° 4.BÖLÜM °

152 1 0
                                    

Multimedya Uzay. İyi okumalar.

Şahmeran gözlerini ağır hareketlerle aralayarak tavana baktı. Bu odanın onun odası olmadığını fark etti.Yatmış olduğu yatakta sağa doğru dönünce Cem'in yüzüyle karşılaştı.Yüzüne şaşırdığını belli eden bir mimik takındı.Burası Cem'in odasıydı. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyordu. Dün ateşlenmişti Cem de bir önceki gibi bir olay yaşamaktan korktuğu için telaş yapmıştı.

Onu arabaya atmıştı. Yolda giderken 'Evet meleğim. Evleniyoruz. Aynı çatı altında yaşayacağız.' Cem böyle söylemişti. Evet aynen böyle söylemişti. Şahmeran da 'Aynı çatı altında' deyip gülümsemişti.Ardından da bilinci kapanarak uyumuştu. Bunların hepsini hatırlıyordu ama sonrası yoktu. Aniden bastıran öksürük krizi Cem'in de uyanmasına neden oldu. Cem yatakta rahatsız bir biçimde kıpırdandı. Bir eli Şahmeran'ın belinde diğeri yatakta aşağı sarkmış yüzükoyun yatıyordu.

''Noldu bir şeye mi ihtiyacın var?'' Cem gözlerini açmadan konuştu. Onun uykuya olan düşkünlüğü Sahmeranı'ı sinir ediyordu bezen. Uykuluyken her şeyi öylesine söylerdi. Ve uykusu varsa kimse onu uyanık tutamazdı.Kafasını yana çevirip yattığı için ağzı komik bir hal almıştı. Şahmeran kendini daha fazla tutamayıp dudaklarını öptü.

''Sabah sabah ne bu enerji?'' dudakları ayrılıp Cem konuştuğunda Şahmeran merak ettiği şeyi sordu.

''Ben uyuduktan sonra ne oldu hatırlamıyorum.''

''Hastaneye götürdüm seni. Ateş düşürücü iğne yaptılar bir de serum vurdular.''

''Hımm anladım. Hadi kalk baban kızar yoksa işe gidelim.'' Cem tek gözünü açtı. Kaşlarını çatarak Şahmeran'a baktı.

''Bu halde ne işi sayıklıyorsun sen?'' Şahmeran kendini gayet iyi hissediyordu.

''Cem evde öylece oturmaktan nefret ettiğimi biliyorsun.'' Cem bunu tabi ki biliyordu. Ama onun adına endişeleniyordu.Bir on dakikalık yalvarmanın ardından Cem'i ikna etti.Aceleyle hazırlandılar. Şirkete gitmek üzere arabaya bindiler. Şirkete geldiklerinde kahvelerini alarak 2. kata çıktılar. Cem Şahmeran'a bir öpücük verip odasına girdi. Şahmeran da merdivenlerden 3. kata çıktı, kapıda Dış İlişkiler Yabancı Dil Başkanı yazan odaya, kendi odasına girdi ve rahat koltuğuna yayıldı.

''Efendim imzalamanız gereken dosyalar var. Bugün yurt dışından iş ortaklığıyla ilgili görüşmeye İngiliz şirket yetkilileri gelecek.'' Oturduktan 10 dakika sonra gözlüklü saçlarının boya olduğu belli olan kızıl saçlı gözlüklü genç kadın, Tuğçe girip konuştu.

''Peki tamam masaya bırak.Saat kaçta gelecekler? nerede olacak yemek?''

''Efendim saat 2 de gelecekler hemen karşıdaki lokantada olacak yemek. 4  kişi gelecekler.Ama içlerinde 1 tane sizin yaşınızda, yani 26 yaşında bir beyefendi olacak şirketin varisi. 1 hafta burda kalacak ve onunla siz ilgileneceksiniz. Türkçeyi çat pat biliyor. Şirketimizin adını daha çok duyurup, gözlerine girmemiz lazım.''böyle bir açıklamada bulununca Şahmeran kafa sallamakla yetindi. Çıkması için işaret verdiğinde Tuğçe kapıyı nazik hareketlerle açıp yine aynı şekilde kapattı. Şahmeran kolundaki saate baktı 09:37 olduğunu fark etti. Masadaki dosyaları halletti. Bilgisayarını açıp şu gelecek olanlar hakkında biraz bilgi almak için aramaya şirketin adını yazdı.

Şirket dünyaca ünlü olduğu için bu kadar istiyorlardı demek ki. Şu Tuğçe'nin bahsettiği genç adamı bir fotoğraf karesinde görünce şaşırdı. Sanırım bir aile şirketiydi. Beraber çalışıyor olmalılar diye düşündü. Baba-oğul. Ama altta bir açıklamada Şirketin sahibinin yani bu genç adamın babasının aile şirketlerine karşı olduğunu okudu ve hayli şaşırdı. Ama burası aile şirketiydi. Neden burayı seçtiler madem? Bunları zaten Ahmet amca açıklar diye düşünerek karşısında kameraya sırıtarak bakan genç adama odaklandı.

Krmızı elbiseli kadınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin