4. BÖLÜM

179 14 8
                                    

Akkız'dan

Dağlı kızlarla beraber bir kafese bindik ve Gök Saray'a doğru yol aldık.
En sonunda göks araya geldik ve Ulu Ece'nin karşısına çıktık çünkü bize mutfak hizmetinde, tarlada veya kutlu kana sahip birinin hizmetinde çalışacağımıza dair gruplara ayıracaktı yani nerede çalışacağımızı bilecektik. Ben de tam zamanı diye düşündüğüm için Ulu Ece'nin gözüne girmeye çalıştım.
O söylemeden ayağa kalktım ve dişlerimi gösterdim demeyi unuttum dişlere bakarak nerede çalışacağımızı söylüyorlar.

Ulu Ece: aferin söz dinlemen hoşuma gitti sen Kaya'nın künesi ol. Gök kuşak verin.

Evet istediğimi başardım hem de şansım yaver gitti Kaya Tegin'le evlenip Gök Saray'a bir veliaht vereceğim böylece Çin ve Gök kanı karışacak. Sonra ise Gök bizim olacak.
Bizim başımıza Yibek adında bir küne verdiler. Bize kuralları anlatıyor. Çok sıkıldım buna daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. Ama sabretmem gerek Çin için sabretmem gerek. Eğer Gök Sarayı'nda prensesi olmak istiyorsan sabretmem gerek.
Akşam olmuştu beni de Teginlere servis yapmam için görevlendirmişlerdi. Başında çalayır adında bir küne başı vardı sabahtan beri konuşup duruyor başım şişti. Bu Göklerdede ne varmış.
Sonunda Teginlerin yanına geldik. İkram etmeye başladım.

Akkız: Buyrun Temur Teginim.

Temur Tegine ikram ettikten sonra sıra Kaya Teginde.

Akkız: buyurun Kaya Teginim.

Kaya Tegine verirken bir andanda gözlerinin içine bakıyor ve onu istiyormuş gibi davranıyordum.

Kaya: sen yeni misin?

Akkız: evet Teginim Dağ boyundan geldim. İzninizle.

Kaya: tamam çıkabilirsin.

Sanırım benden etkilendi çünkü hiçbir Saray mensubu bir hizmetçi ile muhatap olmaz. Ama maalesef Kaya Tegin benden etkilendiği güne lanet okuyacak.

AKKIZ 🐺 KAYAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin