19. Bölüm

54 7 2
                                    

~~~~Veda günü

İki gündür valiz hazırlıyordum. Şimdi mevsim ilkbahar olduğu için yazlık ve baharlık kiyafetlerimi valizlerime yerleştirmiştim. Arada bir yine buraya gelip ailemi ziyaret edip tekrar dönecektim o yüzden kışliklarımı şimdiden yanıma almamıştım.

Sürekli kullandığım eşyalarımı, okuyacağım ve şuan okuduğum kitaplarımı, laptop, günlük ve diğer lazım olacak malzemelerimin hepsini valize yerleştirmiştim. Bir büyük valizde giysilerim diğerinde, malzemelerim ve çamaşırlarım filan vardı.

Artık her şey hazırdı.

Odamda yanıma almayacağım dokunduğum her eşyayla bir yandan da vedalaşıyordum. Ben hazırlanmış odamdan çıkarken babam ve annem yanıma gelmişti. Babam valizlerimi tek tek indirdirken annemle biraz yatağımda oturmuş sohbet etmiştik. Vaktimiz vardı nasılsa..

-yavrum, orada eğitim almak konusunda kararlı mısın? Burada daha fazla kaliteli eğitim alabileceğin yer var.

+Evet anne. Haklısın ama buradan biraz yoruldum. Sizi çok özleyeceğim ama orası daha sakin, daha telaşsız bir şehir. Orada derslere daha fazla odaklanabileceğimi  düşünüyorum. Çünkü dikkatimi dağıtacak seyler orada daha az...

-haklısın yavrum. Tamam o halde. Hadi çıkalım mı? Baban da şimdi çıkmıştır dışarıya...

Dediğinde birlikte aşağıya inmiştik. Kapıya çıktığımızda Mert ve Emir'lerin de ailece geldiğini görmüştüm...  Bu vedalaşma sırasında ağlamak istemiyordum. Ama herkesin ve en önemlisi Emir'in de beni yolcu etmeye geldiğini görünce daha şimdiden burkulmuştu içim....

Selma teyze ve Gülay teyzeyle uzun uzun sarılarak vedalaşmış, sonra da Yavuz amca ve Hakan amca ile de her zamanki gibi sözlü olarak vedalaşmıştık.

Büyükler yanımızdan ayrılmış Emir ve Mert ile vedalaşmaya gelmişti sıra...

Mert- kalacağına söz vermişken yine kendi bildiğini okuyorsun Hazal. Hem de bizi hiç düşünmeden.

Ben- Mert lütfen anlayışla karşılayın. Aynı şeyleri yine konuşmayalım. Gitmek istiyorum. Sadece gitmek .....

Mert-tamam kusuruma bakma. Vazgeçmeni istiyorum ne yapayım. Seni çok özleyeceğiz...

Ben- ben de çok özleyeceğim. Ama orada sakin bir kafayla bu işi öğrenmek istiyorum. Telefondan yine görüşeceğiz nasılsa. Hem ara sıra yine geleceğim buraya. Hem belki siz de süpriz yaparsınız?

Mert- evet yaparız tabi fıstık. Bizden kurtuluşun yok demiş tebessüm ederken beni de üzgünlüğüme rağmen gülümsetmişti.

Ben- her şey için çok teşekkür ediyorum ikinize de... Allah'a emanet olun...

Mert- Emir hiç bir şey söylemeyecek misin? Aranızdaki küskünlüğe ragmen buraya kadar geldin en azından bir hoşçakal de.... İnat etme bu kadar....

Emir sessizdi...

Tebessüm ederken Mert'e dönüp.

Ben- sorun değil, bir şey demeyecek olsanız bile buraya kadar gelmiş olmanız bile benim için yeterli. Çok teşekkür ediyorum herşey için. Şunu iyi bilin ki. Yaptığım şeylerden bazen pişmanlık duysam da sonradan iyi ki yaptım dediğimi farkettim. O yüzden buradan gitmeden önce de tekrardan duymanızı istiyorum. Söylediğim hiç bir şeyden pişman olmayacağım artık... Kimseyi de suçlamıyorum. Demiştim Emir'e bakarken...

Neyse Allah'a emanet olun. İnince gruptan mesaj atarım. Kendinize dikkat edin. Boğazım düğümlenmeye başlamış gözlerim dolmaya başlamıştı. Onlara son kez baktıktan sonra başımı hizla yere eğmiş, diğer gruba tekrardan hoşçakalın dedikten sonra hızla arabaya binmiştim...

Aşk YenidenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin