9. Bölüm

6.7K 507 12
                                    

Bölüm 9: "Korku"

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bölüm 9: "Korku"

"Tekdüzelikte devam eden hayatının içinden bir parça, hep sıradan gelir sana. Ta ki kaybetmekle yüzleşene kadar."

Sevdiklerinizin değerini kaybetmeden bilin arkadaşlar.

🍁

Nisa'nın hapşırmasıyla ondan birkaç adım uzaklaştım. "Kızım sen şifayı güzel kapmışsın," dediğimde oflayarak burnunu sildi. Solgun yüzüne karşın bile gerçekten güzeldi. Kantinde yemeğimizi yedikten sonra yavaş adımlarla sınıfa gidiyorduk. Bir anda kolumun tutulmasıyla afallarken bir olaya daha dahil olacağımı düşündüm. 

Kolumu tutan kişiye baktığımda Barın ile karşılaşmak, istesem de aklıma gelmezdi. Kolumu tutan elini geri çekerken yüzüne mahcup bir gülümseme ekledi. Çıkan gamzesinin dikkatimi dağıtmamasını sağlamaya çalışırken "Biraz konuşabilir miyiz," diye sordu.

Tek kaşım havalanırken derin bir nefesi verdim. Bensu denen kız görürse işler daha da çıkmaza girecekti. Korktuğumdan değildi, sadece uğraşmak istemiyordum. "Peki," dediğimde Nisa kolumu sıvazlayarak yanımızdan uzaklaştı. "Bahçeye çıkalım."

Onunla birlikte koridorda yürüyerek bahçeye çıktığımızda kendimi, yanında garip hissetmiştim. Ellerimi hırkamın ceplerine koyarak bir banka oturdum. Hemen yanıma da o oturmuştu. Üstten üstten masumca bana bakarken kahverengi gözleri çok güzel gözüküyordu. Ensesini sıvazlayarak gözlerini kaçırdı.

"Ben teşekkür edecektim." Tepki olarak sadece kaşlarımı havaya kaldırmıştım. Bir süre sessizce durunca merak ettiğim için konuyu devraldım. "Niye?" Bir teşekkür için buraya kadar geldiğimize inanamıyordum.

"Geçen gün Berk'in durumunu bildirdiğin için." Sesi gereğinden de fazla kısıktı. Önüme dönerek dirseklerimi bacaklarıma yasladım. "Gördüm ve haber verdim, o kadar." Homurdanarak o da dirseklerini bacaklarına yasladı. "Konuşmanızdan bahsetti."

Nefeslenir gibi güldüm. "Konuşma mı? Bir şey konuşmadık." 

Bana döndüğünü hissetsem bile ona bakmadım. Bir süre yüzümü inceledi, ben de karşımdaki ağacı. "Evet.. sadece o konuşmuş. Kalbini kıracak şeyler söylemiş."

Dişlerimi sıkarak ona döndüğümde sinirime rağmen bunu gözlerime yansıtmadım. Kahve tonlarındaki irisleri mavilerimle buluştuğunda yutkunduğunu gördüm. "Neden söyledikleri kalbimi kırsın? Sonuçta gerçekleri söyledi. Tanımadığı bir kıza derdini anlatacak değil. Zaten sizin beni kardeşiniz olarak görmediğiniz gibi ben de sizi abi kardeş olarak görmüyorum." 

Müphem HayatlarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin