16. BÖLÜM

699 59 14
                                    


İYİ  OKUMALAR...🥰🥰 

OY VE YORUMLARINIZ BEKLİYORUM 💛💛

OY VE YORUMLARINIZ BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ💜💜 

SİZİ ÇOK SEVEN YAZARINIZZZ💙💙

En çok korkulması gereken insanlar kimlerdir bilir misiniz? Ben bilirim. En çok kaybedeceği bir şeyi kalmamış insanlardan korkulmalıdır. Çünkü o insanların arkaya dönüp ne düşünecekleri bir insan ne de önemsedikleri herhangi bir konu vardır.

Ben de o insanlardan biriyim artık. Ne arkamda bırakacağım biri vardı ne de önemsediğim bir okulum vardı. Tek istediğim şey ailemin intikamını almak. Ailem bildiğim insanlardan hesap sormak.

Kitabı tam alacağım sırada Ahmet ve Berzan'ın konuştukları geldi aklıma. Uzattığım elimi geri çektim. Ahmet bile kitaba dokunduğunda aylarca yataktan kalkamadıysa bu kitap bana neler yapar kim bilebilirdi ki ama kitabı bu gece almaktan başka çaremde yoktu ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde kitaba bakarken aşağı kattan gelen kapının açılma sesiyle kitabı alıp gizli bölmeyi kapattım.

Hızlı hareketlerle beni ne zaman örttüklerini bilmediğim battaniyenin altına girip kitabı da altına sakladım. Kimin geldiğini bilmesem de ayak sesleri yukarı kata geldiğini gösteriyordu. 

Heyecan ve korkuyla yaptığım şeyi daha sonra fark ettim. Normalde çok tehlikeli gelmiş olsa da sanki yapmam gereken buymuş gibi hissetmiştim o an.

Ben kendime daha yeni gelmişken merdivenlerdeki kişi çatı katına çıkmıştı. Hemen gözlerimi kapattım. Uyuma numarası yapmaya başladım. Ne kadar başarılıydım bilmesem de.

Yukarı çıkan kişiyi göremesem de bana baktığını hissediyordum. Kim olduğuna bakma isteğimi görmezden gelmeye çalışıyordum ama bakışlarını hiç üstümden çekmiyormuş gibi hissediyordum. Yine de hareketsiz kalmaya çalıştım.

Ben kendimle savaşırken yattığım koltuğun bir kısmı çöktü. İlk başta abimin beni kontrole geldiğini düşünmüştüm ama yanıma oturan kişinin parfümü daha keskin ve ağırdı.

 Daha fazla merak etmeme kalmadan Berzan'ın fısıltı halinde söylediği cümleyi duydum ve ardından anlıma kondurduğu öpücüğü hissettim. Özür dileyip hızla gitti.

Sadece özür dilemek bana ailemi getirebilir miydi? Bana yaşattıkları acıları dindirebilir miydi? Bağıra bağıra bunları sormak istiyorum. Benim ailemden ne istemişlerdi?

 Beni her şeyden koruyan babamı kızsa da sinirlense de her zaman beni sevgiyle kucaklayan annemi benden neden almışlardı?

Yavaşça gözlerimi açmamla yaşlar gözlerimden döküldü. İçimdeki acı sanki gittikçe büyüyordu. İçimdeki ses abin yapmaz annenizi babanızı sizden almaz diye bağırıyordu. İnanmak istemiyordu. Küçük Dilan o abisine güveni sonsuz olan Dilan. İnanamıyordu bu duyduklarına.

Gözyaşlarımı silmek için elimi kaldırdığım zaman boşta kalan kitapla hemen kendimi topladım. O çok güçlü Ahmet'i aylarca yataklara mahkûm eden kitap benim elimdeydi ve bana hiçbir şey yapmamıştı. 

Oturur pozisyona geçip kitabı kucağıma aldım. Kitabı yavaşça açtığımda ay dedenin ışığı sayesinde okumaya başladım.

 Yazıları kalem ile yazılmıştı. İlk sayfasını açtığımda bir anda acım, öfkem, sevgim bütün duygularım maksimum seviyeye ulaşmış gibiydi ve ben duygularımın içinde eziliyordum. Kitaptaki yazılar Türkçe değildi. Nasıl olduğunu bilmesem de yazıları okuyabiliyordum ama bu benim için fazla ağırdı. Nefesim daralmaya gözlerim kararmaya başlamıştı. 

SEÇİLMİŞ KİŞİ (MARDİN SOKAKLARI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin