Buradaki sakinliği gerçekten özlemiştim. Küçük bahçesi olan evimize girmiş, çatı katındaki odama çıkıp eşyaların üzerindeki örtüleri çıkartıp camları açmış ev havanırken de ılık bir duş aldıktan sonra ikindi namazımı kılmıştım. Yatağıma uzanmıştım..
Olan biteni düşünmeye başlayacakken karnımın acıkmaya başladığını hissedince yatağımdan hızla kalkmış üzerimi iyindikten sonra aşağıya inmiştim. Evde yemek yapmak için hiç malzeme yoktu. Uzun suredir kullanılmadığı için kirlenmiş olan mutfak malzemelerini makineye doldurmuştum. Yemek yapmanın verdiği o huzuru hissetmek için yemek yapmam lazımdı. Evde hiç bir şey olmadığı için anahtarı ve çantamı bıraktığım yerden almış kendimi Muğla'nın sakin sokaklarına bırakmıştım. Evimiz en yakın markete 15 dakka yürüme uzaklığında bir yerdeydi.
Markete girmiş, sebze meyve, makarna, yağ, tuz, şeker gibi reyonları gezerken lazım olabilecek her şeyden küçük paketler halinde almıştım. Ne kadar kalacağım belli değildi. Şimdilik 1.5 hafta gibi düşünüyordum.
Kasiyere parayı ödedikten sonra iki elimde tıka basa dolu bir şekilde marketten çıkmış akşam için ne yapacağını düşünürken eve varmıştım.
Eve varmış üzerime eşofman takımımı giymiş, örtümü de başımdan çıkardıktan sonra ellerimi iyice yıkadıktan sonra mutfağa girmiş gelirken yapmayı planladığım yemeği yapmak için kolları sıvamıştım.
Kendimi bildim bile yemek yapmak benim en sevdiğim şeylerden biriydi. Yemek yaparken rahatlıyordum.
Yemek yaparken henüz çok taze olan şeyler tekrardan aklıma gelmişti. Düşünmemek için dirensem de başka şeyler düşünürken kendimi yine bu konunun içinde buluyordum.
Acaba babamlar ben istemediğimi söylersem bana darılır mıydı, evlenmem için bana baskı yapar mıydı? Babam normalde hiç baskıcı bir insan değildi ama konu sadece bizle alakalı bir durum değildi. Yavuz amca bu duruma ne derdi? Aralarındaki 50 seneyi aşan bu dostluk benim yüzümden bozulur muydu? Peki ya Mert... Ya oda benim onunla evlenmem için ısrar ederse.... Ya onu da kaybedersem.. Peki ya Emir....
Emir bu durumları öğrenirse ne yapacağım ben... Ona olan sevgimi henüz ona itiraf edememişken ya "Mert ve bana mutluluklar" dilerse..
+Yeterrrrrrrrrr diye bağırmış kalbimi acıtan bu düşünceleri kovmaya çalışmıştım...
Yemek yapmam bitmişti. Pişmesini beklerken makinede yıkanan tabaklar ve çatal kaşıkları makineden boşaltmıştım.
Ne kadar iş yaparsam yapayım aklımın bir köşesinde yine ne olacak diye düşünmeden edemiyordum. Aynı şeyleri tekrar tekrar düşünüyordum....
~~~Bir hafta sonra....
Bu sabah uykumdan çok farklı bir şekilde uyanmıştım. Aklımdaki şeye tutunup onun peşinden giderken belki Mert ve benim konum arada kaynar ve kapanır diye ümitle dolmuştu içim....
Neden olmasındı ki? Allah var gam yoktu. Ailelerimizin arası benim yüzümden bozulmadan bu iş istedigim gibi kapansın diye dualar ederek, gözyaşı dökerek uyuduğum uykumdan, uyandığımda Rabbim bana bu yolu göstermişti... Peşinden koşmak istediğim yeni bir hayalim vardı artık...
Küçüklükten beri yapmayı en sevdiğim şeydi mutfakla uğraşmak. Yemek yapmayı çok eskiden beridir seviyordum. Mutfakta kendimi kaybettiğimi herkes biliyordu. Yaptığım yemeklerin tadına bakan herkesden övgüler alıyordum.. Tabi ki çok eksiğim vardı ama onu da alacağım eğitimlerle kapatabilirdim... Daha yaşım 23'dü.... İlerde keşke demek yerine şimdi bu yaşımda bunu deneyebilirdim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Yeniden
Genel KurguÇocukluğum onunla geçmişti. Birbirimizden bir an olsun ayrılmazdık, ta ki babamın şirketi iflas edip başka bir şehire küçük bir kasabaya yerleşene kadar... İstanbul'dan ayrılıp Muğla' ya yerleştikten sonra onunla olan arkadaşlığımız mektup arkadaşlı...