Zaten Hiçbir Şey Sonsuza Kadar Sürmez.

22 0 0
                                    

Parlak güneş ışığına çıkıp gökyüzüne baktım. Taksiyi beklerken gülümsüyordum. Sürekli aklıma Çağdaş'ın, yatıya kalanlarla ilgili kurallarına ve görünüşüne gidiyordu. Onda karnımda kelebeklerin uçuşmasına sebep olan bir şey vardı. Ses tonunu ve beni ilk gördüğünde ne kadar sinirli bir yüz ifadesi olduğunu bir türlü aklımdan çıkaramıyordum. Sanırım onu suçlayamazdım. Uyandığımda bende evimde yabancı bir erkek bulsam eminim ki ondan daha öfkeli davranabilirdim.

Dairemin kapısından girip çantamı masanın üstüne fırlattıktan sonra sıcak bir banyo yaptım. Yorulmuştum ve acilen iyi çekilmiş bir uykuya ihtiyacım vardı. Pijamalarımın ve yatağımın rahatlığını özlemiştim. Zeynep'e biraz kestireceğimi, uyandığımda onu arayacağımı içeren bir mesaj yolladım. Eğer ona mesaj atmasam ya beni defalarca kez arayacak yada kalkıp buraya gelecekti. Bu akşam yalnız olmak istiyordum. Saate bakıp öğlenin üçü olduğunu gördüm. Beşe kadar uyuyup, hızlı bir akşam yemeğinden sonra resimlerime devam etme gibi bir planım vardı.

Kapının çalmasıyla sıçrayarak kalktım yattığım yerden. Saate baktığımda 4 sularıydı. Planladığımdan daha az uyumuştum. Yataktan kalkıp koridoru hızlı bir şekilde yürüyerek kapıyı açtım.

-''Zeynep seni sonra arayacağı..''

Kapıyı sonuna kadar açmıştım ama karşımda duran Zeynep değildi. Elinde beyaz zarf tutan bir adam vardı.

-''Başak Yılmaz siz misiniz ?'' diye sordu.

Birden gerilmiştim çünkü sesi ciddi geliyordu.

-''Evet benim.''

-''Bu size gönderildi.'' derken elindeki mektubu parmaklarımın arasına bıraktı.

Mektubu teslim ettikten sonra gülümseyerek uzaklaştı. Midem burkulmaya başlamıştı. Mektuptan ne beklemem gerektiğini bilmiyordum. Hem bana kim ne gönderirdi ki ?

Üst kısmından parmağımı geçirerek ortadan katlanmış sayfayı çıkarttım.

-''Başak, dün gece ki yardımların için teşekkür etmek istiyorum. Seni akşam şoförümün getireceği restoranda bekliyor olacağım. Sizi tam yedide evinizden alacak. Çağdaş Erbay.'' diye yazıyordu kağıtta.

Her şeyden önce adresimi nereden biliyordu ve neden bu kadar emrediciydi ? Kendimi tuhaf hissetmem lazımdı ama bilmediğim bir sebepten dolayı hissetmiyordum.

Hemen Zeynep'i aradım.

-''Naber bebeğim ?''

-''Dün gece yardım ettiğim adamı hatırlıyor musun ?''

-''Evet. Başak yoksaa..''

-''Dinle beni şapşal. Ona yardım ettiğim için bana teşekkür etmek istiyor. O yüzden akşam bir restoranda benimle yemek yemek istiyormuş. Akşam yedide şoförü gelip evden alacakmış.''

-''Nee !? Başak kim bu adam ?'' diyerek bir çığlık attı.

-''İsmi Çağdaş Erbay.''

Bir an nefesinin kesilip sesli bir şekilde yutkunduğunu işittim.

-''Benimle dalgamı geçiyorsun Çağdaş Erbay'ın kim olduğunu biliyor musun sen ?'' dediğinde kaşlarımı çatıp yüzümü buruşturdum.

-''Hayır bilmeli miyim ?''

-''Bir balonun falan içinde mi yaşıyorsun sen ? Çağdaş Erbay, Erbay şirketlerinin CEO'sudur. Babasının şirketlerini 28 yaşında alan 30 yaşında ki bir milyoner. Başak, adam oldukça ateşli, zengin ve seni yemeğe mi çıkarmak istiyor ?''

BİR ÇAPKINA VURULDUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin