13

6K 131 7
                                    

Ben şaşkınlığı üstümden atamamışken Sarp arabadan indi. Kapının kapanma sesi ile hafiften sıçrayıp kendime geldim. Ben de peşinden çıktım.

"Sarp! Nereye gidiyorsun?"
"Bir yere gitmiyorum. İlayda ve Bora'ya bakacağım. Uzun zaman oldu gelmediler."
"Beni burada mı bırakacaksın?"
"Hemen bakıp geleceğim."

Sarp'ın telefonu çaldı.

"Efendim Nergis? Beni bekleme. Geç geleceğim. Nergis gelince konuşsak olur mu? Meşgulüm."

Sarp telefonu kapatıp sessize aldı ve cebine koydu.

"Nişanlın değil mi?"
"Evet."
"Niye yalan söylüyorsun ona? Kendi nişanlısına yalan söyleyen birisine mi güveneceğim?"
"Onu sevdiğimden onu uzak tutmaya çalışıyorum."

Sarp yürümeye başladı. İlk başta yanına gitmedim ama duyduğum köpek havlama sesiyle korkup peşine gittim.

"Beni bekle!"

Sarp durdu ve beni bekledi. Yanına vardığımda korkudan koluna girdim.

"İyi misin?"
"Evet."

Beraber Bora ve İlayda'yı aramaya gittik.

Orman çok karanlıktı. Sarp telefonunu çıkarıp feneri açtı.

"Nerede bunlar?"
"Arasana."
"Telefon çekmiyor."
"Sarp, biz neredeyiz onu biliyor musun?"
"Evet. Kolay kolay kaybolmam. Bora da kaybolmazdı aslında."
"İlayda kaybolur. "
"Öyle mi?"
"Evet. Çok kayboldu zamanında. Sürekli beni arardı. Yanlış otobüse binerdi, yanlış sokağa giderdi, gideceği yeri unuturdu. Bazen marketin içinde bile kaybolurdu."
"Güzel anılarınız vardı demek."
"Bir zamanlar hayatım daha kolaydı."

Karşımıza Boralar çıktı..

"Neredesiniz abi siz?"
"Geldik işte. Sıla'nın biraz midesi bulanıyormus."
"İlayda İlayda! Sıla demeyi kes!"

İlayda'nın bu tepkisine bakacak olursak kavga etmişlerdi. Hemen Emir'imi onlardan aldım.

"Çocuğun yanında kavga etmeniz şart mı yani."

Arabaya doğru yürüdüm. Onlar da arkamdan geldi. Ben şoför koltuğunun yanındaki koltukta oturdum. Sarp da şoför koltuğuna oturdu. Bora ve İlayda da arka koltuğa oturdu.

Arabaya binip artık İstanbul'a gitmeye başladık. Yol boyunca dikkatli davrandık ve şansımıza hiçbiri şey olmadı.

Sarp konuştu.

"Bayanlar baylar İstanbul'a hoşgeldiniz."

Camdan dışarı baktım. Işıklı şehir gözlerimin dolmasına sebep oldu.

"Bir zamanlar tüm hayatım buradan ibaretti. Evimdi burası."

"Sarp ilk Sıla'yı eve mi bıraksak?"
"İyi dedin onu."

Sarp ters yöne girdi. İlayda bağırdı.

"Burada benim fikirlerimi önemseyen var mı?"
"Ne fikrin?"
"Ben Ahterler ile kalmak istiyorum."
"Hayır."

Bora gayet kesin konuşuyordu.

"Ama-"
"Hayır sıla. Baştan bu işe hiç karışmaman gerekiyordu. Sarp bey sağolsun seni eksik etmemiş."
"Çocuk değilim ben! Ayrıca ben sizin patronunuz sayılırım. Ve ben Ahter ile kalacağım diyorum."

Sarp dikiz aynasından onlara baktı.

"İlayda, abicim biz ilk yerleştirelim onları. Kalabalık zarar. Ne kadar az kişi olursak o kadar iyi. Hatta sen ne yap biliyor musun? Arabayı cenk alsın onlarda kal bugün."
"Ne?"
"Ne?"

Yıldız +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin