Candy'nin ağızından:
Evet kötü bir çocukluk geçirdiğim doğru.Çocukluğuma inmekten kastınız buysa eğer.Ben o çocukluktan hiç çıkamadım zaten hep onun etkisini hissettim,o acıları gün be gün yaşadım.Mesela siz hiç evden kaçtınız mı? Yada evi terk ettiniz mi?
-Neye göre cevap vermeliyim buna?
Sadece beni ne kadar anladığınızı merak ediyorum.Ailem buraya gelmem konusunda çok ciddi olduklarını söylediler.Benim deli olduğumu falan düşünüyorlar sanırım.Bilemiyorum belkide haklılar.
-Sizi böyle düşünmeye sevk eden nedir sevgili Candy?
Sizce yaşadıklarım ne kadar normal?Ne düşünmem gerektiğini bile bilmiyorum.Belkide en güvenli yer Buffalo State Hastanesidir.
-Candy öncelikle biraz abarttığının farkında mısın?
Bunu sizde mi söylüyorsunuz?Bunu hastalarınıza söyleyip onları daha çok delirtme gibi bir prensibiniz mi var?
-Hayır Candy ben sana inanıyorum ve istediğim şey seninde kendine inanman.Sanki çevrendeki insanların söylediklerinin büyüsüne kapılmış ve kendini buna inandırmış gibisin.İyileşmen için önce bu kuramın altından kalkman bunu yenmen ve insanların sana bakışlarına alışman gerekiyor.Düşün ki herkes deli bir sen akıllısın.
Siz ciddi misiniz?
-Tabikide sana inanıyorum.Şimdi en baştan çekinmeden bana anlatmaya ne dersin.Eksiksiz bir şekilde.
Anlat anlat bitmez nereden başlayacağım ki.
-Bu seansla bitirmeyeceğiz tabiki seninle sık sık görüşmek isterim.Önemli olan senin kendini iyileştirmen.Sen şimdi en baştan başla.Çocukluğunda olan herşey.En derinde hatırladıkların.
Tamam öyleyse.
-Mesela çocukluğunda seni şuan bile etkileyen unutmadığın olaylar var mı onlardan başlayarak belki dahada derinleri hatırlayabilirsin.
Aslında benim çocukluğum çok sıradan geçti.Yani annem ve babam sürekli tartışma halindeydi.Ben,kardeşlerim Lina ve Stella ile aynı odada kalıyordum ve bizim odamızla annemlerin odası yan yanaydı.O dönemde okulda Martin diye bir çocuk beni çok korkutuyordu.Aynı sınıftaydık ve ders aralarında bana hep sözde yaşadığı korkunç olaylardan bahsediyordu.Bende ister istemez korkuyordum.Annemin en yakın arkadaşlarından birinin oğluydu Martin.Benim okulum sayesinde tanışmışlar ve artık bizede gelmeye başlamışlardı.Okul yetmezmiş gibi birde evde onun o korkunç hikayelerini dinlemek zorunda kalıyor,geceleride uyuyamıyordum.Annem Martinle iyi anlaştığımızı düşünüp ilerleyen okul dönemlerimde de onunla aynı okula yazılmamı uygun görüyordu ve aynı şekilde Martinin anneside.Ama aksi olduğunu hiç kimse görmüyordu iyice okuldan soğumuştum.Sık sık hasta rolüne bürünüp okula gitmekten kaytarmaya çalışıyordum ve ben 11 yaşına geldiğimde birgün Martinin annesi bize gelmişti.Ben yukarıda bulunan odamdan kendime bir Cupcake almak için çıktığımda aşağıdan gelen hıçkırık sesleriyle karşılaştım.Annemde ağlıyordu.Sonrasında Martinin annesi arkasına bakmadan koşarak evden çıktı.Anneme ne olduğunu sorduğumda Martinin rahatsızlandığını ve onu tedavi ettirmek için Türkiyeye gideceklerini söyledi.Martinin ailesi sonradan Müslüman olmuş bir aileydi ve sanıyorum ki onun bu rahatsızlığı anlattığı bu korkunç olaylarla bağlantılı olacak ki.Tıbbi yoldan ziyade bir hoca bulmuşlardı onu iyileştimek için.Hani derler ya okutup üfletmek gibi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖLÜN ARKASINDAKİLER
Mistério / SuspenseAilesiyle,arası kötü olan genç bir kız.Onu çok seven bir aşık.Ve gizem dolu olaylar,cinayetler... Peki ya GÖLÜN ARKASINDAKİLER(?)