Hurt

238 17 1
                                    

-|6. BÖLÜM|-

Thrud donakalmıştı henüz birkaç saat önce onunla konuşmuş olmasını hazmedemezken  şimdi tekrar karşısına çıkmıştı ve ona çatık kaşlarla bakıyordu. Kısa bir süre birbirlerine bakarken Loki kızın gözlerinin, annesinin gözlerine ne kadar da benzediğini düşündü tekrardan. Ona bakarken bunu düşünmekten kendini alıkoyamıyordu. Sessizliği bozan Thrud oldu.

"Seninle hiçbir yere gelmeyeceğimi söyledim!"

Sesi sinirli çıkmıştı, Loki pis bir sırıtışla kızın kolunu tuttuğu anda kız öbür eline baltasını aldı ve bu sefer Loki'nin tam olarak alnına doğrulttu bir yandan da kolunu ondan kurtarmaya çalışıyordu.

Loki birşeyler fısıldadı ve elini salladı böylece balta bir kaç metre öteye fırladı. Kız ağzı açık bir şekilde bir Loki'ye bir baltaya bakıyordu, bu kısa sürdü çünkü Thrud kendine onun Fesatlık Tanrısı olduğunu hatırlattı. En sonunda pes etmiş bir edayla konuştu.

"Ne istiyorsun? Neden peşimi bırakmıyorsun?"

Loki kızın ona bağırmasına katlanamadı.

"Bana bağıramazsın, haddini bil!"

Diye gürledi. Thrud irkildi, yutkundu ama pes etmeyecekti onu öldürmesi umrunda bile değildi. Konuşmak için ağzını açacağı sırada Loki ondan önce davrandı

"Ben de sana meraklı değilim prenses ama benimle geleceksin ve yaptığın şeyi düzelteceksin sonrada defolup gidersin."

Thrud merakla ona baktı. Prenses? Yaptığın şey? O birşey yapmamıştı ki Fesatlık Tanrısına ne yapmış olabilirdi ki? Hem birşey yapmışsa bile o Thrud'dan daha güçlüydü onu düzeltebilirdi.

"Ben birşey yapmadım?"

Sesi tıpkı yavru bir kedi gibi çıkmıştı buna o da anlam verememişti.

"Bilerek... Bilerek yapmadın mı yani?"

Thrud 'hayır' dercesine kafa sallayınca Loki şaşırmıştı. Şimdiye kadar hep onun bunu bilerek yaptığını düşünmüştü ama şimdi bilmediğini anlıyordu. Yine de yaptığı şeyi bir tek o düzeltebilirdi. Hiçbir şey söylemedi Thrud da sessizliği bozmadı ve Loki Heimdall'e seslenince ikisi beraber gökkuşağı köprüsünün ışıkları arasında kayboldular.

Thrud ilk defa gökkuşağı köprüsünden geçiyordu ama bu onda tanıdık bir his oluşturdu, yine de çığlığı koparmıştı. saniyeler süren yolculuğun ardından Thrud gözlerine inanamadı karşısında Tanrıların Şehri Asgard vardı ama burası kitaplarda anlatıldığı gibi ışıl ışıl değildi heryer mavi yıldırımların altında kalmış, bir harabeye dönmüştü şehir. En son şehre bakmayı bırakıp Loki'ye döndüğünde kehribar rengi gözleri olan siyahi bir adamla konuştuğunu gördü. 'Heimdall bu olmalı' diye düşündü, onlara bakarken. Konuşmaları bitince Heimdall Thrud'a yaklaştı.

"Leydi Thrud, lütfen bu ani konuşma ve herşey için bizi bağışlayın. Asgard'a olanlar sizin güçleriniz yüzünden ve bunları ne kadar düzeltmeye çalışsak da başaramadık, bunu sadece sizin yapabileceğinizi düşünüyoruz."

Thrud kaşları çatık, gözleri kocaman olmuş bir şekilde Heimdall'a bakarken Loki araya girdi ve

"Hadi fazla zamanımız yok. Yap şunu da geri gidelim"

Sesi sert çıkmıştı. Thrud'un kendisinin Asgardda ne işi olduğu, güçlerinin ne olduğu, bunu nasıl yaptığı ya da en önemlisi nasıl düzelteceği hakkında hiçbir fikri yoktu. Karşısında tanrılar vardı, tanrılar şehri Asgard'daydı ve ne yapacağını, ne diyeceğini bilmiyordu. Bunları düşünürken Loki'nin gözlerinin parladığını farketmişti.

❣︎ 𝐅𝐫𝐨𝐳𝐞𝐧 𝐓𝐡𝐮𝐧𝐝𝐞𝐫 || Loki Fanfiction Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin