13.Bölüm:Vicdan Seli

4 0 0
                                    

İstanbul ün güzide özel okullarından birinde öğle tatiliydi.Melek öğretmenlik yaptığı okulun mescit bölümünde öğlen namazının selamını verip toparlanıyordu.

Bu ders son sınıfları imtihan edecekti.Genellikle klasik sınav türünü tercih etse de son günlerde korkuyla yaşadığı için gözüne uyku girmediğinden internetten bir test sınavı alelacele çıkarmıştı . Sanki her anında o katıl onu takip ediyor ,her an karşısına çıkıp onu öldürecekmiş gibi hissediyordu.
Geceleri durmadan namaz kılıyor,gözyaşlarıyla dua ediyordu.Sanki bir el onu kara toprağın altındaki cehenneme götürecekmiş gibi hissediyordu.

O cehennemlik olacak birşey yapmadığına dair kendini avutmaya çalışsa da sadece kendini kandırıyordu. Vicdan azabından saçlarını her gece yolarak gözyaşlarına boğuluyordu. Korkunç kabuslar icin de uyanıyor, soğuk terler dökerek kriz geçiriyordu.

Hayatı boyunca hep temiz ,iyi ve naif bir insan olmuştu. Ibadetlerini yerine getirir,mesleğini hakkıyla yapar,kötü yollara sapmaz ve olabildiğince iyilik yapardı. Zekatını fazla fazla verir,ihtiyaç sahiplerine yardım eder,hayır dağıtır, küçük çocuklara Kur 'an i Kerim okumayı öğretirdi .O zaman neden bu korkunç azalma yaşıyordu?

Çünkü geçmişteki bir hata eğer düzeltilmezse insanin yakasına adeta idam ipi gibi yapışırdı. Melek eski arkadaşlarının ölüm haberlerini aldıkça sıranın ona geleceğini hissediyordu.

İsyan etmemek için kendini zor tutuyordu artık. Neden bu katıl onların peşine takılmıştı?Onlardan ne istiyordu ?Onun günahı neydi?Neden böyle bir imtihanla sınanıyordu?Kahırından mı yoksa bu delinin elinde mı ölecekti?

Bu sorular kafasını kurcalarken mescitin lavabosunda üstünü başını düzeltiyordu .O esnada birden yangın alarmı zilini duyunca ve herkesin dışarı koştuğunu anlayınca alelacele çıkmaya çalışır.Lakin o an yüreği ağzına gelir çünkü kapı kilitlenmişti. Kapıya güçlükle asılıp açmaya çalışırken bir yandan da yardım için bağırıyordu. O sırada telefonuna gelen bir mesajı görünce daha da panikler.

"Kendini çok dindar mı sanıyordun canım?Hmmm...Bence sen bunu çok yanlış anlamışsın ama mühim değil.Öteki tarafta sana doğrusunu öğretirler..."

O 'an gözyaşlarıyla olduğu yerde endişeyle telefonu yere düşer ve o sırada açık unuttuğu musluklardan birinin suyu akarak yere taşmıştı.Melek 'in ayağı kayarak kafasını sertçe lavaboya çarparak yere düşer. O kadar sert çarpmıştı ki başı ortadan ikiye çatlayarak kanlar icin de öylece yığılır. Baş örtüsü ve tesettür elbisesi kan icin de kalarak bir başına can çekişerek beyin kanamasıyla can verir.

Musluğun suları kapının dışına kanı taşıyınca yangın alarmının yanlış çaldığını tespit edip tam kapatmaya giden bir görevli ayaklarına kadar gelen kanı görür ve önce okul idaresine,idarede polis ve ambulansa haber verir .

Melek öğretmenin cansız bedeni ambulans görevlileri tarafından okulun önünde ambulansa taşınırken öğrencileri üzüntüyle bahçeden bakıyorlardı. Polisler okuldaki pek çok kimsenin ifadesini alsa da bir sonuç alınamaz. Yangın alarmı okulun sistemine sızan bir hacker tarafından kasten çalıştırılmıştı ama Melek öğretmenin katili ve bu suçu nasıl işlediği gizemini korumaya devam etti.

SON DERSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin