katsuki bakugou, çocukluk arkadaşı y/n'den hoşlanmaya başlayınca 'wikihowdan' nasıl flört edileceğini araştırır.
- short chapters!!
▪kitabın şarkısı: taylor swift - you belong with me.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
- Konuşmanızın ilk başlarında ona iltifat et + İletişiminin kısa ve tatlı olmasına dikkat et + Cesur ol + Çok abartma.
yüzüne çarpan rüzgar ile battaniyeye daha sıkı sarıldın. sokaktan geçen insanları izledin. dolaştığınız sokak evinize -bakugou ile oturduğunuz yer neredeyse aynıydı.- çok yakındı ve bundan dolayı çoğu kişiyi tanıyordun. "sokakta bu şekilde dolaşmamız garip değil mi?"
"garip ama bu garipliğe alıştığını düşünüyordum." bakugou güldü. "sonuçta deku ile arkadaşsın."
"deku garip biri değil." kaşlarını çatarak ona baktın.
"öyle mi? daha geçen sos olarak sütlü çikolata mı bitter çikolata mı istiyor diye yarım saat sıra bekledim." "bunda ne var?" "y/n, çikolata sosu koymak istediği şey köfte."
kaşlarını kaldırdın. cidden böyle bir şey yapmış mıydı? midoriya'dan bahsediyorduk, böyle bir şey yaşanmış olabilirdi ama bakugou ile aynı fikirde olmamak için onu koruma görevi sendeymiş gibi hissediyordun. "yani? bir zamanlar onunla arkadaştın."
"evet, senin inanılmaz biri olduğunu ve onun aramıza girdiğini fark edene kadardı." bakugou hafif fısıltıyla söylemişti bu cümleyi.
seninle tanıştığı zaman deku ile doğru düzgün tanışmıyordunuz ve o zamanlarda onun seninle geçirdiği her vakit onun için hayatının en güzel anlarıydı. fakat bir gün parka yanında yeşil saçlı bir çocukla gelmiştin, işte o zaman her şey onun için değişmişti.
sen sadece onunla oynuyordun, çünkü deku çoğu konuda kendini yetersiz hissederdi ve sen de böyle kişilere yardım etmeyi severdin. küçük olsanız bile bakugou seni onunla görmekten nefret ederdi, bu duruma yaşı küçük olduğu için kıskançlıktan çok nefret derdi.
"midoriya aramıza mı giriyordu?" şaşkınlıkla konuştun. o gerçekten böyle mi düşünüyordu? "onu sevmeme nedenin bu mu?"
"onu sevmiyorum değil de sadece arkadaş olarak pek tercih ettiğim biri değil diyelim." "aptalsın."
"ne dedin sen bana?" bakugou duraksadı ve sana gözlerini dikti. ona garip bir şekilde bakan gözlerine baktı sonra yüzünü inceleyip güldü. "güzel gözlere ve yüze sahip olduğun için şanslısın. seninle uğraşmayacağım ama sadece bugünlük."
battaniyeyi kendisine çekti, battaniye ile birlikte ona yaklaşmıştın. alnına bir öpücük bıraktı ve battaniyenin içinden çıkıp tamamını sana doladı. "evine geldik, içeri gir üşümeden."
kafanı salladın, ne tepki vermen gerektiğini bilmiyordun ve robot gibi hissediyordun. "teşekkür ederim," dedin. "yarın okulda görüşürüz."
"görüşürüz y/n."
arkanı döndün ve örtüye sıkıca sarılarak eve yürümeye başladın. yüzünde bir gülümseme vardı ve kalbin sanki korku filmi izlemiş gibi hızlı atıyordu. soğuk havayı doğru düzgün hissedemiyordun bile, örtüye onu bakugou verdi diye sarılıyordun.
kapıyı açtın ve içeri girmeden önce arkanı dönüp ona baktın. elleri cebinde içeri girmeni bekliyordu. gülümsedin ve el sallayıp içeriye girdin.
içeriye girmenle cebinden telefonunu çıkarıp mesaj kutusuna tıklaman bir olmuştu. urarara yazan numaraya tıkladın ve yazmaya başladın.