|4|

10 0 0
                                    

Hayat aynı hayat sadece zaman ilerliyordu.İnsanlar aslında değişmez yaşadıkları değiştirir insanları.

Yine sabahın erken saatlerinde kalmıştım.Saate baktığımda 06:13'tü bu duruma alışık oldugum için elimi yüzümü yıkamak için banyoya girdim.

Elimi yüzümü yıkadım ve üstümü değişmek için valizi yatağın üstüne koydum.Valizden siyah crop,siyah pantolon ve beyaz gömlek çıkardım.

Üstümü degiştikten sonra düzleştiricimi prize taktım.Kısa sürede saçlarımıda düzleştirince hazırdım.

Çantamın içine airpods'um,ilaçlarımı,şarj aletimi ve birkaç gerekli şeyide koyunca koluma taktım.

Odanın anahtarını alıp dışarı çıktım.Saatin çok erken olmasından kaynaklı kimseyi arama gereği duymadım.
Yalandan yere insanları uykuların etmeye gerek yok. Araba nerdeydi,anahtarı neredeydi hiçbir fikrim yoktu.

Dün gece yaşananlardan dolayı ve üstümün ince olmasından dolayı motor'a binmek istemiyordum.Otelden çıkınca yürümeye başladım.

İzmiri az,çok biliyordum.Ve buraya yakın tonton bir amcanın fırını var.Yalan yok simitleri mükemmel.Fırına yaklaşık 15 dk içinde gidicegim için belkide pek yakın değildi.

Yürürken hem etrafa bakınıyor hemde şarkı dinliyordum. Belki size saçma gelebilir fakat bazı kişiler insanlarda bulamadığı mutluluğu şarkılarda bulur.

Biri omuzuna dokununca arkama döndüm.Bu dünkü çocuktu.Rüzgar.Kulaklıklarımı çıkarıp ona bakmaya devam ettim."Dün pek iyi gözükmüyordun nasıl oldun"diye sordu.

Cidden ben iyi miydim yoksa kötü müydüm."Daha iyi galiba sen beni hastaneye götürmüşsün teşekkür ederim" dedim."Herkes aynısını yapardı önemli değil"dedi.Fakat herkes aynısını yapmazdı o'da biliyordu bunu.

"Saat daha çok erken nereye gidiyorsun"diye soru sordu. "Genellikle erken uyanırım o yüzden bana saat fark etmez" dedim ve devam ettim "yakınlar yani pek yakın değil fakat Mustafa amcanın fırını var belki bilirsin küçük bir yer" dedim."Evet biliyorum orayı"dedi "oraya gidiyorum istersen sende gel simitleri mükemmel"dedim gülümseyip.

Olur anlamında kafasını sallayınca kulaklığımın birini ona uzattım."Dinlemek ister misin" diye sordum."Olur"diyip kulaklığı kulağına taktı.Karışık moduna alıp bir şarkı açtım.

Hem sohbet etmiş he,de sessizliği dinlemiştik.15 dk sonra bahsettiğim Mustafa amcanın fırınına gelmiştik.Kapıyı açınca kapının üstünde duran zil ses çıkarmıştı bu sebepten dolayı Mustafa amcanın bakışları buraya döndü.

"Hoşgeldiniz" dedi ve beni dikkatli inceledi."Verda?" Dedi soracağına "ben geldiim"dedim eskisi gibi neşeyle.Rüzgar bize  aramızda ne geçtiğini anlamak istermiş gibi bakıyordu.

"Hosgeldin Verda nerdesin bunca yıldır"diye sordu.Ne sen sor Mustafa amca ne ben söyleyeyim."Biliyorsun babamın  vefatından sonra daha buraya gelmedim"dedim ve devam ettim."Hem benden kurtulmuş oldun oh sana iyi oldu"dedim dalga geçerek.

"Öyle deme kızım özledik seni gel bir ara Sema teyzenin yanına seni çok sordu"dedi.Başımla onaylayıp cam kenarındaki masaya geçtim.Çantamı bırakıp kasanın oraya  geçtim.

Bura kafe gibiydi.Tabak alıp simit ve birkaç tane kurabiye koydum."Tonton kahven varmı" dedim gülümseyerek .
Burda hep gülerdim bana huzur veriyordu."Ayıp ettin Verda olmaz mı"dedi mutfak kısmını göstererek.

Kahveleride doldurup masaya geçtim kahveleri bırakıp koşup tabakları aldım."Koşma kızım düşüceksin"diye azarladı Mustafa amca.

"Eskisi gibi sakar değilim" dedim bezmiş bir ses tonuyla. Burda çok anım vardı."Kesin öyledir" dedi. "Yaa demek öyle inanma sen bana Kuzeye sorarsın"dedim.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 18, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ÇIĞLIKLARIN İÇİNDEKİ SES Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin