2 ay sonra
Sabah Kavya'nın üzerime su dökmesi ile sinirle yataktan kalktım.
- Sen bittin Kavya. Gel burayaaa!
Yataktan çıktığım gibi Kavya'nın peşinden koşmaya başladım. Bu kız beni öldürecekti. Elimde oluşturduğum su topunu Kavya'nın üzerine attım. O da benim gibi sırılsıklam oldu.
- Kızlar bu ne hal?
- Benim suçum yok anne Kavya beni su ile uyandırınca bende sinirlendim.
- Kavya!
Annem yapmacık bir sinirle Kavya'yı uyarınca Kavya da yapmacık bir korku ile geri gitti. Bu yaptığına gülmemek elde değil.
- Özür dilerim yenge söz bir daha yapmam.
Kahkahalarımız resmen bütün koridorda yankılandı.
- Hadi bakalım kızlar gidin hazırlanın bakalım. Misafirlerimiz var.
- Tamam anne.
Şimdi siz Kavya ne alaka diyorsunuzdur. Hemen anlatayım. 2 ay önce yani saraya döndüğümde arkadaşlarım beni görmeye gelmişti. Arkadaşlarım gittikten sonra Kavya saraya beni görmeye gelmişti. Benden özür dilemişti. Sonra babamda onu görünce Emeri halama çok benzediğini söylemişti. Kavya da annesinin adının Emeri olduğunu söylemişti. Babamda yaptığı bir kaç araştırmadan sonra Kavya'nın Emeri halamın kızı olduğunu öğrendi. Yani Kavya ve ben kuzeniz. Evet ilk başta bende çok şaşırmıştım. Ama sonra alıştım. O günden beri Kavya bizimle kalıyordu. Kimse de Kavya ile kuzen olduğumuzu bilmiyordu.
İkimizde hazırlandıktan sonra aşağı indiğimizde Ares ve ailesini görmeyi beklemiyordum. 2 haftadır Ares özel bir görev için yanımızdan ayrılmıştı. Aresi görür görmez koşarak ona sarıldım. Kavya ise kimseye görünmek istemediği için yanımıza gelmek istemedi. Bizde onu zorlamadık. İstediği zaman yanımıza gelebilirdi.
- Buradasın.
- Evet. Buradayım senin yanında.
O da bana sıkıca sarılmıştı. Annemin yapmacık öksürüğünü duyunca ikimizde kıkırdayarak birbirimizden ayrıldık. Yemek hazırlanmıştı. Hemen sofraya oturmuştuk. Kahvaltımızı yaptıktan sonra Ares ile birlikte bahçeye inmiştik.
- Seni çok özledim Arya.
- Ben de seni çok özledim.
Yine ve yine ona sıkıca sarılmıştım. Ares benden ayrılınca gözlerimi kapatmamı söylemişti. Bende sevgilimin sözünü dinleyip gözlerimi kapatmıştım. Yürüyordum ama nereye gittiğimi bilmiyordum.
- Açabilirsin.
Gözlerimi açtığımda gördüğüm manzara ile göz yaşlarım akmaya başladı. Bunlar benim için miydi? Behçede benim için hazırlanan bir parti vardı. Ve herkes buradaydı. Kral ve Kraliçeler, arkadaşlarım, ailem hepsi buradaydı. Ares cebinden uzun bir kutu çıkarıp bana verdi. Kutuyu açıp baktığımda çok zarif bir kolye vardı. Kalp ve üstünde de taç vardı. Ares kolyeyi elimden alıp boynuma taktı.
- Doğum günün kutlu olsun sevgilim.
- Doğum günümüz kutlu olsun.
Deyip bende cebimde sakladığım kutuyu çıkartıp Ares 'e verdim. Onun için özel bir saat almıştım. Daha doğrusu yapmıştım. O saatin birde bilekliği vardı. O bileklikte bende kalıyor. Saat ve bileklik birbirine bağlı. Onlar sayesinde ikimiz ne kadar uzakta olursak olalım iletişim kurabilecektik. Yada birimiz tehlikedeyse saat yada bileklik bunu bize bildirecekti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kayıp Kader (DÜZENLENİYOR)
FantasyBu hikaye dünyalar güzeli Rose Ellesedil 'in hikayesi Dragonya' nın tek varisi... İki zıt gücün tek bir bedende buluşması... Prens ve Prenses' in savaşı... 🎗️🎗️🎗️ Yıllar önce ailesinden koparılan Arya üvey ailesi ile mutlu mesut yaşıyordu. Ta k...