Sabah erken kalkmıştım.Annemin telefonla konuştuğunu gördüm. Uykulu uykulu kimle konuştuğunu kestiremedim. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Annem öğretmenimin aradığını müsaitseniz yarın gelin ona özel sınav yapacam dediğini öğrendim.
Biraz uzandıktan sonra karnımın acıktığını fark ettim. Canımda simit çekiyordu annemden para alıp kantine indim. Hülya bir köşede oturuyordu. Beni gördugünde ayağa kalktı ve yanıma geldi.
Hülya : Günaydın naber
Ben : iyi senden
Hülya : iyi bende ne istersin kahvaltılık?
Ben : Meyvesuyu peynir ve simit.
Hülya : Tamam, bende kahvaltı yapmadım istersen beraber yapalım
Ben : Olur dedim
Gitti kendine ve bana istediklerini getirdi. Sanki yüzünde bişey anlatacak.gibi bir his vardı ama kararsız gibi görünüyordu. En sonumda: Poyraz sana bişey anlatmam lazım kaç gündür dayanamıyom anlatmalıyım artık diyerek söze başladı.
- Ben bu kantinde babam olmadığından yıllar öncede bizi terketiğinden annemininde hasta olduğu için calişmamasından dolayı burda çalışıyorum. Hani beni kantinde beklemiştinde gelmemiştim ya annem o gün çok hastaydı. Evin yakınındaki acile kaldırdılar ondan gelemedim.
Küçük kardeşim var oda ana sınıfına gidiyor ben okumadım bari o okusun diye uğraşıyorum. Çok sorunlarım var poyraz bu yüzden bu kadar sorun arasında seni parlayan bir inci gibi buldum herşeyimi hayatımı kaybettim ama seni kaybetmek istemiyorum dedi ve sustu.Hiç birşey demedim,diyemedim boğazım düğümlenmisti adeta kelimeler boğazıma takılıyordu. Kahvaltımı bıraktım ve kalktım. Gözlerimden yaşlar tane tane akıyordu.
Lavaboya girdim ve hıçkıra hıckıra ağladım. Hülya zor durumdaydı ve beni kendisine yakın görmüştü. Belkide ALLAH onu dertlerine çare olmam için bizi karşılaşmışti.
Odama çıkarsam annemin şüpheleneceğini ve yakamı bırakmayacağını biliyordum. Bende kendimi hemem bahçeye attım. Ceketsizdim üşüyordum. Sadece hülyayı düşünüyordum.
