0543x: Geldin yine yaylaya güneşle beraber, kaç gündür sisliydi.
0543x: Gönlüme açtırdığın Güneşi bir bilsen, yaylayı kasıp kavururdu anasını satayım!
Asiye: Kimsin? Gerçekten bir telefon sapığım eksikti!
0543x: O nasıl laf Asiye, sapık falan ayıp o...
Yaylanın işi her zaman olduğu gibi bitmiyor gün geçtikçe çoğalıyordu sanki. Bahçeye çıktığımda güneş resmen inatla üzerime geliyordu.
"Hah bir sen eksiktin! Allahım, yok mu bir sis ne bileyim bir yağmur? Haburanun havasi düzelse kendisi düzelmez ya neyse!"
Annemin içeriden seslenmesiyle beraber elime aldığım baltayı omzuna kaldırdım, iş başa düşmüştü. Bir şarkı mırıldanarak ilerlemeye başladığımda tepeden inen abim ile arkadaşlarını gördüm.
"Hayırdır aylak tayfası, nereye böyle?"
Arkadaşlarının yanında ona laf etmeme sinirlenen Hızır Ali homurdanarak yanıma geldi ve kafama bağladığım küçük keşanı çekerek uzağa fırlattı. Benimle uğraşmak için elinden geleni yapıyordu.
"Çarşıya ineceğiz, Alparslan'la Murat'ın işleri varmış."
Abimin yanında duranlar Hasan abi, Furkan abi ve Mehmet abiydi. Hasan ve Furkan abi oldukça cana yakın ve samimiyken Mehmet abi oldukça soğuk bir adamdı. Hele ki bakışları, bu sıcak havada insanı dondurmaya yeterdi.
"Ee nerde onlar? Hem siz enayi misiniz burdan çarşıya ne kadar benzin yakar"
Abimin arkadaşları parayı hiçbir zaman dert etmezlerdi, onların yanında Murat abi gibi biri vardı çünkü.
Önümde sallanan keşanla beraber onu tutan kişiye kafamı çevirdim.
"Al bakalım sen bunu küçük şeytan, biz gider geliriz sen kafanı böyle şeylere yorma"
Murat abinin dediğiyle beraber birkaç adım geriledim ve ona dil çıkartıp arkamı döndüm. Arka bahçeye ilerlerken gördüğüm odunlarla beraber tüm vücudumu yorgunluk ele geçirmişti bile.
________________
Aradan geçen zamanı anlamamış olsamda güneşin tepemden gitmesiyle akşama yaklaştığımızı fark etmiştim. Abim henüz gelmemişti, Vera ise gece geç saatte yaylada olacaklarını söyleyip tüm hevesimi kırmıştı. Eve girdiğimde sobanın üzerinde koyulan yemeklerle beraber karnım guruldamaya başlamıştı, aklıma gelen tatlıyla hızlıca dolaba koşan ayaklarımı durduramadım.
Dolabın kapağını açtığımda gördüğüm manzara bu yorgunluğun üzerine beni ağlatabilirdi. Zula yaptığım çikolatalardan eser yoktu ortada.
Homurdanarak üzerimi değiştirip çatı katına çıktım, elime aldığım telefonda kızların bildirimlerinden farklı bir mesaj daha görmüştüm. Bu sefer farklı bir numaradan yazılmıştı.
0538x: Asiye, engelleyip durma bugün sırf bu hat için çarşıya inip geri döndüm!
Asiye: Mantıklı bir kız olup saf ayaklarına yatmayacağım, o halde abimin yanındakilerden biri sensin?
0538x: Bilmem, yani bilmiyorum olabilir de olmayadabilir. Neyse çatının merdivenine bak bir ara.
Asiye: Niye lan, beni kaçırmaya mı geldin? Bak vallaha kaçmam yok fakirsin sen bir telefon hattının bile lafını yapıyorsun. 20:40
Asiye: Geldin mi lan harbiden cevap vermiyorsun? 20:55
Asiye: Ay ama hayııır ben yapamaam ben ıı-ııh
0538x: Asiye hadi çiçeğim, biri gelip görmeden bir şey bıraktım sana onu alır mısın?
Asiye: Ay yok sen çok kibarlaştın, bu işte bir şey var. Nenem hep diyor Müge anlı anlatıyormuş böyle kandırıyorlarmış genç kızları
Asiye: Sende onlardan biri misin yoksa? Ay sapık mısın? Sapık palavracı dağ ayısı! 21:00
Asiye: Palavracı? 21:10
Asiye: *görüntü*(çikolata dolusu bir kutu)
Asiye: Ay noluyor noluyoor
Asiye: biz sevgili miyiz şimdi? Yarın evleniyoruz o zaman kalk!
0538x: Ne?
0538x: Nasıl?
0538x: Niye?
0538x: Ne zaman?
0538x: Niçin?
Asiye: 1 Abimin arkadaşı mısın? 2 Sen kimsin de bana hediye alıyorsun ? 3 bu bir çelişki midir? bu üçünün cevabını istiyorum!
_____________________________
Ben geldiiim yine, evet size seçenek olarak Hızır Ali'nin arkadaşlarını sundum nasıl ama kdsldlsşşd
Pekii sizce kim palavracı?
Oylamayı unutmayın öpüldünüz 🧡🧡🧡
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.