♑︎XXIX

148 17 17
                                    

•

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kendime yabancı olarak büyümüştüm. Çocukluğuma dayanan anıların bir bir kaybolup gidişine şahitlik etmiştim. Sorunsuz bir ailede büyümüş olsam dahi her şey bundan ibaret değildi. Tam çıkaramadığın bazı şeylerin eksikliği bizimle o masaya oturuyordu. Dile dökemiyordun ne olduğunu ama konuşmaya başladığın an yaratacağın yıkımın da farkında olarak susmaya mahkum kalıyordu insan.

Tüm sorunlar da mükemmelliğin arasında baş gösterirdi.

Annem bu hafta sonu yapılacak olan davete katılmam için gereken her şeyleri yapıyor gibiydi. Bir arada orada giyinmem için benim yerime elbise de seçmişti ama katılmamakta kararlı olduğum için bunların hepsini görmezden gelmeyi tercih ediyordum.

İki gün sonra olacak olan bu davete katılmak için vaktim vardı ama Mark'tan daha bu sabah öğrendiğim kira sorunu içimde koca bir yumru gibi büyümüştü. Onun için ne ifade ettiğimi bilmesem de bu şu an önemli değildi benim için. Bu tür sıkıntılı bir durumda yanında olmak istediğim için hiçbir şey olmamış gibi Busan'a gitmek istemiyordum.

Üstelik o ortamda hep sorunlu olarak görülen bendim. Mükemmel aileyi oluşturmak için gereken o eksik parça ben olmuştum. Kuzenlerimin ve çevredeki çocukların benden daha sorunsuz bir gençlik geçirmeleri, ailelerinin onlar için hazırladığı o kusursuz geleceği canı gönülden kabullenmeleri onları benden daha üstün konuma çıkarmıştı. Eğer gidersem eleştiri oklarını bana çevirirlerdi ama kimse sonmazdı gerçekte nasıl hissettiğimi.

Çocuklar sabah DepoZone'da toplandıklarında onlara her şeyi anlatmıştı. Sadece üç ayın birikmiş kirası üstlerine bir sis gibi çökmüştü anlamadığım bir şekilde. Mark NeoZone'dan kazanacakları ile bu birikmiş kirayı ödeyebileceklerini söylese de onları uzaktan izleyen bir göz olarak, bana anlatmadığı daha farklı bir şeylerin olduğunu anlamıştım. Bu ruhsal boşluğundan yararlanıp biraz üsteleyerek belki öğrenebilirdim neler olduğunu ama o anlatmak istemediği sürece bir şeyleri kurcalamak istemeyen bir yanım ortaya çıkarak bendeki bu değişime hayretler içinde kalmamı sağlamıştı.

DepoZone'dan ilk çıkan Hyuck olmuştu. Daha geçen gün onunla yaptığımız konuşma ile ikimizin arasında görünmez bir ip canlanmış gibiydi. Bana kendi özel hayatını açtığına göre beni kendine yakın görmüş olmalıydı ve birilerinin üstünde böyle bir etki nihayet yaratabildiğim için içten içe mutlu olmuştum.

Diğerleri de tek kelime etmeden tek tek kendi gündelik hayatlarına dönmüşlerdi. İçeride Mark, ben ve Suji üçlüsü kaldığında her birimizin arasında olan bazı söylenmemiş gerçekler garip bir atmosfer yaratmıştı. Suji ile okulda yaptığımız konuşmadan sonra birbirimize açık açık cephe almıştık. İkimizden birinin yapacağı ufacık bir hata ayaklarımızı kaydırırdı ve Suji'nin biraz aklı varsa bunun benim için hiçbir şey olduğunun bilincine varırdı kısa bir süre içinde. Yoksa Mark'tan sakladıklarını ne pahasına olursa olsun anlatırdım. İnansın ya da inanmasın Mark'ı böyle bir yalanın kucağına kendi bencilliği yüzünden itmeye hakkı yoktu.

Don't Wake Me Just YetHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin