Bazen kurduğun hayallerden de zarar gelir. Unutma.
Öz ailesine yıllar sonra kavuşan genç bir kızın hikayesi.
Yıllarca bir çok acıdan muzdarip olan Sancak ailesinin öz kızlarını bulmasıyla bir araya gelen bir aile... Kızlarının bir anda yaşadığı hab...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bölüm 2: "İstenmemek"
"Beni seviyor musun Eylül? Sevmiyorum. Neden? Kalbini kırdığım için mi?Kırılmadım. Kırıldın. Sana seni sevmeyeceklerini söylediğim için bana kırıldın."
🍁
Barın'ın sesiyle bakışlarımı pijamasından çekip siyaha çalan gözlerine baktım. "Ayak altında dolanma."
"Oldu paşam. İstersen nefes de almayayım!" İyi olurdu aslında Eylül.
"Ailemizi tekrar birinin mahvetmesine izin vermeyeceğim Eylül. Yakında bu evden gidersin zaten, o yüzden uslu dur. Kimse sana bulaşmasın."
"Sana mı soracağım ne yapıp ne yapmayacağını lan fare biti!" Sinirle Barın'a çıkıştığımda gözlerini ve ağzını kocaman açarak bana bakmaya başladı.
Nefret ettiğim bir şey daha varsa o da emir almaktı.
Dudaklarımı büzerek ona küskünce baktım. "Biliyor musun küçükken hep abim olsun isterdim. Koruyan kollayan, yemeğimi bölüştüğüm, birlikte maça gittiğimiz, onu deli gibi kıskandığım... Şimdi sen böyle söyleyince bütün hayallerim suya düştü."
İnsanlarla oyun oynamayı seviyordum.
Söylediklerimden sonra şaşkınca suratıma baktı bir süre. Dalga geçtiğimi anlamasına rağmen sözlerim onda büyük bir etki yaratmıştı.
"Eylül."
"Barın!" Diyerek ona yaklaştım. "İnan bana çekilecek insanlar değilsiniz. Hiçbirinizi sevmiyorum. Hayatımın içine sıçtığınız yetmezmiş gibi yıllar sonra karşıma geçip hiçbir açıklama yapmadan beni sizinle yaşamaya mecbur bıraktınız. Şimdi, önüne bak ve bana laf atma."
Yoğun bakışlarının altında kalarak mutfaktan ayrıldığımda tam merdivenlere yönelecektim ki sağ taraftan bir ses geldi. Asansörün kapıları açıldığında içinden Zafer Bey ve kucağında bir bebek çıktı. Zafer Bey ile göz göze gelince yüzüne kocaman bir gülümseme kondurarak "Günaydın," dedi.
Karga daha bokunu bile yemeden neden herkes ayaklanmıştı?
Yoksa bu kardeş de bizim mi? Bayılacağım şimdi buraya. Hem, dünkü kız kimdi, o çocuk da mı kardeşimdi? Bu anne hanım ne kadar doğurmuş böyle!