OKUYUN LÜTFEN YAZIYI LÜTFEĞĞĞĞĞN
Merhaba. Tekrardan Kitabımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Media'da en sevdiğim grubun bir şarkısı var dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. İnşallah beğenirsiniz. Küçük yıldıza basmayı unutmayınız. Sadece 1 saniyenizi alır. 24 saatinizden 1saniyecik ayırın lütfen. Sınırlama koymak istemiyorum çünkü yeni bölümü 1 haftada bir yazmaya çalışıyorum. Kitap yazanlar bilir. Konu bulmak zor. Ama eğer bu bölümde vote sayısı az olursa bundan sonra sınırlama koyacağım. (Tehdit değil küçük bir istek) ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥ Keyifli okumalar.
''Buyrun değil buyur ve anneme söyle parkta dolaşmaya gidiyoruz.''
''Ama dinlenmeniz gerek''
''Ben 75 yaşındaki dede değilim. Daha 21 yaşındayım.''
''Ama anneniz dinlenmeniz gerektiğini sö-''
''Annemin ne dediği umrumda değil. Şimdi git ve anneme söyle!''
''Peki Savaş Bey''
''BEY DEME BANA!!!''
''Pardon Savaş''
''Böyle daha iyi. Hadi ne bekliyosun gitsene annemin yanına''
''Tamaam''
------
''Lale Hanım oğlunuz Savaş Bey parkta dolaşmaya gitmek istiyor.''
''Dinlenmesi gerek.''
''Bende öyle söyledim fakat ısrar ediyor.''
''Söyle dinlenmesi ge-'' ardından bir ses Lale Hanım'ın sözünü kesti.
''Anne altı üstü dışarıya çıkacağız.''
''Savaş olmaz.''
''Anne dışarıya çıkıp çıkmayacağımı sormadım. Sadece dışarıya çıkacağımı haber verdim!''
''Peki gidin'' Savaş annesinin yanağına buse vererek elimden tuttu ve yukarıya doğru sürüklemeye başladı. Ben şaşkın şaşkın yukarı çıkarken pardon sürüklenirken elime bakıyordum. Anlamış olacak ki
''Pardon fark etmemişim'' domatesle kardeş olan yanaklarım sayesinde kafam aşağıda
''Önemli değil'' dedim. Odama gittim ve siyah dar bir pantolon üstüme de beyaz bir tişört giydim. Makyaj yapmayı sevmediğim için gözüme kalem çektim ve hafif parlatıcı sürdüm. Son olarak siyah converslerimi giyerek aynada görüntüme baktım.
Savaş'ın kapısının önüne geldim. Tam kapıyı açacakken aklıma dank etti ve kapıyı tıklıyordum ki kapı birden açıldı. Kapı tıklayayım derkene elimle Savaş'ın gözüne vurdum.
''Çok özür dilerim. Ben tam kapıyı tıklayacakken sen birden kapıyı açınca yan-''
''Tamam önemli değil. Bir şey olmadı. Yeter ki sus'' kafamı eğerek tekrar kendimin bile zor duyduğu kısık sesle özür diledim.
------
Evden çıkınca arabaya bindik ve parka gitmek için yol aldık. Ama ben soramadan duramadım.
''Parka yürüyerek gitsek daha mantıklı olmaz mı?''
''Hayır. Gideceğimiz park uzakta'' dedikten sonra kafamı sallayarak dışarıyı izlemeye başladım.
------
''Burası park değil''
''Hayır park. Lunaparkta parktır.'' Burası kocaman bir lunaparktı.
Lunaparka hayatımda sadece bir kere gelmiştim. Onda da babam getirmişti. Babam tekrar aklıma gelince gözümden bir damla yaş süzüldü. Çaktırmadan gözyaşımı sildim ve arabadan indim.
Savaş'la beraber gişeye geldik. Görevli bize bir kart verdi. Bu karta para yüklüyomuşuz falan.
''Neye binmek istersin Yaren''
''Bilmem ne istersen binerim'' Savaş yüzüne şeytani bir gülümse yerleştirerek
''Korku treni'' dedi. Hayatta son olarak bineceğim lunapark oyuncağa binmemi mi istiyordu?!?
''Hayır asla korku trenine binmem.''
''Ne istersem bineceğini söyledin''
''Korku treni olmaz''
''Pardon şu karttan korku treni için iki kişi alır mısınız?''
''Tabii'' Adam karttan iki kişilik para aldıktan sonra Savaş zorla beni korku trenine bindirdi. Gözlerimi tabi ki de açtım. Kapatırsam ne anlamı kalacak??
Bir sürü iğrenç şey gördükten sonra korkunç olmadığını anladım.
''Hiçte korkacak bir şey de- AAAAAAAAAA'' karşıma kafası kesik bir şey çıkacağını nerden bilebilirdim. Ben de korkunca aniden Savaş'a sarıldım. İlk kez fark ettim de vanilya gibi kokuyor. Çıktığımızı anlayınca bu lanet şeyin bittiği için bin kere şükrettim.
''Özür dilerim'' diyerek kollarımı bedeninden ayırdım.
''Ne için özür diliyorsun?''
''Şey... Sarıldığım için'' Birden kahkahalara boğulunca konuşmaya başladı daha doğrusu konuşmaya çalıştı desem daha iyi tanım olur. Ben suratına mal mal bakarken konuşmaya başladı.
''HAHAHAA ne sarıldığın için mi özür diliyorsun? HAHAHAAA''
''Ne gülüyorsun?!?''
''Gülmüyorum hahaa''
''Gülmesene''
''Tamaaam. Hadi şuradaki gondola binelim''
''Haayıır''
''Mızmızlık yapma bebek gibi davranıyorsun''
''Binmeyeceğim sen istersen binebilirsin''
''O zaman atlı karıncaya binelim tabi atlı karıncadan da korkmuyorsan''
''Gondol yerine dönme dolaba binsek''
''Tamam hadi binelim''
Beraber dönme dolaba bindik. Dönme dolap yavaş yavaş yükselirken birden durdu. Ne oluyo diye bakıyım derken en üstte olduğumuzu fark ettim.
''Savaş noluyo niye durdu bu şey''
''Bilmiyorum''
Aşağılardan bir kaç adet küfür ve bağıranlar duydum. Ben de farksız sayılmazdım gerçi.
''Sence neden durdu'' diye sorunca 'ne biliyim ben' bakışı attıktan sonra
''Bildiğim tek bir şey var o da nanayı yedik''
EVET BÖLÜM SONU. İNŞALLAH BEĞENMİŞSİNİZDİR. KÜÇÜK YILDIZA BASMAYI UNUTMAYINIZ 1 SANİYENİZİ ALIR.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geçmişin İzleri
Подростковая литератураYaren Işık.Yaşama sebebi babasının katilini bulup intikamını almak... Peki katili öğrenirse neler olur?!?