"Ben gidiyorum ve Melek'e dört ay sen bakacaksın." Selin'in ettiği birkaç kelimenin ardından yıllar sonra aynı hikâyenin kapağı yeniden aralandı. Alp, Selin ve Melek'i yeni bir hayat bekliyordu bundan böyle. Büyük sözler etmek kolaydı ya da kırıcı h...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Dinleyerek okuyabilirsiniz.)
Keyifli okumalar!
Oy verip yorum bırakmayı ihmal etmeyin lütfen bu önemli. :)
Alp'ten...
Kahkaha atmaya başladığında elimi yavaşça Demet'in koluna koydum. Söylediğim şeyin olmasına ihtimal dahi vermediğinin farkındaydım. Gözü gözüme değince toparlanıp, "ciddi misin" diye sordu. Arkasından daha pek çok sorunun gelebileceğinin farkındaydım. Ona bunca zaman ne Selin ile yaptığım evlilikten ne de kızımızdan bahsetmemiştim neticede. "Gel, oturalım." Dedim Demet'i bahçedeki kamelyaya doğru çekiştirerek. Birazdan da ardı arkası kesilmeyecek sorular gelmeye devam edecekti zaten. Demet'in oturmasıyla "kahve içeriz değil mi?" diye sorarak içeriye yürüyecektim ki, kolumdan tutup durdurdu beni.
"Buraya kahve içmeye gelmedim Alp. Madem konuşmaya giriş yaptık ve bu konuşmanın devamını getirelim öyle değil mi? Konuşmanın hakkını vermek lazım hem." Gözlerimi kırpıp başımı salladıktan sonra karşısındaki sandalyeye oturdum.
"Evet, seni dinliyorum. Kızın herhalde bir ay önce falan doğmadı öyle değil mi? Yoksa karını benimle mi aldatıyordun diyeceğim ama bu eve defalarca geldim. Neler oluyor Alp? Belli ki benden sakladığın bir geçmiş var ve bu geçmişten bana bahsetmezsen eğer yol katedebileceğimizi düşünmüyorum." Ona açık olmamı istediğinin farkındaydım. Bendeki karmaşadan ona bahsetmem gerektiğinin de! Onlar bana geldiklerinde dünyam alt - üst olmuştu sanki. Belki de Nedim bugün dava öncesinde bana söylediği o sözde haklıydı. Kızsam da basbayağı gerçeği yüzüme haykırmıştı işte. Kendimi bir şekilde avuttuğum zamanlardaki Alp olarak Demet'e tutunmuştum adeta yanlış olduğunu bile bile üstelik. Ama ikimizde aramızdaki şeyin ciddi bir ilişki olmadığının farkındaydık diğer yandan.
"Hadi Alp!",
"Tamam, bak... Çok çok eski mevzulara gitmek istemiyorum. Sadece şunları bilsen yeter Selin ve ben yani eski eşim dört yıl kadar önce boşandık. Beş yaşında da bir kızımız var. Selin doktor geçen ay bir Tıp Konferansı için Londra'ya gitti. Dört ay boyunca orada olacak. Bu sürede kızımıza benim bakmamı istedi.",
"Senin beş yaşında bir kızın var ve bana bahsetmedin hala inanamıyorum ya! Hayatında hiç yok gibiydi resmen Alp! Bak eğer bu dediğin yalan, uydurma bir hikaye falan-",
"Saçmalama! Gel içeriye gör o halde kızımı. Annemle oturuyorlar." Başını salladı hışımla ve bahçeden evin penceresine doğru yürümeye başladı. Açık olan pencereden peş peşe içeriye girerken anneme ve Melek'e Demet'i takdim ettim.