Babalar kızlarını severdi değil mi?
Sevmezmiş.
Mektuplar her zaman, gönderemeyeceğini bile bile yazmak için kullanılan, içini rahatlatmak için yazdığın kağıttan ibarettir.
◆
Ben bu mektubu sana yazıyorum Baba, gözlerim yaşlı, iskeletten farkım olmayan bedenimle, ellerimle, parmaklarımla. Sahiden Baba vücudum değersiz bir çöp kadar mıydı senin gözünde? Yoksa benim gözümde olduğu gibi çöpün ta kendisi miydim? Bedenimi sevmeyi yıllarca denedim. Bana sıska dediniz, üflesem uçacak dediniz, oysa ki benim yaşadıklarım siz ne kadar, üflerseniz üfleyin, beni ayakta tutan şeylerdendi. Bir çocuk ağlayınca Annesini isterdi, ben ise seni istedim Baba. Özür dilerim, kendimden. Çocuklar ağlardı, çocuklar teselli edilmeyi bekleyen küçük yaratıklardı, öyle demiştin değil mi Baba? Ben bir erkeğin dokunuşundan yıllarca kaçtım, bir erkekle aynı ortamda bulunmaktan çok korktum, kendimi korumak için çok küçük değil miydim?
Gözyaşlarını kurutacağım benim küçük kızım ağlamasın demiştin, oysa ki o gözyaşları senin yüzündendi.
Senin yaşadığın şeyler vardır elbette. Ama her ne yaşarsan yaşa Baba, küçük bir kız çocuğu ölümü dilememeliydi. Bir insanın yaşama sevincini almak, bu dünyada ki en büyük cinayetti.
Sahi Baba sen hiç çocuk oldun mu? Seni de ailen beni büyüttüğün gibi mi büyüttü yoksa? Seni düşünmek, ne halde olduğunu bilmemek çok üzüyor beni. Sana kızgın değilim, geçerli bir sebebin vardır, Annem öldü Baba. Ben ailesiz kaldım. Ben birine aşık oldum Baba biliyor musun? Sıcak çay bile ısıtmazdı beni, ellerim hep üşürdü; ama o geldi. Çay içmesem de, ellerim ellerini tutmasa da ısıttı beni. Baba küçük kızın aşkı öğrendi. Ama sen burada olsaydın aşık olmayı bile beceremezdin deyip kızardın bana. Olsun en azından benimle konuşurdun. Kızsan da bana önemli değil, yanımda ol.
Bazen senden nefret bile edemiyorum. Zihnime senin bıraktığın travmaların kırıntıları canlanıyor, o zaman başlıyorum senden nefret etmeye. Bazense seni içimde affediyorum. Neden sana karşı bu kadar tutarsızım bilmiyorum. Hem seni seviyorum, hem de ölmeni diliyorum. Ölmedin değil mi Baba? Yaşıyor değil mi bana acı veren adam? Acı vererek beni güçlendiren adam. Acı güçlendirdi beni, sen ise benim, en büyük acımdın.
Baba biliyor musun? Ben psikoloji okuyorum, insanlara yardım edebileceğim. İçimdeki çocuğa yardım edemedim, ama insanlara yardım edebiliyorum. Yanımda olsaydın başlardın konuşmaya; "Mina sen savcı olacaksın, psikoloji nereden çıktı? İnsanların derdi sana mı düştü," derdin. Ben ise, "İnsanları duyabiliyor isem neden kulak tıkayacağım ki?" derdim. Susardın. Gene haklılığım yüzünden susardın.
İçimdeki ürpermeler, banyodan hala korkmam, insanlar. Haftada bir kez banyo yapardım ben, gözlerimi kapatmadan, gözlerim yanardı şampuandan. Çocuklar karanlıktan korkardı, ben neden tekrar dövülmekten korktum? İnsanların kirli elleri her gün banyo yapmama sebep oldu. Kirli hissediyorum, temizlenemeyecek kadar kirli. Bana banyo yaptıran bu olmamalıydı, bu bedeni kirletenler yüzünden değil, travmam iyileştiği için banyo yapmayı dilerdim. Bende bıraktığın travmalar güzel anılardan fazla Baba. Küçük bir çocuk sence bunları hak etti mi? Özürler, hediyeler her zaman boştu. Bir insanı kırdıktan sonra ne yaparsan yap boştu. Kalp kırılırsa onu sevgi bile iyileştiremezdi. Sahi Baba ellerimdeki kendi kanım beni katil yapar mıydı?
Baba bir tek senin bedenin beni kirli hissettirmiyor. Sana sarılınca çok mutlu oluyorum. Sana hep sarılsam, o zaman belki iyileşirim. Asıl ilaç insanlardı. Mutluluk hep dilediğim bir şeydi. Baba ben mutlu olmaktan çok yoruldum. Saatlerce ağlayıp, sonrasında hiç bir şey olmamış gibi insanlarla konuşmaktan çok yoruldum. Baba ben istesem de mutsuzluğumu dışarıya vuramıyorum, bazen sinirden çok gülüyorum o da deli olduğumdan değil. Sürekli mutlu ve pozitif olduğum için vücudum bile artık buna dayanamıyor. Göster artık duygularını, saklama diyor. Ağla diyor bana içimdeki ses ağla. Büyüme artık diyor, yeterince büyüdün.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
FARZ-I MUHAL
Fiksi RemajaAcı güçlendirdi beni, sen ise benim en büyük acımdın. Alper ve Emina Psikoloji 3.sınıf öğrencisidir. Birbirini 17 yaşından beri tanıyan iki kişi, Alper'in hafızasını kaybetmesi ile Emina'yı unutur. Aynı üniversitede olunca tekrar ona aşık olur. Fak...