3. Bölüm

12.7K 52 7
                                    

Aras'ın arkadaşının yerinden çıktık. Bütün şarapları denemiştik ve hepsi gayet güzeldi. Aras fazla beğenmemişti ama ben çok beğendim.

Arasla birlikte gidiyoruz ama sanırım Aras beni unuttu ve kendi evinin yolunu tuttu.

"Aras bende burdayım. Beni evime bırakmicak mısın?"

"Farkındayım seninde burda olduğunun. Ama benim evime gidiyoruz. Oturup biraz sohbet ederiz diye düşündüm. Ne dersin?" Aras'ın bu sorusuna karşı biraz düşündüm.

Sonuçta Aras sadece benim müşterim değil arkadaşımdı aynı zamanda.

"İyi peki tamam gidelim de ben ondan sonra eve nasıl gidicem saat olmuş gecenin bi yarısı."

"Aa dert ettiğin şeye bak bende kalırsın. 1+1 evde kalmıyorum ya Alya. Koskoca villa. Orda 10 kişilik aile kalır."

Onun bu söylediğine güldüm. Madem 10 kişilik aile yaşardı neden o evde tek kişi yaşıyodu. Ona bunu sorma isteği geldi içimden.

"Madem 10 kişi yaşıyo sen neden tek kişi kalıyorsun gerizekalı?"

"Zenginlik meselesi diyelim bebeğim."

"Salak benimde zengin olduğumu unutma. Evin garajında 7 tane Porsche yatıyo."

"Lan o kadar arabayı napıyosun. Yetmiyo mu 2 tane araba?"

"Yetiyo ama istemsizce alıyorum işte elimde olan bişey değil."

Bu konuyu konuşurken Arasın evine varmıştık. Hatta çoktan evin içine girmiştik bile. Aras mutfakta viskileri getiriyo bende onun koltuğunda yayıla yayıla oturuyorum. Bu gün gereksiz yere çok yoruldum. Zaten sinir tepeme ulaşmıştı bir müşteriyle kavga etmiştim.

Kadın zamanında gelmedi hatta 15 dakika geçti. Bende almadım müşteriyi bana seni şikayet edicem diyo deli kadın ya.

Ben bunları düşünürken Aras çoktan viskileri getirmişti ve ayak ucuma oturmuştu. The Balvenie getirmişti. İlk defa içmiyodum ama nedense ilk defa içmişim gibi geldi.

Ama umrumda değildi ve içmeye devam ettim. Aras su gibi içiyodu resmen. Nasıl içtiğini düşündüm.
                                                    ...
Aradan baya zaman geçti biz iki şişe bitirmiştik resmen. İkimizde kafası iyiydi. Aras salak salak gülüyordu sürekli bende onu izliyordum. Bazen dövmelerine bakıp anlamlarını anlatıyordu sanki ben yapmamışım gibi.

Ayağı kalktı geldi koltuğun benim yanımda kalan boşluğuna oturdu. Elini yanağıma attı okşamaya başladı.

"Sen ne biçim bi kadınsın ya"

"Ne biçim bi kadınmışım"

"Bilmiyorum çok garip. Kendimi sürekli senin yanında gülerken buluyorum. Sürekli aklımda sen varsın." Bunları söylerken bir yandanda yanağımı okşamaya devam ediyordu.

Yattığım yerden dikleştim ona baktım. Bana baktı. Yüzüme yaklaştı. Gözlerimin içine baktı. Baktı baktı biraz daha baktı. Elimi ensesine attım oradaki saçlarını okşadım bende.

Yüzümde nefesini hissediyodum. Çok yakındık konuşsak dudaklarımız değicekti.

"Yapma şunu."

"Neyi?"

"Huylanıyorum. Yani ensemden." Güldüm ama elimi ensesinden çekmedim. Ama biraz daha yukarı çıkardım elimi. Ben okşadıkça o gözlerini kapatmış kediye dönmüştü.

Onu öpmemek için kendimi çok zor tutuyodum. Gözleri kapalıyken fırsattan istifade dudağına ufak buse konduracaktım. Yaklaştım ve değdi. Ama buse yerine öpüşmeye dönmüştü bu.

DÖVMECİ KADIN +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin