Küçük bir kıvılcım

1.3K 89 16
                                    

Kadın olmak zor du birde boşanmış bir kadın ise daha zor

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kadın olmak zor du birde boşanmış bir kadın ise daha zor...Hayat neden bu kadar zordu özellikle biz kadınlar için.

karşımda oturan kadın 45 yaşında 3 çocuklu bir adamın bana talip olduğunu söylüyor ve bunu söylerken yüzü bile kızarmıyor.

"Hanım hanım sen ne diyorsun ,benim kızım 26 yaşında küçücük utanmıyor musun bunları söylemeye "

"Ay Türkan hanım ben ne dedim sonuçta senin kızının da halini bilmeyen de yok yani bari gitsin o sabilere ana olsun"dedi çirkef bir sesle

"Ne varmış benim kızımın halinde,çocuğu olmadıysa olmadı, bu kimi ilgilendirir "dedi Annem sinirle kadını kolundan tutup dükkan dan dışarı attı "Bir daha da buraya adımını atma "

"Anne yapma ne olur"dedim üzgün bir sesle

"Hiç kimse benim kızım hakkında böyle konuşamaz ,körde olsa topalda olsa o benim kızım!!! ben ve babası olduğu sürece benim kızım sahipsiz değil kapı gibi Anası, babası var"diye bağırdı.

Ve arkadaşıyla ordan geçen Ömer Asaf da duydu başını eğerek yanımızdan geçip gitti.

"Anne hadi içeri gidelim bak herkes bize bakıyor "

"Bakarsa baksınlar bunlar bizim yumuşak başımızı gördüler o yüzden dilleri uzanmış bize ...Benim kızım sahipsiz değil utanılacak bir şey yapmadı "diye bağırdı esnafa karşı .

sonra bana baktı annem "Kaldır o güzel başını anasının kuzusu ,sen her zaman dik dur eğilme Ananın ,babanın kızı olduğunu herkese göster "dedi kuaför dükkânından içeri geçti.

Kimseye bir kötülüğüm dokunmazken neden herkes benim kötülüğümü istiyordu ben bu insanlara ne yaptım?

Sol gözümden bir yaş aktı etrafıma baktım herkes yine kendi âlemine dönmüştü biri hariç Ömer Asaf gözlerimden akan yaşda kilitlenip kalmıştı sağdaki elinde duran tesbihini sıkı tutuyordu.

Ve o tesbih benim akıttığım göz yaşlarım gibi özgürlüğünü ilan edip Ömer Asafın ayakların altına kar taneleri gibi serildi, cam bir vazo gibi sesi yankılanmaya başlamıştı kulaklarımda.

"Deniz kızım hadi gel çay içelim"diye seslendi annem.

Başımı kapıya çevirip "Geliyorum "dedim ve tekrar karşıya baktığımda Ömer Asaf gitmişti ve yerde bana yadigâr bıraktığı tesbih taneleri duruyordu .

Karşıya geçip yere eğilip tesbih tanelerini toplayıp avuçlarıma koydum belki birgün veririm ümüdiyle.

Dükkâna geçip Annemin doldurduğu çayı yudumlamaya başladım.

"Kızım çayımızı içelim dükkânı kapatalım ana kız alışveriş yapalım olur mu"

Sırf bugünü unutmam için mutlu etmeye çalışıyordu "Anne ben çok yoruldum " dedim omuzlarım sarsıla sarsıla ağlama başladım, yanıma gelip sımsıkı sarılıp öptü annem.

"Kurban olurum akıttığı o göz yaşlarına kızım ne olur üzme kendini"

"Ben de anne olmak istiyordum mutlu bir yuvam vardı beni seven bir adam ama ne oldu tozlu bir raf gibi dağılıp gitti hayatım, anne ben çok yoruldum benim yaşıtlarımın hepsinin çocukları var ama benim kucağım bomboş kaldı  "

"Keşke elimden birşey gelse yavrum ama gelmiyor "dedi benim gibi ağlayarak.

Dükkânın kapısı açılıp Buğra geldi hemen elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim onuda üzmek istemiyorum sonuçta genç adamdı benden utanmasını hiç istemiyorum yine sahte olan gülümsemeyi yüzüme bir maske gibi takıp ayağa kalkıp "Anne bak yakışıklı oğlun geldi "dedim .

Sesimi neşeli çıkararak. En zoru da ne biliyor musunuz yüreğinizde fırtınalar kopar ama yanınızdakilerin haberi bile olmaz  ve bir şarkı sözü aklıma geldi ne diyordu.

" Deniz oldum yetemedim kimseye
Dalga olup kıyılara vurasım var"

Ben Deniz tek başıma kimseye yetemedim bir kalbe yerleşip zamanı durduramadım.

( Sevda Çiçeği  )Devam EdecekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin