Bölüm 20: Beden hırsızlarının istilası

88 15 34
                                    

'Beden Hırsızlarının İstilası'

Önünde durduğumuz binanın üzerindeki geniş tabelaya siyah harflerle bu isim yerleştirilmişti, arkasında yanan sarı ışık harflerin aralarından süzülüyor ve sokağı sarı bir renge boyuyordu. Doğrusu, bu kadar canlı olmasını beklememiştim. Her taraf ışıklarla çevrilmişti, tabelanın etrafında beyaz bir ışık yanan yuvarlak lambalar vardı. Binanın girişine bir kabin yerleştirdi. Biletleri aldığımız yer burası olmalıydı. Gireceğimiz filmin posterinde kırmızı ve sarı renkleri hakimdi, bir erkekle bir kadın birbirlerinin ellerini tutmuş koşuyorlardı. Posterin kenarına büyük bir '+16' ibaresi yerleştirilmişti.

Gördüğüm şeyler tarif edemeyeceğim kadar büyüleyiciydi.

Sinemada sergilenen ilk filmin bir gerilim filmi olması bizim için büyük bir şanstı, Jaemin de ben de en çok gerilim filmlerini severdik çünkü. Romantik filmlere katlanamazdık, bize biraz sıkıcı gelirdi. Zaten, pek fazla film türünü deneyimlediğimiz de söylenemezdi, sonuçta televizyonlar genellikle benzer filmleri yayınlıyordu.

Arkadaşımın sesini duyduğumda başımı çevirip geldikleri yöne baktım. Jaemin heyecanla ellerini sallıyor, dikkatimi çekmeye çalışıyordu. Renjun ise onun yanında sessizce yürüyordu, Jaemin'in geniş gülümsemesinin aksine kibar bir gülümseme yer edinmişti yüzünde. Yavaş adımlarla bana dığru gelirlerken Jaemin'in başı sola doğru çevrildi, gözleri ve ağzı açıldı ve sonunda sinemaya bakakaldı. Yanıma ulaşana kadar bakmaya devam etti. Neler hissettiğini ve düşündüğünü tahmin edebiliyordum, birkaç dakika öncesine kadar ben de onun gibiydim çünkü.

Yanıma ulaştıklarında Renjun bana döndü, gözlerini gözlerime çevirip konuştu. Sesi sakindi, nazikti. Yaz akşamlarında esen tatlı, sıcak rüzgarlar gibiydi. İçimi ısıtıyor ve beni rahatlatıyordu. "Merhaba Jeno."

"Hmhm.. Merhaba Jeno.." Jaemin ağzından bir mırıltı çıkarttı. Dalgındı, hala sinemaya bakıyor, her detayını incelemek istermiş gibi görünüyordu. Bana bakamayacak kadar meşguldü. Onun bu hali beni de heyecanlandırdı. Onu bir an önce içeri götürmek ve tepkisini izlemek istedim.

"Biletleri almak için sizi bekledim, gidelim mi?" Büyük ihtimalle ne dediğimi bile anlamamış olan Jaemin başını salladı. Onun elini tutup biletlerin satıldığı yere ilerledim ve sıraya girdim. Önümüzde son sınıflardan olduklarını bildiğim bir grup vardı. Gülüşüyor, korkup korkmayacakları ile ilgili iddiaya giriyorlardı. Arkadaşımın elini biraz daha sıktım ve sıranın bize gelmesini bekledim. Renjun arkamızda durdu. Üçümüz de konuşmuyor, sessizce bekliyorduk. Sanırım bu hepimiz için özel bir andı.

Sıra bize geldiğinde kadın gülümsedi, bizi hafifçe süzdü. "Kaç yaşındasınız?" Onu cevaplamak için dudaklarımı araladım ancak ne diyeceğimi bilemedim. Filmi izleyebilmek için 16 yaşının üzerinde olmamız gerekiyordu ve biz değildik. Sadece bir yıl yüzünden dışarı atılmak ve bu fırsatı kaçırmak istemiyordum. Birkaç saatmiş gibi geçen bu birkaç saniyede yalan söylemeyi düşündüm. Ama yalanım ortaya çıkarsa filmden atılabilirdik. Fark eder miydiler ki? Bilmiyordum. Burada işlerin nasıl işlediğini bilmiyordum. Ayrıca, yalan söylerken genelde çok telaşlanırım. Şimdi de telaşlanmıştım. Kadına bakamıyor, etrafa bakınarak ne demem gerektiğini düşünüyordum. Jaemin de benim gibi sessizleşmişti. Ona baktığımda gözlerindeki tereddütü görebildim, bütün endişeleri yüzüne yansıyordu.

Tam da Jaemin ile göz teması kurduğum sırada Renjun ikimizin arasından öne doğru eğildi. "17." Kadın Renjun'e ve sonra bize baktı. Eğer Renjun 17 yaşındaysa bizim ondan küçük olmamızın imkanı yoktur, diye düşünmüş olmalı ki başını salladı, 3 küçük kağıt parçasını yarım daire şeklindeki delikten bize doğru iterek ne kadar tuttuklarını söyledi. Cebimden birkaç kağıt para çıkartıp üçümüzün biletini de ödedim. Bunu daha önce kararlaştırmamıştık ancak ikisi de itiraz etmedi, Jaemin elleri titreyerek biletleri aldı. Sonunda gülümsemeye başlamıştı. Renjun güldü ve onu iterek sıradan çıkardı. Onları takip edip peşlerinden gittim, arkadaşımın koluna girip Renjun'e baktım. "Yalan söyledin, değil mi?"

Secret Between Us [norenmin]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin