Herkes bir şok içindeydi. O uyanmıştı.
Kaede: Ouma-kun! İyi misin?
Tsumugi: Ağrın var mı?
Gözlerini açan genç küçük oğlan doğrulmaya çalıştı. Yatmaktan beli ağrımış ve uyuşmuştu. Shuichi oturmasına yardım etti.
Kokichi: Ben, iyiyim ama siz. Ne yapıyorsunuz burada? Ne old- Ahh!
Kaito: Hey, iyi misin?!?
Yatakta oturan oğlanın başı deli gibi ağrıyordu. Bacakları yatmaktan uyuşmuş, vücudu makinelere bağlanmaktan zayıflamıştı. Ağzında ise berbat bir tat vardı. Biraz durdu. Sakinleşti.
Kokichi: İyiyim. Sadece başım.. Biraz ağrıyor.
Herkes rahatlamıştı. Bir anda bağırınca birşey oldu zannetmişlerdi. Bu çocuk onları gitgide korkutuyordu.
Shuichi: Ouma-kun cidden emin misin? İyi olduğuna.
Kokichi: Evet evet ben iyiyim. Ne oldu? Pek birşey hatırlamıyorum.
Rantaro: Bir atak geçirdin ve bu seni güçsüz düşürdü. Her zaman olduğu gibi...
Mor saçlı genç biraz düşündü ve hatırladı olanları. Kafasında binlerce soru vardı. Ne zamandır uyuyordu? Herkes neden buradaydı? Bir süre sonra elinde bir sıcaklık hissetti. Bu... Shuichi'ydi. Gözleri sulanmıştı ve onun elini sımsıkı tutuyordu. Bir anda yanakları kızaran Kokichi birşey diyemedi.
Kokichi: Saihara-chan. Neden ağlıyorsun?
Shuichi: Ben... Ben senin için en-endişelendim...
Yataktaki çocuk küçük, kısa bir kahkaha attı.
Kokichi: Bu biraz bencilce gelebilir ama bu beni mutlu etti.
Kokichi şuana kadar onlara hiç bu şekilde gülümsememişti. Bu herkesi garip hissettirdi. Sanki ekşi bir dondurma yiyor gibi. Odadaki herkesin yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Shuichi'nin de tabiki.
__________________________________________En sonunda herkes evine döndü. Sonuçta o uyanmıştı. Artık bu kadar endişelenmelerine gerek yoktu. Rantaro da rahatlamıştı. Herkesin mutlu olmasına rağmen bu durum Shuichi için farklıydı. Pek iyi gözükmüyordu. Maki ve Kaito'nun evleri onunki ile aynı yol üstündeydi. Sonuçta o ikisi artık çıkıyordu. Bazen onların yerinde kendisi ve Kokichi'yi hayal ediyordu... Yoldayken Kaito dayanamadı ve konuştu.
Kaito: Shuichi sen iyi misin dostum?
Onun "İyiyim! " demesini bekledi ama yanıt gelmedi. Galiba onu duymamıştı. Birkaç defa seslendi. Ama yine bir cevap alamadı. En sonunda ise Maki'nin sabrı taştı.
Maki: SHUICHI SAIHARA!
Limon sarısı gözleri bir anda açıldı. Yerinden zıpladı, dalıp gittiği için kimseyi duymamıştı.
Maki: Sonunda.
Shuichi: Ah. Özür dilerim, dalmışım bir an. Birşey mi dediniz? Veya birşey kaçırdım mı?
Kaito: H-hayır...
Shuichi: Bu iyi sanırım.
Aralarına yine bir sessizlik girmişti. Ve en sonunda Shuichi'nin evinin önüne geldiler. Bu da ayrılık demekti.
Shuichi: Yarın görüşürüz o zaman.
Maki: Evet...
Kaito: İyi geceler dostum!
Shuichi: İyi geceler...
Sonunda eve gelebilmişti. Yolda sürekli olanları düşünmüştü. Hemen kendini yatağına attı. O sırada çok yakından bir ses duydu.
"Seni seviyorum, Shumai..."
Bugün size 2 bölüm attığm. Sıkılınca gelip yazıyorum işte. Umarım yakında daha çok kişi okur.(biliyorum fazla sabırsızım daha başlayalı dün oldu) bir dahaki bölüm için aklınız biraz karışabilir ki ben bile düşünürken öyle oldum haha 😂
