Jimin daldığı anılardan uyandı, anlaşılan yatakta anılar ile boğuşurken uykunun kucağına bırakmıştı kendini. Dirseklerinden destek alarak doğruldu ardından sırtını dikleştirdiği yastığına dayadı. Beli hâlâ ağrıyordu ancak dün akşam ki kadar büyük bir ağrı yoktu.
Komidine bıraktığı telefonunu aldı ve gelen mesajlara baktı. Yoongi her zaman olduğu gibi bir şey yazmamıştı.
İçinde umutsuzluk barındıran derin bir of çekti Jimin ardından kalkıp lavaboya yöneldi. Aynadan yüzüne baktı, ağlamaktan gözaltları mosmor olmuş ve iyice şişmişti. Zoraki bir biçimde gülümsedi ancak gülüşünün yüzünde birkaç saniye durabilmesi bile mucizeydi. Ablası ve annesine ne açıklama yapacaktı?
Babasının ölümünden sonra çok şey değişmişti. Annesi bazen geç saatlere kadar çalışıyor, ablası ise eve dönmek bilmiyor, bazenleri iş yerinde sabahlıyordu.
Annesinin ve ablasının çalışmalarını karşılıksız bırakmak istemiyordu. Onun ise elinden gelen tek şey çalışmaktı. Fakat ona göre yaptığı tek şey salak sevgilisinin peşinden koşaktı. Jimin omzuna attığı yüklerin farkında bile değildi. Sabahlara kadar çözdüğü testleri, denemelerden getirdiği mükemmel sonuçları hiçe sayıyordu.
Jimin şakaklarını ovdu ardından suyu açıp yüzüne biraz su çarptı. Bu ona az da olsa iyi gelmişti. Bu sefer sabunla denemek istedi, eline bir yüz yıkama sabunu aldı ve ıslatıp iyice yuvarladı. İyice köpürmüş ellerini görünce sabunu bırakıp yüzüne sürmeye başladı, yüzünün iyice köpüklendiğinden emin olduktan sonra suyu açıp önce ellerini yıkadı ardından yüzüne birkaç defa su çarptı.
Tertemiz olan yüzüne bakıp memnun bir şekilde gülümsedi, dişlerini kahvaltıdan sonra fırçalama kararı alıp lavabodan ayrıldı. Aşağı hızlı adımlarla indi ve gülümseyerek ablasının yanına koştu.
"Günaydııınn!" sesi tüm evde yankılanmıştı, yemek yapan annesi sesle irkildi ve arkasını döndü.
Ablası ise odasından çıkıp bağırdı.
"Park Jimin!" Ablasının bağırışına karşılık Jimin kahkaha attı ardından aylardır açılmayan kapı açıldı ve bir bağırış yükseldi.
"Abi kes sesini!" Jimin irkildi ve gözleri büyüdü,
"JiHyun?" Jimin'in kalbi yerinden çıkacak gibi olmuştu.
JiHyun kocaman bir gülümsemeyle alt kata koşarak indi ve Jimin'e sarıldı.
"Ben geldimm!" Jimin kocaman gülümsedi.
"Ne zaman?" JiHyun kıkırdadı.
"Dün gece sen uyurken geldim. Ablam ve annem ile planladık!" Jimin mutlulukla elini kardeşinin saçına daldırdı ve iyice karıştırdı.
"Vayy, abi dedin bana?" JiHyun dudak büzdü.
"Dedim işte ya. Bana bak Park Jimin! Annem ve ablamı o şişmiş gözaltlarınla üzmeyi kes! Ne olduysa toparlan artık, ben geldim!" Jimin afalladı ardından kahkaha attı. İyice kısılan gözlerine hayranlıkla baktı kardeşi.
-
Yoongi huzursuzlukla kıvranarak uyandı, telefonuna gelen aramalara baktı.
Sevgilim kişisinden 15 cevapsız arama.
Hassiktir diye geçirdi içinden.
Hobi kişisinden 20 cevapsız arama.
Hoseok'un cevapsız arama bildirimini kaydırıp sildi ardından Sevgilim yazısına tıkladı ve çaldırmaya başladı. Araması cevaplanınca gülümsedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
are you falling in love? | yoonmin
CasualeYoongi ve Jimin sevgiliydi, ancak Jimin'in bilmediği bir gerçek vardı. # 5 - yoonmin