8. Bölüm

1.7K 11 2
                                    

"ARAS'TAN"

Bütün adamları tek tek vurduk ve çatışmayı bitirdik. Fakat bir sorun vardı Alya'nın sesi çıkmıyordu. Mehmet birden yenge diye bağırınca bir sorun olduğunu anladım arkamı döndüğüm an Alya'yı kanlar içinde yerde yatarken gördüm.

Hemen Alya'nın yanına koştum. "Alya, Alya iyi misin? Hadi kalk bak bir şeyin yok. Hadi güzelim kalk. Mehmet çabuk doktor hemşire bir şey çağır çabuk!" Dediğim an Mehmet etrafta doktor hemşire bir şey aramaya başladı. Bende o sırada Alya'nın kafasını bacağıma koydum ve kan kaybını biraz olsun azaltmak için elimi yaraya koydum.

O sırada doktor ve 2 tane hemşire geldi Alya'yı sedyeye yatırdılar ve koşarak almeliyat haneye gittiler. Bende kapısında bekliyodum. Ama kahrolmuştum Alya'nın o anda orda olmaması gerekiyordu. Alya benim için arkadaştan fazlasıydı ve ona bir şey olursa kendimi asla affetmezdim.

Belki Alya beni sadece arkadaşı olarak görüyordu. Ne olursa olsun onu bu işlerin içine sokmamam gerekiyor. "Allah kahretsin! Aras sen kendini kirlettin elini kana buladında kızın ne suçu vardı gerizekalı." Diye kendi kendime söylenmeye başladım.
                                                       ...
Aradan tamı tamına 6 saat geçmişti ve içeriden ne bir doktor nede bir hemşire çıkmıştı. Allah kahretsin ya siktiğimin hastanesinde kimse mi bilgi vermez. "Mehmet git biriyle konuş bir şey söylesinler. Yoksa ben kafayı sıyırıcam." Dedim ama o sırada doktor çıktı içerden hemen doktorun yanına ilerledim.

"Doktor hanım durumu nasıl?" Dedim ama doktor durumu hakkında değil neyi olduğumuzu sormuştu yakın görünmek için mecburen 'eşiyim' dedim.

"Şuanlık yoğun bakımda devam edicez. Durumu ağır. Kurşun böbreğine yakın bir yere gelmiş ama böbreğe değmemiş bu büyük bir şans. Kurşunu çıkarmak zor olduğu için 2 kere kalbi durdu ama sanırım çok güçlü sizi bırakmak istememiş." Dedi doktor ve gitti. Ardından hemşire çıktı. Ona içeri girip görebilir miyim diye sordum fakat şuanda yeni ameliyattan çıktı için ertesi gün görebileceğimi söyledi ve o da gitti.

Aradan 2 saat geçti ya da geçmedi, birden doktor ve hemşireler yoğum bakıma koşmaya başladılar. Nolduğunu merak ettiğim için bir tane hemşireyi durdurdum. "Noluyo Alya'ya bir şey mi oldu?!" Dedim hemşire hiç bir şey demeden koşmaya başladı ve içeri girdi.

Ben yine aynı stres ve korkuyu yaşamaya başladım. Kimsenin bir şey söylememesi çok saçmaydı bir kişi bile bir şey söylemiyor, sadece yoğun bakıma girip çıkıyolardı. Umarım Alya'ya bir şey olmazdı. (Yazardan: salak Aras Alya baş rol kendine gel XJDNDHDJ) "Mehmet gel buraya, git birinden bir şey öğrenmeye çalış. Öğrenmeden gelme. Çabuk!" Mehmet koşarak gitti. Umarım bir şey öğrenirdi.

Alya bu işlerin içine girmek istediğinde hayır demeliydim. Allah benim belamı versin. Salak mısın sen oğlum kız sadece dövmecin ya dövmecin sen ne diye onu bu işlerin içine sokmaya izin verirsin. Tamam arkadaşım ama basit dövmeci bir arkadaşım- diyeceğim de arkadaşta fazlası o benim için o benim herşeyim. O olmasa ben yaşayamam olmaz. Mehmet koşarak yanıma geldi.

"Abi nabzı yavaşlamış saturasyaonu düşmüş. Kalbinin durma riski varmış." Ne. Kalbinin durma riski varmış... Saturasyaonu düşmüş... Nabzı yavaşlamış... Mehmet'in söylediği şeyler kafamda yankı yapmaya başladı.

...

Aradan 3 saat geçti ve sonunda içerden doktor çıktı çok yorulmuş gibi duruyordu çok uğraşmış çabalamış gibi.
"Doktor Hanım bir şey olmadı değil mi yaşıyo kalbi de durmadı değil mi?" Doktor gülümsedi ve cevap verdi. "Alya hanımın eşi bey merak etmeyin sorun yok. Ameliyattan sonra böyle durumlar normal karşılanmaz ama durumunun iyiye gidiceğini umuyoruz. Şuanlık sorun yok nabzı yerine geldi saturasyaonu da aynı şekilde iyi durumda. Sadece biraz bekleyin eğer durumu iyiye giderse 2 gün içinde normal odaya alırız. Geçmiş olsun hastayı 2 saat içinde görebilirsiniz." Dedi ve gitti.

