Dün gece bazı şeyler düşündüm ve planlar yaptım. Bunların doğrultusunda bugün okul çıkışında otobüs durağına yürürken Tolga ile aramızda bir konuşma geçti.
- Günün nasıl geçti Tolga neler yaptın?
- Hiç hep aynı şeyler. Dersler, teneffüsler falan...
- Teneffüslerde ne yapıyorsun? Fazla görmüyorum seni
- Oyun falan oynuyoruz
- Neler oynuyorsunuz?
- Top oynuyoruz, veya yakar top, köşe kapmaca falan
- Hııı çok sıkıcı oyunlar
- Başka ne var ki?
- Var ama sen güçsüzsün oynayamazsın
- Hiç te bile. Ben güçlüyüm.
- İyi o zaman eve gidince bize gel anlatırım
- Tamam hadi bakalım.Planımın ilk adımını böyle attım.
Eve gelir gelmez üzerimi değiştirdim. Külotum olmadan eşofman takımımı giydim. Sonrada bir tost yapıp yedim.
Salona geçip oturdum. Yarım saat kadar sonra kapı çaldı. Gelen Tolgaydı.
- Pelin abla şu oyun meselesini merak ettim. Anlatsana lütfen.
- Tolga bak gerçekten güçlü insanların oynayabileceği bir oyun bu
- Tamam ya gerçekten bende güçlüyüm. Anlat oynayalım görürsün
- İyi peki. Bak şimdi bu oyunun adı üst üste binmece oyunudur.
- Nasıl oynanıyor peki bu oyun?
- Birisi yatar. Diğeri onun üzerine biner. Alttakini nefessiz bırakmaya çalışır. Nefessiz kalan kaybeder. Böyle bir oyun işte
- Hahahaha böyle bir oyunda ben mi güçsüz olacağım? Çocuk işi bu. İstediğin zaman oynayalım da gör gününü
- İyi peki oynayalım bakalım. Önce ben altta olayım o zaman da gücünü görelim.
- Olur yat bakalım.Bu "yat bakalım" lafı nedense beni çok tahrik etti bir anda.
Oturduğum yerden kalkıp yere halının üzerine yattım. Popom tavana bakıyordu.
- Gel bakalım.
Dudaklarımdan dökülen bu "Gel bakalım" lafı da Tolga' nın "Yat bakalım" ı kadar etkileyici geldi bana.
Tolga da kalktı, yanıma geldi, bacaklarını açarak diz çömeldi ve üzerime yattı... Bu hareketin hayatımda bir dönüm noktası olduğunu düşündüm. Bir erkeğin ağırlığını hissetmek çok değişik bir şey. Şuursuzca debelenmeye, beni nefessiz bırakmaya çalıştı. O gayret ettikçe bende direnir gibi kalçalarımı havaya diktim ve ona bastırdım.
Kısa bir süre sonra beklediğim şey olmaya başladı. Popomda Tolga ya ait olan bir sertlik hissetmeye başladım ve o sertlik hızla arttı ve büyüdü. 5 dakika kadar devam ettik. Bu süre boyunca hem o an ı hem de otobüste o çocuğun bana yaptıklarını düşündüm. Sonra hem abartmamak hem de kendimi naza çekmek için.
"Tolga yeter bu kadar. Başka zaman devam ederiz. Derslerim var" dedim. Tolga kalktı üzerimden.
Ama suratı asıktı.
Tolga gidince boşalana kadar kızlığımı ve arkamı okşadım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Günlüklerim (Gençlik ve Bekarlık)
No FicciónEn özel günlüklerimi sizlerle paylaşıyorum.