Multimedya : Defne ve Deniz'in elbiseleri.
-Bu gencecik yaşımda hapisede düştüm, dedi Yiğit. Yarım saattir başımızın etini yemişti.
Aslında hapise düştüğümüz yoktu. Mağaza müdürü bizi kendi odasında bekletiyordu.
Oda biraz karanlık ve eski döşendiği için gerçekten hapishane gibi gözüküyordu.
-Yankı'yı çağırdım ya Yiğit gelecektir şimdi, dedim. Malın yarım saattir söylemediği şarkı kalmamıştı.
-Düştüm mapus damlarına...
-Yiğit yeter, yarım saattir şarkı söylüyorsun bari sesin güzel olsa! Dedi Deniz.
Hep kavga ederlerdi. Zaten annesinden başka kimse Yiğit' e tahammül edemezdi.
-Tamam be ,susuyorum. Yiğit sustuğunda içeri Yankı girdi.
Yankı' nın sinirli olduğunu saçlarından anlardım. Eğer saç tutamlarını sola yatırdıysa Yankı' dan uzak durun demektir ve şuan onu yaşıyordu.
Yankı odaya girdiğinde uzak durmak gerektiğini anladım.
-Müdür Bey ben borcumu ödeyip, şunları alıp gideyim, dedi Yankı.
-Tabiki buyrun bu faturası. Yankı faturayı görünce bir daha bize pis pis baktı.
-Buyrun biz artık gidelim. İyi günler, dedi parayı uzatırken.
Bu iç karartıcı odadan çıktığıma seviniyordum ama asıl eve gidince başlayacaktı her şey.
AVM' den çıkıp Yankı' nın arabasına bindik. Yol boyunca sadece Deniz inerken ses çıktı o da Deniz' in
-Yarın size geleceğim seni ellerimle hazırlayacağım, demesiydi.
Heyecan ve korkudan yarın eğlenceye gideceğimizi unutmuştum. İyiki Deniz vardı yoksa ben nasıl hazırlanacaktım kim bilir.
Ben bunları düşünürken evin önüne gelmiştik bile. Yankı önden gitmişti.Sağlam bir fırça yiyecektik.
Çocuk arkaşlarını bırakıp gelmişti. Ve senfoni içeri girdiğimizde başladı.
-Lan ben bir kerede arkadaşlarımla rahat buluşamıyacak mıyım ? Oğlum zaten tıp okuyorum, zor biliyorsunuz. Motivasyon için ayda yılda bir kez lan.
Bu kadarı bana yetmişti. Suçum yoktu zaten ve çok yorulmuştum kıyafetleri giyip çıkarırken.
Yankı' dan izin alıp yukarı çıktım.Seslerden Yiğit' in çok zor durumda olduğunu anlamıştım.
Yarın karneleride alacaktık. Karnem çok iyiydi ama Yiğit ve Ulaş için aynı şeyi söyleyemeyecektim.
Hiç ders çalışmazlardı. Hep dersleri kaynatır, hocalarla kavga ederlerdi. Yeterince yatakta oyalanmıştım.
Artık uykum gelmişti.Kafama yorganı geçirip uyudum.
Sabah kalktığımda saatin baya geç olduğunu farkettim.
Hemen kalkıp hazırlanmaya başladım. Hızlıca giyinmeliydim çünkü okula geç kalabilirdim. Kot ceket, tişört ve altına kot şortumu giymiştim. Bu şortu uzun zaman önce almıştım. Ama ilk defa giyinecektim.
Hızlıca kıyafetleri üzerime geçirdim.Saçlarıma şekil vermeyince vazgeçip salık bırakmaya karar verdim. Aşağı indiğimde Ulaş ve Yiğit' in hala üzerini giymediklerini görünce
-Kuziler siz hala neden hazır değilsiniz acaba ?
-Ya Defne sen git biz gelmeyelim, dedi Ulaş.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖKYÜZÜM
Teen Fiction-Dökülür yıldızların parıltısı yüreğime, Sen dolarsın her nefes alışımda ciğerime. Gitme , Sabaha O'n var bekle, Karanlık görmüş gözlerime değdiğin gece... Aydınlandı GÖKYÜZÜM saat 01:07'de- Bu neydi böyle anlam veremiyorum. herkes bana güzel olduğ...