Aradan 2 saat geçti ve ben Alya'yı görmeye hazırlanıyordum. Hastane kıyafetlerini giyindim ve hemşireyi bekledim. Hemşire gelince hemen içeri girdim ve biraz Alya'yı inceledim. Konuşmak istiyordum ama konuşamıyor konuşmamı bir şey engelliyor gibi hissediyordum. Ama biraz daha burda konuşmadan beklersem Alya'nın yanında kalma sürem dolucaktı ve onunla bir kelime bile konuşamadan dışarı çıkıcaktım. Boğazımı temizledim ve konuşmaya başladım.

"Alya çok özür dilerim keşke senin yerine ben yatıyor olsaydım bu yatakta. Gerçi daha yeni vuruldum ama." Dedim ve güldüm. Devam ettim. "Senin için ölebilirim ben yemin ederim canımı veririm senin için. Canın acıyor mu bebeğim? Umarım acımıyordur acıyorsa ben çekiyim senin çektiğin acıları. Benim canım acısın ben yatıyım bu yatakta. Lütfen hemen uyan ve tekrar bana kızmaya başla. Hem bak Gizemi de kovdum. Sırf sen mutlu ol diye. Hadi uyan ben senin kahve gözlerini göreyim. Yine o gözlerle bana sinirli sinirli bak. Bak Selim de seni merak ediyor. İrem de kapını önünde seni bekliyor. Mehmet iki saattir yenge yenge diye başımın etini yedi. Hadi uyan da Mehmet'e kız ben senin yengen değilim diye. Buğra da seni bekliyor o da yengem diye diye delirdi sandım bir an. Kızım daha iki üç gün geçti ama bizimkileri kendine alıştırdın bak doğru düzgün beni bile dinlemiyorlar. Utanmasalar sen kimsin bizim dağ gibi yengemiz ver diyecekler. Bizim çocuklar öyle çabuk alışmazlar birilerine. Buğra ekibe ilk girdiği zaman Mehmet burayı kıskanmıştı çünkü benim ilk korumam Mehmet. Gerçi Mehmet benim sadece korumam değil aynı zamanda kardeşim. Buğra geldiği zaman Mehmet hep ona nispet yapar gibi 'ben abimin ilk korumasıyım beni kardeşi gibi görür ben olmazsam o olmaz' derdi sürekli ama bir zaman sonra Buğrayı kardeşi gibi görmeye başladı hatta bazen beni unutup Buğrayı korurdu. Ama onu böyle sevmesi benim için güzel bir şey bir ailede gibi hissediyorum kendimi. Her neyse güzelim sen burda iyice dinlen ondan sonra normal odaya alın sonra sana bol bol sarılıcam." Dedim avuç içini öpüp çıktım dışarı.

Mehmet ve Buğra koşarak yanıma geldiler hemen dolmuş gözlerimi sildim ve onlara baktım. "Abi yengem nasıl iyi mi?" Dedi Mehmet.

"Mehmet merak etme iyi yengen." Dedim yengen kelimesine baskı yaparak. İkisi de Alya'nın iyi olduğunu duyunca gittiler. Şaka gibi sanki patronları Alya.

Aradan koskoca 2 gün geçti ben her gün Alya'nın yanına girip onunla uzun uzun konuşuyordum tabi o cevap vermiyordu ama yine de konuşuyordum. Bu gün sonunda Alya'yı normal odaya alıcaklardı sonunda istediğim gibi görebilecektim Alya'yı. 2 gündür Alya'ya uyuması için ilaç veriliyordu ama doktorlar artık uyanmasın da sakınca görmediği için ilacı da bırakmışlardı dün gece.

"Mehmet gel aslanım buraya. Git markete çikolata, dondurma yiyecek içecek bir şeyler al. Parayı sorun etme al şu kartı git ne alıyorsan al. Ha birde 99 tane gül al gel. Hadi aslanım çabuk." Dedim ve gönderdim 100 tane gül değil 99 tane aldırmıştım çünkü güllerin sahibi gül demetini 100'e tamamlıyordu.

Sonunda Alya'yı normal odaya almışlardı ve kontrolleri yapılıyordu bende bitmesini bekliyordum. Mehmet daha gelmemişti. Sonunda doktor çıktı. Ve konuşmaya başladı. "Hasta 1-2 saate uyanır uyandıktan 8 saat sonra bir şey yiyip içmesin. 8 saatin sonunda hafif olacak şeyler yiyebilir. Eğer hastada bir sorun çıkmazsa yarın akşamda taburcu olur. Tekrardan geçmiş olsun." Dedi ve gitti.

Ve bizde bölümü burda bitirdik uzun aradan sonra bölüm gelmesi değişik oldu ya. Hayatımda sorun yoktu ama yazamıyordum zaten notlarım kötü gelince moralim düştü ve hiç bir şey yapasım gelmedi sadece kendimi derslere adadım olabildiğince. Bunuda zor yazdım ama sizi çok fazla beklettiğim için yazmak istedim biraz olsun hayatımı düzene sokmaya çalışıcam hayatım düzene girdikten sonra her şey düzene girecek emin olun. Bu arada yeni bir hikaye yazmaya başladım kendi kafamda bitti dediğim an bölümleri atmaya başlicam. Sizleri çok seviyorum kendinize iyi bakın. Eğer içinizden geliyorsa yorum ve oylamayı unutmayın. Öpüldünüzzzzz 💋💋💋🖤🖤🖤

DÖVMECİ KADIN +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin