19. Samael

182 10 2
                                    


Jungkook acıyla bana bakarken dudaklarından çıkan şeyleri duymakta güçlük çekmiştim,

" İçeri geçebilir misin? "

Kafamı olumsuz anlamda sağa sola salladığımda tekrar gözlerini yumup kafasını geriye attık.

" Sana samaelle mi saldırdı? " Jimin hala benim kollarımı tutuyordu. Ama sanırım bu defa o da şok olduğu için beni bırakmayı unutmuştu.

Samael de neyin nesiydi?

Kafasını olumlu anlamda sallamıştı bu defa da. Konuşacak hali bile yoktu.

" Niye söylemiyorsun? Niye en başından bize söylemiyorsun? Ya geç kaldıysak? "

Neye geç kalmışlardı?

" Ne yapacağız? Ne yapmamız gerekiyor?" Jimin'in boşluğundan faydalandım ve kollarından kurtulup Jungkook'un yanındaki boş olan kısma geçtim.

" Sen hiçbir şey yapmayacaksın." Kesik kesik anlayabiliyordum söylediklerini.

Bu da benim bir şey yapabileceğim anlamında geliyordu.

Merakla Tae'nin suratına baktım. O da benim gözlerime bakıyordu. Tae de ağlamak üzereydi. Nesi vardı bunların böyle? Ne olacaktı?

" Nesi var niye kimse bir şey söylemiyor? " Bağırarak baktım ikisine de. Jimin tedirgin bir şekilde yüzüme bakmaya başladı.

" Ölüyor. "

Kaşlarımı çatıp anlamadığımı belirtip kafamı sağa sola sallayarak Jimin'e bakmaya devam ettim.

" Bir vampiri öldürebileceğin en etkili ve en kolay şeydir samael. Bıçak. Saplandığı yerde acı olur sadece. Derinden hissettiğin. Sonrasında yavaş yavaş bütün vücuduna yayılır o acı. Sonrasında da yavaş yavaş çürürsün. Çürüdüğünü hissettirerek öldürür."

Jungkook hala acıyla kıvranıyordu yanımda. Ne yapabilirdim? Ne yapacaktık?

" Ne yapacağız Jimin söylesene? "

" Çoktan başlamış. Bu saatten sonra getirteceğimiz hiçbir şey etki etmeyecek Jungkook. Bir şey dışında." Tae son cümlesini benim gözlerime bakarak söylemişti.

" Ne o? " Anlamamıştım. Çözümü bende gibiydi.

" Hayır. " Jungkook'un sesi çok kesin çıkmıştı. Bu kadar yüksek çıkmasını beklememiştim açıkçası.

" Taze, işlemden geçmemiş insan kanı." Jimin'in sesiyle kafamı ona çevirdim. 

" Tamam ne gerekiyorsa yapalım. Hadi. Nasıl yapacağız? Ne yapacağız? " O zamana kadar ağladığımı fark etmemiştim. Cümlelerim arasında hıçkırdığım zaman fark edebilmiştim.

" Hayır dedim. " Jungkook yerinden kalkmaya çalışırken hala hırıltıyla bağırıyordu. Başarısız olup geri yerine çöktü.

" Ne yapacağım söylesenize, ne yapacağım!? " bu defa ben bağırmaya başlamıştım Jimin ve Tae ikilisine bakarak.

" Kanını Jungkook'un yarasının üzerine akıtacaksın. Sonra senden beslenmesine izin vereceksin. Onun yarasına bulaşan kanınla beslendiği kanın, onun vücudunda birleşmesine izin vereceksin."

Masadaki meyve tabağının yanında duran bıçağı elime alıp Jungkook'un karnının üzerine götürdüm kolumu. Gözleri açık değildi.

" Gidin. " Jungkook yorgun sesiyle talimat vermişti. Şu aşamada bile hala bana zarar verme ihtimallerini düşünüyordu.

Sevgili Vampir Sevgilim | JJKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin