi. Hem arasın yaptığı hem onun gözündeki konumum beni üzdüğü için gözlerim yavaşça doldu ona bakmadan çayını verip mutfağa kaçtım. Hem kendimi nasıl böyle bir duruma düşürdüğüme kızarken hem de üzülüyordum. Göz yaşlarımı geri gönderme çalıştıkça daha çok akmaya başladı. Kendimi tutmanın bir anlamı kalmadığında hıçkırarak ağlamaya başladım. Tam o sırada mutfağa biri girdi. Ağlamamı saklamaya çalışırken onun tok ve güçlü sesini duydum... 



Yeni bölümle karşınızdayımmmm

oy ve yorumlarınızı bekliyorum sizi seven yazarınızz

SEÇİLMİŞ KİŞİ (MARDİN SOKAKLARI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin