4-İlk İstikamet:Tokyo

512 45 14
                                    

Lütfen yorum yapalım gençler.. (tabi yine kimse beni siklemiyo ama : ) yine de seviyorum sizi)

*******

Uçakta anons yapıldıktan birkaç dakika sonra uçak durdu ve yolcular inmeye başladı. Biraz kalabalık olan yerde yürürken istemeden bedenlerimiz Asya ile fazla yakındı. Ama bunu ikimiz de pek takmadık.

Bir adamın Asyaya uzun süre baktığını ve elini Asyaya doğru uzattığını görünce Asya'ya fark ettirmeyecek şekilde ileri doğru ittim ve adama döndüm. Asya hala onun arkasında olduğumu sandığı için farketmemişti.

''Bi sorun mu vardı beyefendi?'' Adamın türkçe bildiğine emin olmadığım için Japonca konuşmuştum.

''Hayır?''

''Önümde ki sarışına gereğinden uzun baktığınızı farkettim de, bir şey mi düşürdük?''

''Hanımefendiye bir kahve ısmarlamayı teklif edeceğim de size noluyo? Arkadaşı falan mısınız?''

''Kız arkadaşıyım'' dediğimde adam pardon deyip başka bir yöne doğru gitmişti.

Ama bu neydi şimdi? Niye adamı uzaklaştırdım ki? Belki Asya tanışmak ister. Ama adam belalı gözüküyor. Ee ben değil miyim asıl bela?

Etrafıma bakıp Asyayı aradığımda yokluğumu fark ettiğini ve beni aradığını gördüm. Arkasından yaklaşıp ''Beni mi arıyon gı?'' diye sordum mükemmel şivemle. Ama o aniden gelen sesten korkmuş olacak ki beklenmedik bir tepki verdi. Yani insanlar bir sesten korktuğunda ürkerler değil mi? Ben yumruk yedim. Aniden arkasını dönüp çeneme yumruğunu geçirdiğinde kafam diğer tarafa doğru gitmişti.

''Acıdı...'' diye mırıldandığımda Asya ne yaptığını yeni farketmiş olacak ki hızla yanıma geldi ve elini çeneme koydu.

''Ayayayay pardon çok pardon Zerya iyi misin?''

''Ya sesimden de mi tanımadın zalımın kızı.'' Çenemi biraz yokladıktan sonra kafamı kaldırdım.

''İyi misin?''

''Hıhı'' diye mırıldandım. Konuşabileceğimden emin değilim. ''Hadi gel gidelim.'' dedikten sonra içi rahatlasın diye gülümsediğim de pek rahatlamasa da önüne döndü ve dakikada bir bana bakarak hava limanından çıktık.

Ayarladığım araba bizi gelip almıştı. Arabada otururken Asya bana döndü ve konuştu.

"Sahi ben sormadım hiç, hangi şehir burası?" Dediğinde ona döndüm konuştum.

"Tokyo, Japonya'nın başkenti" dediğimde hiç beklemediğim bir şekilde çığlık attı ve tamamen bana döndü.

"ŞAKA??" Ben ona garip garip bakarken o güldü ve konuştu. "Ben eskiden çok merak ederdim orayı. Tabi hala merak ediyorum orayı ama 10-11 yaşında takmıştım oraya. İlk defa oraya gidiyorum." Dedi sırıtarak.

"Senin için ilk olduğuna sevindim" dediğimde gülümsedi. Tokyo hakkında ona bilgi vermek için ağzımı açtığımda cebimde ki telefon çaldı.

Annem... Eğer ki açmazsam ebemi sikebilir o yüzden açtım. Annelerden korkun.

"Efendim anne" dediğimde bir süre ses vermedi.

"Salaksın gerçekten." Dediğinde anladım arama sebebini. Sesi hem güçlü hem de çok güçsüz çıkmıştı.

"Nasıl? Yani benden şüphelendiniz mi de araştırdınız?"

"Hayır... Şüphelenmedik. Bizim çalışanlardan biri arabanı almaya gitti havalimanından. O sırada dosyayı görmüş. Cidden nasıl o dosyayı unutmak gibi bir aptallık yaptın anlamıyorum. Ve kızımın salaklığına üzülsem mi sevinsem mi onu da bilmiyorum. Eğer öğrenmeseydim asla söylemeyecektin değil mi?"

Yolculuk gxgHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin