Yazar ağzından
Arya ve arkadaşları Dragon Krallığında rahatça oturup sohbet ederken. Evan ve arkadaşları ise Nauru Krallığında ölümle burun buruna gelmişti. Ne kadar çok çabalasalarda bir türlü kurtulamıyorlardı. Onlar orada orklar ile savaşırken Arkadyus'un oğlu Kamer bir köşede durmuş olanları izliyordu. Savaşı Prenslerin kazanacağını fark edince harekete geçti. Eline annesinin yaptığı sihirli okları aldı. Ve o oklar ile Prensleri tam kalbinden vurdu. Elbette ki Prensler ölmedi. Sadece o sihirli ok yüzünden güçlerini kaybettiler. Tabiki Kamer bunu bilmiyordu. Onları öldürdüğünü düşünerek eve babasına haber vermeye gitti.
Prensler ise ufak bir baygınlıktan sonra kendilerine gelip yola devam ettiler. Prens Evan güçlerini kaybettiği için annesi onun öldüğünü düşünecekti. Bu yüzden hızlı bir şekilde kardeşi Arya'ya ulaşması gerekiyordu. Son hız yola devam ediyordu. Hiç dinlenmeden iki gün içerisinde Dragon Krallığına ulaşmıştı. İlk başta anaannesini görmeye gitti. Anaannesi, teyzeleri ve dayıları ile hasret giderdikten sonra koşarak kardeşinin kaldığı odaya çıktı. Arya (Rose) abisi ile vakit geçirmek istediği için yalnız kalmak istedi. Ares de Arya'nın isteğine karşı çıkmadı. Ares çıkınca ailenin geri kalanı içeri girdi.
Arya sonunda ailesine kavuşmuştu. Anne ve babası hariç, onları kurtarmak için abisinden yardım istedi. Abisi ve arkadaşları Arya'ya seve seve yardım edeceklerini söyledi. Arya abisini arkadaşları ile tanıştırdı. Abisini bulduğu için o kadar mutlu olmuştu ki bunu annesine de söylemesi gerekiyordu. Arya kolyeye dokununca Ares, Arya'nın ne yapmak istediğini anlamıştı. Hemen yanına gidip yamacına oturdu. Belli etmese de çok endişeliydi.
Arya'ya değer veriyordu ve abisi de bunu fark etmişti. Ama sesini çıkartmadan onları izliyordu daha sonra Evan da yanlarına gidip oturmuştu. Oda tamamen sessizliğe büründü. İkisi de susmuş Arya'nın yapacağı şeyi bekliyordu. Rose annesinin yanına geldiğinde ona abisinin ölmediğini sadece güçlerini kaybettiğini onu bu yüzden hissedemediğini söylemişti. Annesi bunu duyunca çok mutlu olmuştu. Oğlu yaşıyordu ve nihayet çocukları birbirlerini bulmuştu. Kızına çok dikkatli olması gerektiğini daha herşeyin yeni başladığını söyleyip duruyordu.
29/09/574
Aradan bir hafta geçmişti. Ve bugün Arya'nın doğum günüydü. Herkesin korkuyla beklediği o an bugündü. Anaannesi bile çok endişeliydi. Torununa herhangi bir zarar gelmesin diye çok fazla tedbir almıştı. O da neler olabileceğini kestiremiyordu. Ve bu acıyı kaldırabileceğini düşünüyordu.
Bütün hazırlıklar tamamlanmıştı. Arya ise bugünün gerginliği ile odadan çıkmak istememişti. Odasında oturmuş pencereden dışarda olan hazırlığı, eğlenceyi izliyordu. O sırada ise Ares ve arkadaşları aşağı inmiş ve diğerlerinin arasına katılmıştı. Bir süre daha beklediler ama Arya gelmemişti. Ares ise dayanamayıp odasına gitmişti. Arya'yı odasında oturmuş dışarıyı izlerken buldu. Yanına gidip oturunca Arya irkilmişti. Yanına oturanın Ares olduğunu anlayınca da sakinleşip Ares'e baktı ve ona çok korktuğunu ve bu yüzden aşağı inmek istemediğini söylüyordu. Ares ise ne olursa olsun hep yanında olacağına söz veriyordu.
Arya başta tereddüt etsede kendini toparlayıp ayağa kalkmıştı. Ares te onunla birlikte kalkıp koluna girmesi için yanına yaklaşmıştı. Arya ise bu fırsatı hiç kaçırmadan Ares'in koluna girmişti. Odadan çıkıp bahçeye inince herkes Arya'yı alkışlamaya başlamıştı. Tam bir saat boyunca dans edip eğlenmişlerdi. Dan ederken teyzesi Lia elinde pasta ile gelince dans yarıda kalmıştı. Arya pastaya korkarak ilerlemişti. Ve herkes bu anı sessizce izliyordu. Arya bir dilek diledi ve mumu üfledi. Keşke üflemeseydi ama artık çok geçti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kayıp Kader (DÜZENLENİYOR)
FantasiaBu hikaye dünyalar güzeli Rose Ellesedil 'in hikayesi Dragonya' nın tek varisi... İki zıt gücün tek bir bedende buluşması... Prens ve Prenses' in savaşı... 🎗️🎗️🎗️ Yıllar önce ailesinden koparılan Arya üvey ailesi ile mutlu mesut yaşıyordu. Ta k...