Bölüm 3

16 5 39
                                    

Esila

Göz yaşlarımı silecek gücü bile bulamıyordum kendimde. Başımı piyanonun kapattığım kapağına yaslamış, gözlerimi kapamış öylece duruyordum.

''Esila'' adımın seslenilmesiyle kendime geldim. Kızamamıştım odaya girdikleri için, eninde sonunda öğreneceklerdi bu odada ne olduğunu. Kendime kızıyordum bu kadar korkak olduğum için. Yiğit kollarımı belime doladığında ellerimi boynuna sarıp ağlamaya başladım.

Dayanamıyordum artık ruhumdaki acıya, ben sarsılarak ağlarken beni hiç böyle görmemiş olan Oğuz gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu.

Yiğit benden ayrılıp göz yaşlarımı sildi. ''Ne oldu Esila? Ne üzüyor seni böyle kardeşim? Söyle hadi'' endişeliydi.

''Yok bir şeyim'' dedim ve yanından geçmeye çalıştım. Kolumdan tutup ''Yeter artık Esila, fark etmediğimi mi sanıyorsun? Gözlerimin önünde yanıyorsun, bir şey anlattığında yok, yeter artık anladın mı? Ya şimdi bana ne olduğunu anlatırsın ya da anlatırsın.''

Sinirle bağırmaya başladım ''ben öldürdüm! O çok sevdiğin kardeşinin o ateşler içinde kalmasına ben sebep oldum! O yurda benzini ben döktüm! O çakmağı oraya ben attım! Anladın mı? Benim saçma sapan sebeplerim yüzünden senin kardeşin benim de dostum öldü! Öğrendin işte mutlu musun?'' Histeri krizi geçiriyordum. Yiğit olduğu yerde hareket edemezken Oğuz beni omuzlarımdan sarsıyordu. 

Odanın ortasında tepkisini bekliyordum, bunu öğrenmemesi gerekiyordu, kardeşinin benim yüzümden öldüğünü öğrenmemeliydi. 

Yiğit yüzüme bile bakmazken ben tepki vermesi için Allah'a yalvarıyordum. 

''Ama o, ölmedi...'' 

Kulaklarımda yankılanıyordu sesi.

Ama o, ölmedi...

O, ölmedi...

Ölmedi...



Egehhhehehe bölüm attım kısacıkta olsa azcık kaos var mutluwuk

Eeeeee nassınız

Sağ olun ben iyim

Sadece çok sıkılıyorum o kadar

Kendinize iyi bakın

(Size bir lakap bulmalıyım yardım pls)

TEHLİKE: Son OyunHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin