Cümleye nasıl başlayacağımı bilemiyorum. En doğru cümleleri seçip ona öyle cevap vermek istiyordum. Seçmeye çalıştığım şey doğru cümleler miydi yoksa kalbimin sesini bastırmak mı doğrusu onu bile bilmiyorum. O her şeyin en iyisini en güzelini hak ediyordu benim gözümde. Benim gibi daha ne istediğini bilmeyen bir kadın onun için doğru bir seçim değildi bunu ona yapamazdım bu ona haksızlık olurdu. Ama tüm bunları düşünürken ona çoktan aşık olmuştum. Daha bugün ona aşık olduğumu kendime itiraf edebilmiştim ve aynı gün içinde çıkma teklifi almıştım. Her şey daha çok yeniydi daha birbirimizi tanımıyorduk nelerden hoşlanıyordur, en sevdiği renk neydi, en sevdiği kitap, en sevdiği roman ben bunların hiçbiri bilmiyordum en önemlisi kaç yaşında mesleği ne ben daha bunları bile bilmezken ona ne cevap verebilirdim ki... Ne diyeceğimi bilemez bir biçimde Akgün'ün yüzüne bakmaya devam ediyordum. Kafam da doğru cümleleri seçip konuşmaya başladım.
"Akgün bak sen çok iyi bir adamsın çok temiz kalplisin benim gözümde ama ben bir ilişki için hazır değilim daha birbirimizi tanımıyoruz. Ben yaşadıklarımdan ötürü kimseye kolay kolay güvenemiyorken daha seninle birlikte olmamam bu sana haksızlık olur. Akgün senden çok çok özür diliyorum ama ben yapamam." dedim.
Sol gözümden bir damla yaş düştü. Elimin tersiyle sildim Akgün'e baktım hayal kırıklığıyla bana bakıyordu.
" Sende haklısın yaşadıkların hiç kolay değil seni de anlıyorum ama bize bir şans versen en azından denesek olmasa yapamadık deriz en azından ha prenses . "dedi.
" Akgün bak ben seni kırmak istemiyorum ama her şey için çok erken ben daha senin kaç yaşında olduğunu ne işle uğraştığını nelerden hoşlandığını bile bilmiyorum bu şekilde birbirimizi çok üzeriz. "dedim
" Ben çok aceleci davrandım kusura bakma hayatın da sana başarılar dilerim. "dedi. Ve gitti.
Öylece gitti...
Beni öylece bırakıp gitti...
Cidden gitti mi ya...
Hiç savaşmıyacak mıydı???
Bahsettiği aşk, sevgi... Bu kadar mıydı??
Haklıydı bir şey demeye hakkım yoktu belki ama kendini benim yerime koyup anlamaya çalışmalıydı. En azından bunu hak ettiğimi düşünüyorum. Hiç kolay şeyler yaşamamıştım kendini bir benim yerime koysa herşeyi anlayacaktır ama o bunu yapmıyordu. Yapmayı bırak bunun için çabalamıyordu bile.
Yaşadıklarım hiç kolay değildi ben ister miydim ki böyle olmasını Akgün benim hayatıma çok yanlış bir zamanda hayatıma girseydi herşey çok başka ve çok güzel olurdu belki şuan da evli bile olabilirdik çocuklarımız dahi olabirdi ben Akgün'ü çok seviyordum ama yapamazdım hazır değildim ona da kendimede bu kötülüğü yapamazdım.
Dizlerimi kendime çektim ellerimi Dizlerimde birleştirdim başımı dizlerime koydum istemsizce ağlıyordum.
Akgünle ilk karşılaştığımız günü düşündüm ne de güzel bir karşılaşmaydı istesem böyle güzel bir karşılaşma düzenleyemezdim size sıradan bir karşılaşma gibi gelebilirdi ama benim için kendiliğinden gerçekleşen herşey çok ama çok daha güzel geliyor.
🦋⏳🦋⏳🦋
Aradan bir ay geçmişti ve ben o zaman diliminde Akgün'ü hiç görmemiştim.
Hiç arayıp sormamıltı bende aramaya cesaret dememiştim. Acaba aramamız beklemiş midir?
İyi hoş her ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Ama kimin umurunda.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
~Eftalya ~
Teen FictionHayat hiç beklemediğin bir anda bir şans sunar sana. Efil içinde öyle olmuştu hiç beklemediği bir anda ona nefes olacak onu yeniden hayata döndürecek kişiyi bulana kadar ~~~