Yeni Sezon- 11. Bölüm

345 9 2
                                    

Yine geç bir bölüm geldiiii!!!

Oy Ve Yorumlarınızı Bekliyorum!

İyi Okumalar!

...

Hızla bir paket ilacı çantama attım ardından masanın üstünde duran çerçevedeki resmimizi aldım. Yere atıp topuğumla camını kırdıktan sonra resimi elime alıp kendi olduğum kısmı yırttım ve cebime koydum diğer parçayı masanın üstüne koyduktan sonra odadan çıktım ve asansöre doğru ilerledim.

Aşağı inip şirketten çıktıktan sonra arabaya bindim. Nereye gideceğimi bilmiyordum. Ne yapacağımı da şu an tek bildiğim Bade ile konuşup bu ilaç hakkında bilgi almam lazımdı.

Arabayı kenara çektim ve emniyet kemerimi açtım. Yan koltuktan telefonumu aldım. Son aramalardan Bade'yi bulduktan sonra tıkladım ve  telefonu kulağıma götürdüm.

(Bade)- Alo kuzum!
(Yağmur)- Bade benim olduğumu çaktırma beni dinle buluşmamız lazım!
(Bade)- Tabii canım acil mi?
(Yağmur)- Evet konum attığım yere gel.
(Bade)- Tamam geliyorum ben.

Telefonu kapatacağım sırada Egemen'in sesinin gelmesiyle duraksadım. " Abi yemin ederim hatırlamıyorum öyle birşey! Siz tanı-" O daha sözünü tamamlamadan hızla telefonu kapattım.

Bu olayın o ilaçlarla bir ilgisi olmalıydı. Kemerimi bağlandıktan sonra Bade'ye biraz ilerdeki parkın konumunu atıp gaza bastım.

Parkın önüne geldiğimde arabayı park edip indim. Gördüğüm ilk boş banka oturup Bade'nin gelmesini bekledim. Telefonum tekrar titreyince, telefonu elime aldım ve Egemen'den gelen 23 cevapsız çağrıyı gördüm.

Yüzümü buruşturarak telefonu yerine koydum. Kafamı kaldırınca Bade'nin geldiğini gördüm ve hızla kalkıp ona sıkıca sarıldım. " Yağmur ne oldu? Acil çağırdın. "

Banka geri otururken çantamdan Egemen'in çekmecesinde bulduğum ilaç kutusunu uzattım. Bade'ye uzatırken " Evden çıktıktan sonra şirkete gittim. Bunu Egemen'in çekmecesinde buldum. Tüm çekmece bu ilaç ile doluydu. Sana sormak istedim, sen bilirsin." Dedikten sonra ilacı ona verdim.

Bade bir süre öylece ilaca baktı. Ardından telefonu cebinden çıkardı ve resmini çekti. Ardından birini aradı. Büyük bir ihtimalle Rüzgar'a danışacaktı.

" A-alo R-rüzgar şey bir arkadaşım bana bir ilaç gösterdi ne için olduğunu sormak için ben bir kaç seçenek arasında kaldım bir de sen bakar mısın attım sana resmini."

Bade bir süre durup Rüzgâr'ı dinledikten sonra " Tamam bekliyorum! " Diyerek telefonu kapattı ve bana döndü.

"Bak Yağmur biz bu ilacı genelde fazla yazmıyoruz. Egemen'in bu günkü davranışları bu ilaca bağlı olmalı. Ayrıca bu ilaç sadece iki hastalık için veriliyor. Ya-"

Bade sözüne devam ederken telefon çalmasıyla hızla çağrıyı yanıtladı. " Efendim sevgilim! "

Merak ve korkuyla ona bakarken o duygusuz bir yüzle Rüzgar'ı dinliyordu. "T-tamam ben seni arayacağım birazdan..." Dedikten sonra telefonu kapattı ve tekrardan bana döndü.

"Y-yağmur! " Sesi çok kötü çıkıyordu. Ayrıca gözleri de dolmuştu. Kötü birşey olduğunu daha söylemeden anlamıştım. Gözyaşlarım istemsizce akmaya başlamıştı.

"E-egemen kanser olabilir..!" Bir anda dünya dönmeyi bıraktı sanki... Saatler durdu... Dünyada ki tüm sesler sustu. Bade'nin söyledikleri beynimde dönmeye başladı.

