BÖLÜM 8

2.2K 48 22
                                    

Milena sabah uyandığında aklına gelen ilk şey, dün gece kulaklarıyla tanık olduğu durumdu. Daha önce başına gelmediği için nasıl hissetmesi gerektiğini bilmiyordu. Bu yüzden yataktan kalktı ve üzerini değiştirmek için dolabı açtı. O sırada kapı bir iki kez tıklandı ve Melisa kafasını içeri uzattı. "Günaydın uykucu."

Oysa normalde uykusunu alırdı, dün gece duydukları yüzünden dalamamıştı. Şişkin gözlerle ona bakıp zorunlu bir tebessüm gösterdi. "Günaydın."

Melisa içeri girip kapıyı kapadı. "Daha giyinmemişsin bile, kahvaltı neredeyse hazır."

"Gitmemenize sevindim, burası tek başına oldukça sıkıcı."

"Aral bayağı sıkıcıdır, seni anlıyorum. Birkaç gün daha kalırız belki."

"Çok isterim."

"Giyinmene yardımcı olayım mı? Yani dün Alara'ya kızdım ama ailenin tuhaf kuralları var, önceden kraliyet ailesi üyesi gibi giyiniyordun. Belki biraz bunun dışına çıkabilirsin." Onu süzdü. "Fark ettim de sınırlarını korumaya devam ediyorsun."

Milena üzerini süzdü, pijamasının bile kapalı olması konusunda eleştirildiğini anladı. "Sana bırakıyorum."

Melisa oh çekerek güldü. "Bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim. Bu odadan elim boş dönerim diye düşünüyordum." Kıyafetlere baktı. "Bunların senin olmadığı kesin."

"Evet, İpek benim için seçmiş."

"Güzel." Mini bir kot etek alarak Milena'ya uzattı. 

Mavi eteği alan Milena beline tuttu. "Şimdiden bu kadar açılmasam?"

"Hava çok sıcak, tabi odada klimayla uyurken bahçenin halini ne bileceksin... Madem bana bıraktın lütfen karışma." Dolabı biraz daha kurcaladı ve beyaz, ince askılı bir crop alıp Milena'nın kucağındaki eteğin üzerine koydu. "Harika bence."

Milena ısrar kıyamet kıyafetleri giyindi. Tamam, burada sınırlarını biraz gevşetmişti ama bu kadarını ilk kez giyiniyordu. Göbeğini daha önce kimse görmemişti, tuhaf geliyordu. "O kadar güzel bir vücudun var ki... Katı bir ailede büyümenin tek iyi yanı güzelliğini koruman sanırım."

"Evet, beslenmemi değiştirdiğimden beri minik sivilcelerim çıkıyor. Hem annem kilolu olduğum için diyet yaptırıyordu, onu da saldım."

"Diyet mi? 34 bedensin Milena, annen delirdi galiba. Neyse, otur saçını yapayım." Milena yatağa oturdu ve Melisa kendi saç aletleriyle önce düzleştirdi, sonra da uçlarına maşa yaptı. "Saçların yumuşacık, anneni biraz ödünç mü alsam?"

"İnan bana istemezsin."

Biraz takı taktı, rimel ve ruj sürdü. "Daha fazla makyaja ihtiyacın yok, zaten çok güzelsin. Ama bir kadının en önemli özelliklerinden biri kokusudur." Boynuna biraz parfüm sıktı. "Şimdi tamamsın."

"Çok hoşuma gitti, teşekkür ederim."

"İpek'in senin için seçtiği kıyafetlerde biraz keşfe çıksan senin için fena olmaz. Hadi, kahvaltıya inelim." Koluna girdi ve birlikte bahçeye çıktılar.

Güneşin kavurucu sıcaklığı Milena'nın tenini sızlattı. Güneş kremi olmadan bu ışığa maruz kalmaya alışkın değildi. Annesi, gözleri zarar görmesin diye mutlaka güneş gözlüğü de kullandırırdı. Artık gözlerini zor açıyordu. "Haklıymışsın, aşırı sıcak."

"Günaydın prensesler," dedi Temmuz. "Hiç gelmeyeceksiniz sandım." Sonra Milena'yı süzdü. Bu değişimi fark eden tek kişi tabi ki o değildi. 

"Birileri açılıp saçılmış bakıyorum, fazla çabuk olmadı mı?" dedi alayla gülerken Alara.

ZORAKİ EVLİLİK +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin