Keyifli okumalar
<3
Bazen, bazı anlarda kalmak ve sonsuza kadar o anı yaşamak isterdiniz. Kaç defa bu olurdu bilmiyordum ama o yanımda olduğu sürece, hep zamanı durdurmak isteyecektim.
İsteyecektim ama olmayacaktı. Bu anlar da gelip gidecekti, zihnimde belki de yeri olmayacaktı. Unutmamak için elimden geleni yapacaktım. O bir çift yeşil gözü aklıma kazıyacak ve sonsuza kadar beynimin duvarlarında asılı kalmasını sağlayacaktım.
"Sen," diye mırıldandı. Nefes alamıyormuş gibiydi. Yeşil gözleri kocaman olmuştu, heyecanlanmıştı. Üzerinde bu etkiyi bıraktığım için mutluydum. O benden asla soğumasın istiyordum. "Sikeyim, ben de çok özledim." Dudaklarıma bir öpücük bıraktı. Ardından burnuma, ardından alnıma, yanaklarıma, çeneme...
Sonra bir an aklıma Yağmur geldi. Safir'in onla flörtleşecek olması geldi. Geldi ve ben sinirlendim. Sinirlendiğim için sık nefesler almaya başladım. Şuan ihanet umrumda değildi, bizimkiler umrumda değildi. Umrumda olan tek şey onunla flörtleşecek olmasıydı.
"Onunla flörtleşmeye çalıştın," dedim sert bir sesle. Boynuna doladığım kollarımı hızlıca geri çektiğimde, anlamsızca bana baktı. "Yağmur'la," söylemek istemedim. "Yağmur'la flörtleşmeye mi çalıştın?"
Kaşları havaya kalktı, elleri ceplerini buldu. Rahat davranıyordu. O hep rahat davranıyordu ve bu hareketleri sinirlerimi bozuyordu. "Hayır," dedi sakince. "Tabii ki de onunla flörtleşmeye çalışmadım, Ahu." İnanmak istedim. O bana hiç yalan söylememişti. İnanmalı mıydım? Ama Anıl bana...
"Ama Anıl dedi ki..." Lafımı tamamlamama izin vermedi, elini enseme koydu ve oradaki saçlarımı çekiştirmeye başladı. Canımı acıtmıyordu. "Anıl'ın sana öyle diyeceğini pekâlâ biliyordum," Gözlerini devirdi ve diğer elini de belime attı. "Yağmur umrumda bile değil, senin anlayacağını bildiğim için sadece onunla konuşmaya çalıştım. Doğrudan sana gelmemi istemeyen sendin, ben de kurallarına uydum ve farklı bir yol denemeye çalıştım. Fakat ben daha soru soramadan, o geldi." Gözleriyle gözlerimi birleştirdi. "Biliyordum, Anıl Yağmur'un başka biriyle, hele benimle konuşmasını farklı yorumlayacaktı. Ben de bunu bilerek davrandım ve evet, gördüğün gibi şuan yanımdasın. Demek ki beni anlamışsın."
Dikkatlice baktım gözlerine, yalana dair bir iz göremedim. Zaten ona güveniyordum fakat yine de sinirlerimi bozmuştu. Yağmur ona hayran olmuşcasına bakarken, benim hiçbir şey söyleyememem canımı sıkıyordu. "Yağmur senden etkilendi," dedim. Elinden tutarak onu iskelenin altındaki taşların önüne çekiştirdim. "Hayran hayran sana bakıyor, farketmedin mi?"
"O sırada sana bakmakla meşgul olduğum için hayır, farketmedim."
Yüzüme yayılan gülümsemeyle bakışlarımı kaçırdım ondan, utanmıştım. Dudaklarımı ısırarak bir taşın üzerine oturdum, o da yanıma geldi ve büyük taşın üzerinde beraberce otuduk. Sabah yaşadığım kötü olaylar uçup gitmişti aklımdan. Belki ona anlatmalıydım ama anlatırsam bunu dert edinirdi ve asla yanımdan ayrılmazdı. Şimdilik bir şey söylememeye karar verdim ve anın tadını çıkarmak istedim. Beraber uzunca oturamazdık, bizimkiler illaki beni merak edecek ve arayacaklardı.
"Ahu," dedi kısık bir sesle.
"Hm?"
"Bugün, uyuduğun zaman, ağlıyordun. Yanına gelemedim, ne olduğunu soramadım..." Sesi gergin çıktığında, anladım ki yanıma gelememek onu hem sinirlendirmiş hem üzmüştü. "Şimdi anlat bakalım, ne gördün?"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İNTİHAR MELODİSİ
Tajemnica / ThrillerAşk kayıp düşüyor, aşk seni öldürüyor, sevgilim.