Kanser
Kanser
Kanser

Bir anda onu kaybetme korkusu kapladı içimi... Kısa bir sürede ona bağlanmıştım, benim her şeyim olmuştu. O benim ailemdi, arkadaşımdı, sırdaşımdı...

O benim sevdiğim adamdı...

Geleceğimiz hakkında hayaller kurduğum, ona her baktığımda içimi mutlukla dolduran, tek ailem olan adamdı o...

Bade yanıma gelip beni kaldırdı ve sıkıca sarıldı. Ama ben onun sarılmasına karşılık veremeyecek kadar kötüydüm. İçimdeki endişe ve korku bedenimi ele geçiriyordu.

Bir de ufak bir burukluk vardı. Egemen niye bana söylememişti... Gidip her şeyi eksiksiz öğrenmek ve ona sıkıca sarılmak istiyordum.

Gözümden akan yaşlara hıçkırıklarım eşlik etmeye başlayınca Bade " Hadi bebeğim eve gidelim olur mu? " Kafamı onaylarcasına sallayınca kolumdan tutarak beni arabasına götürdü.

Beni yan koltuğa oturttuktan sonra kendisi de şoför koltuğuna geçti ve arabayı çalıştırdı. " Bade Egemen iyileşir dimi? " Dedim hıçkırıklarımın arasında Bade gözlerini yoldan ayırmadan başıyla beni onayladı.

" Tabii ki iyileşecek Egemen çok güçlü sen de biliyorsun ayrıca kanseri atlatan kaç kişi var. Hem belki kanser değildir..." Dedi bir umutla.

Ama benim içime dolmadı o umut. Doldurmak da istemedim açıkçası, sonrasında olan hayal kırıklığını kaldıramayabilirdim.

Birkaç dakika içinde araba evin önünde durunca hızlıca indim ve arkama bakmadan kapının önüne koştum. Birkaç defa çaldıktan sonra geri çekildim. Şaziye anne gözleri kırmızı bir şekilde kapıyı açtığında onun şaşkın yüzüne bakmaya fırsat bulamadan içeri daldım.

Rüzgar ve Mehmet Ağa içerde oturuyorlardı. Geldiğimizi gören Rüzgar ayağa kalktı ve şaşkın bir şekilde " Yağmur ne bu hal? " Ona Bade'nin cevap vereceğini bildiğim için hızla merdivenlerden çıktım ve Egemen'in odasına daldım.

Burada değildi. Aklıma gelen şeyle kendi odama doğru ilerlerledim ve yavaşça kapıyı açtım. Kapının karşısındaki yatağımda uzanan Egemen'i görmemle küçük bir tebessüm ettim ve içeri girip kapıyı kapattım.

Egemen benim geldiğimi görmüş olmalı ki hızla kalktı ve yanıma geldi. Konuşmama fırsat vermeden sıkıca sarılınca bende ona karşılık verdim. Birkaç saniye öyle durduktan sonra geri çekildim ve çantamdan çekmecesinde bulduğum ilaç kutusunu çıkartıp ona uzattım.

" Egemen bu ne? Senin çekmecende ne işi var bu ilaçların? Ne olur anlat bana her şeyi... " Egemen şaşkınlıkla yüzüme ve ilaç kutusuna baktıktan sonra elimi tuttu ve beni yatağa oturtturdu. Kendisi de yanıma oturduktan sonra konuşmaya başladı.

" 3 gün önce sen kızlar ile alışverişe çıkmıştın ben iş yemeğine katılmam gerektiği için gelememiştim ya... O iş yemeğinde bayılmışım. Apar topar hastaneye kaldırmışlar beni orada öğrendim... Ben... Ben kansermişim... Beynimde büyük bir tümör varmış. Beynime çok zarar vermiş hala da vermeye devam ediyormuş... Ameliyat yapılabilir ama iyileşme ihtimalim %50 bende kabul ettim. Ne olursa olsun ihtimal var sonuçta... Ameliyata kadar yani 6 ay falan bu ilacı kullanmam gerekiyor..."

Yaşlı gözlerimi gözlerine diktim. "Bana ne zaman anlatacaktın? " Dedim kırgın bir sesle. " Yakın bir zamanda gerçekten çok yakın bir zamanda... " Bir süre sadece gözlerine baktım.

Yavaşça ayağa kalktığımda o da ayağa kalktı. Sıkıca ona sarıldım. Bir daha hiç bırakmayacak gibi... Gitmesini hiç istemiyorum gibi...

...

BÖLÜM SONU...

OY VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM!

DİYARBAKIR'A GELİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin