❦ 7

818 102 14
                                    

"Sen! Sen niye buradasın?!"

Hyunjin girdiği şoktan sonunda çıkabildiğinde sandalyeden de kalktı. Felix hâlâ oturuyordu ama o da şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmıştı.

"Asıl sen ne yapıyorsun burada?" dedi en sonunda Felix.

"Ben abim istediği için buradayım!"

"Ben de kardeşim istediği için buradayım!"

"Bir dakika bir dakika," diye ortalığı sessizleşirdi Minho. "Siz birbirinizi nereden tanıyorsunuz?"

"Minho hyung, balkonumun altında sürekli sigara içen herif bu! Sana bahsetmiştim!"

"Felix , hani sigarayı bırakmıştın sen?!"

Bu sefer kafeye Jisung'un sinirli sesi doldu. Oturduğu sandalyeden sinirli bir aile babası gibi kalktığında Minho da dahil kafedeki herkes korkuyla büzüşmüştü oldukları yere.

Jisung ılımlı duruyor olabilirdi ama sinirli hâli kesinlikle korkunçtu.

"Zalgo aşkına." Renjun, kavga eden dörtlüyü fark ettiğinde getirdiği suyu başka bir garsonun eline tutuşturdu. "Sorun çıkaracaklar!"

O sırada Renjun'in yanında duran kahverengi saçlı, uzun bir beden -o da garsondu- hafifçe gülümsedi yanında sevgilisine.

"Merak etme bebeğim, o işi ben hallederim," diyen uzun garson Jaemin'den başkası değildi.

"Sakın kavgaya falan karışayım deme Jaem, sonra abin Yuta senin kafanı uçurur!"

Renjun, kendi bildiğini okumayı seven ve kafeyi birbirine katan dört müşterinin yanına emin adımlarla giden erkek arkadaşının arkasından baktı bir süre.
Sonra yanaklarını şişirerek işine geri döndü. Bir şey olursa kızılması gereken kişi Jaemin'di artık, kendisi değil!

Öte yandan kardeşinin sigaraya tekrar başladığını -daha doğrusu hiç bırakmadığını- öğrenen Jisung sinirden küplere binmişti.

"Zaten saçma salak bir alerjin var, sigarayla iyice zarar veriyorsun kendine!" derken fazlasıyla tehlikeli görünüyordu.

"Affedersiniz." Jaemin girdi araya. "Kafede yarattığınız gürültü yüzünden diğer müşteri ve çalışanlarımıza rahatsızlık veriyorsunuz, en iyisi sizi dışarı almak."

Masadaki dörtlü süklüm püklüm dışarı çıktı. Felix, kardeşinden bedenen büyük olmasına rağmen tırsmıştı bayağı, gerçi bu doğaldı- Sinirli Jisung'u kim görse korkardı.

En sonunda ortama çöken garip sessizliği Minho bozdu.

"Felix'in sigara içip içmemesine karışmaman gerekiyor, Sung." Her ne kadar üzgün çıksa da sesi, yüzünde hafif bir gülümseme vardı. "Hepimiz koca koca adam olduk sonuçta."

"Biliyorum, üzgünüm bağırdığım için," diye yutkundu Jisung. Gözlerini kardeşinden ayıramıyordu. "Sen benim tek ailemsin amcık, sana bir şey olursa nasıl yaşarım?"

"Hıyar herif ya..."
Felix duygulanıp kardeşine sıkıca sarıldı, Minho ise ikiliyi gülümseyerek izliyordu.

Hyunjin ise aval aval bakıyordu üçlüye.
Başka ne yapabilirdi ki?

Birkaç dakika sonra Jisung Felixçi serbest bırakıp Minho'nun ince belini kavramıştı büyük eliyle çünkü güzel sevgilisinden bir saniye bile ayrılası yoktu.

"Sahi, siz nereden tanışıyorsunuz?" diye merakla Hyunjin'e baktı Minho.

Uzun sarı saçlı olan, huzursuz bir nefes verip başını eğmişti yalnızca. "Kafedeyken dedim ya," diye keyifsizce mırıldandı.

Hyunjin'in moralinin düştüğünü fark eden üç uzun beden -ama en çok da Minho- üzülmüştü bu duruma. Kardeşini tutup kendisine çekti ve sıkıca sarıldı, saçlarını okşadı uzun uzun.

"Ne oldu bir tanem? Ne sıktı canını?"

"Yarın annem ve babamın ölüm yıl dönümü ve ben şimdi hatırladım," derken ağladığını kaydığını fark etmemişti Hyunjin, gözleri uzun zaman sonra ilk defa dolmuştu.

Sekiz yıl önce bugün Hyunjin; abisi Minho, annesi ve babası ile arabada giderken kaza yapmışlar ve bu ebeveynlerinin ölümüne yol açmıştı.
Minho hafıza kaybı geçirmişti ama Hyunjin'de fiziksel yaralar haricinde hiçbir şey yoktu.

Felix, önünde ağlayan güzel bedenin gözyaşlarının sebebini anlayınca kaşlarını çattı.
Neden bilmiyordu, ama Hyunjin'in üzüntüden ağlaması hiç hoşuna gitmemişti.

"Minho, Jisung, siz gidin," diye öne adım atıp sarı saçlının bileğini kavradı nazikçe. "Bizim gitmemiz lazım."

Hyunjin, gözlerinin içine bakan ve tebessüm eden çilli bedene merakla baktı.
Felix ise onun güzelliğine bir kez daha hayran kalmıştı, tebessümü büyüdü.

"Gittiğimizde görürsün." diye mırıldandı küçüğe. Bir yandan da her şeyin iyi gitmesini umuyordu.

cig love ❦ hyunlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin