instagram: intiharmelodiisi
Keyifli okumalar
<3Elinde çevirdiği usturayı bir kenara bıraktı, oğlan. Birazdan başına gelebilecekleri az çok tahmin edebiliyordu. Birkaç bağırışma, yaptığının ne kadar salakça olduğu hakkında zırvalamalar falan..
Umursamıyordu. Sinirlenmişti, öfkelenmişti ve bunun önüne kimse geçemezdi. En değer verdiğine zarar gelmişti, bunun cezasının sonucu belliydi. Ölüm. Kime ne hakediyorsa onu veriyordu. O adam, kendi çıkarlarına göre bir şeyler yaparken; bazı şeyleri gözardı ediyordu. Çocuk buna öfkeliydi. Bir şeyler demek istese bile bir süre daha susması gerektiğini biliyordu. En azından bir süre daha onun için katlanabiliyordu. Kaç senedir katlanıyordu, birkaç sene daha bekleyebilirdi.
Adım sesleri kulaklarına ulaştığında rahatça ayaklarını önündeki masaya uzattı. Eline deri eldivenleri geçirirken derin bir nefes çekti içine doğru. Sinirlenmeyecekti, sakin kalacaktı.
Adım sesleri bitti. Adam önüne gelmişti. Sinirden suratı kırpkırmızı olmuştu, güldü.
"Sen!" dedi takma adının Evren olduğu adam. "Sen aptal mısın?" Elindeki gazeteyi hışımla masanın üzerine bıraktı. Çocuk, masanın üzerine bırakılan gazeteye kısa bir bakış attı, ardından geri adama baktı. "Nasıl bana haber vermeden birini öldürürsün?"
Çocuk cevap vermedi. Aslında sorunun cevabı basitti, canı öyle istemişti. Ya da hayır, haketmişti.
"Beni böyle yetiştiren sendin, unuttun mu?" dedi gayet sakin bir sesle. "Ben de sana layık olmaya çalışıyorum."
Evren, sinirle soludu. Canı bu konuya fazlasıyla sıkılmıştı. Çocuğun kontrolünün onun elinden gitmesinden korkuyordu. Bu yaşına kadar onu o eğitmişti, zaaflarına kadar her şeyi biliyordu fakat yine de korkmadan edemiyordu.
"Benim haberim olmadan birini öldürdün," Adam dişlerini bastıra bastıra konuşuyordu. Çocuğun umrunda değildi. Sinirlenmesi bir yerlerine takmıyordu. Önemli olan daha farklı şeyler vardı. "Sence bu benim kurallarım çerçevesinde mi, aptal herif!"
"Bana sakın bir daha aptal deme!" Sinirlenmeme sözünü siktir etti, ayağa kalktı, trençkotu kalkmasıyla uçuştu ve diz kapaklarına çarptı. "Sakın benim zekamı hafife alma Evren, seni öyle bir oynatırım ki; kendi tasarladığın canavarın karşısında ezilip büzülürsün." İşaret parmağını tehdit edercesine sallayan kişi yüzünden yutkunmak zorunda kaldı, Evren. Kendisinin yetiştirdiği canavardı bu. Gurur duyuyordu fakat elinde patlamasından korkuyordu. Kendi silahının tetiğinin kendisine dönmesinden korkuyordu.
"Başımıza bela alacaksın," dedi Evren derin bir nefes alarak. "O ormanda nasıl birini öldürebilme cürretinde bulunursun aklım almıyor!" Boğazına kadar dayamış olduğu kravatı tek el hareketiyle aşağıya çekiştirdi. Her şeyin bir zamanı ve kuralı vardı. Bu çocuk kuralları bozuyordu!
"Ben olması gerekeni yaptım," çocuk az önce sinirlenmesini umursamadan dudaklarını iki yana kıvırdı ve elindeki eldiveni düzeltti.
"Kurallar dışına çıkıyorsun," dedi adam ve gözlerinin içine doğru baktı. "Unuttun mu, kurallar."
Çocuk dişlerini dudaklarına bastırdı, kafasını iki yana sallayarak koltuğun üzerine bırakmış olduğu telefonu eline aldı ve trençkotunun cebine attı.
