#2 - HASTANE

365 26 33
                                    

B612. Bu bir oda numarasıydı. Kokichi Ouma kalıyordu bu odada. Tam 2 gündür hiç uyanmamıştı. Herkes şaşkındı, kimse ne olduğunu bilmiyordu. Bir kişi dışında...

Shuichi: Hey... Bu, neden oldu? Aramızda Kokichi ile görüşen, konuşan biri var mıydı?

Kaede: Galiba Amami-kun onunla görüşüyordu. Yani dün akşam söyledi, biraz sohbet ettik. Ouma-kun hakkında...

Bu sırada Rantaro dışarıdaydı. İyiki de öyleydi. İçeride boğulmuş gibi hissediyordu. Eline baktı ve ardından hastane bahçesinden dışarı çıktı.

Kaede: Amami-kun bana bir mektup ile söyledi yani dün akşam onu biraz konuşmak için çağırmıştım ve sonra giderken masaya bunu bıraktı.

Sarı ve uzun saçlı genç kız çantasından bir parça kağıt çıkardı ve Shuichi'ye uzattı. Ve o da okumaya başladı.

"Bunun için hala hazır mıyım bilmiyorum ama bazı şeyleri bilmekte hakkınız var. Aslında Ouma hala eskisi gibiydi, ama üniversite başladığında kanser olduğunu öğrendik ve bu tüm neşesini kaybetmesine sebep oldu. Hastalığı şuan 3. evrede. İlk başlarda kemoterapi ile tedavi olmaya başladı ama ilerleyince.... En sonunda 2 hafta önce tedavi olmayı bıraktı. Artık sadece haplarını kullanıyor. Arada bir şuanki gibi kendini kaybediyor. Bu ilk olduğunda doktor ilaçlar ve makinelerin onda yarattığı yorgunluk nedeniyle bunun normal olduğunu ve birkaç gün uyanamayacağını söylemişti. Dün kendini pek iyi hissetmiyordu, ama ısrarla sizlerle görüşmek istediğini söyledi.. Büyük ihtimal artık hastanede kalmak zorunda olacak. Durumu hiç iyiye gitmiyor. Doktorlar atlatabilir mi bunu bile bilmiyor. Yakında hastalığı 4. evreye ulaşacak ve ben o zaman... Ne yapacağımı bilmiyorum. O benim için bir küçük kardeş gibi. Bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum...

       Sevgiler,
Rantaro Amami

Odaya aniden bir sessizlik çöktü. Shuichi yanındaki hastane yatağında hareketsiz yatan mor saçlı küçük gence baktı. Elleri titriyordu. Kağıdı masaya koydu. O sırada odadaki herkes bir şok içindeydi.

Himiko: A-ama bu gerçek değil, değil mi? Bu kesinlikle bir y-yalan. Öyle olmalı..

Küçük kızıl saçlı kız gözyaşlarını zar zor tutuyordu. Tenko onu tuttu ve kollarıyla sardı. En sonunda dayanamayan Himiko en yakın arkadaşının kollarında ağladı.

Kirumi: Peki bize bunu neden daha önce söylemedi. Ona yardım edebilirdik...

Maki: Belki de edemezdik..

Kahverengi upuzun saçları iki yandan bağlanmış genç kızın kendini tuttuğu çok belliydi. Ondan ne kadar nefret etse de kendisinin de duyguları vardı.

Kaito: Dışarı çıkıp biraz hava almak ister misi-

Maki: Gerek yok.. Ben iyiyim.

Odanın kapısı açıldı. Giren Rantaro ve Gonta'ydı. Kirumi geçen akşam gelemeyenlere olanları anlatmış ve Gonta da endişelenmişti. Gelirken de Rantaro ile karşılaşmıştı. Herkes bakışlarını yeşil saçlı gözleri kıpkırmızı olan oğlana çevirdi. Ağladığı çok belliydi. Tabi onun için zor olmalıydı. Genç adam ona endişeli bakanların arasından geçip Kaede'nin yanına oturdu.

Kaede: İyi misin?

Rantaro: Evet... Sorun yok.

Shuichi: Ouma-kun'a. Ne olduğunu öğrendik...

Kaede: Üzgünüm Amami-kun. İçimde tutamadım, onların da bilmesi gerekti.

Rantaro: Sorun değil.

Herkes tekrardan sessizleşti. Kimse konuşmuyordu. Bazıları hala olayların etkisindeydi. Özellikle de Miu etkilenmişti. Bu tür konularda fazla hassastı. Ama nedenini söylemek istemiyordu. O sırada sessizliği bozan küçük, cılız bir ses herkesi aydınlattı.

DRV3 FUTURE AU - SAİOUMAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin