5. Bölüm

8.7K 285 103
                                    




"Kalk! Kalk! Kalk!"

Aşina olmadığımız bir sesle uyanmıştık. Genelde Hasan'ın sesiyle güne başlardık.

Gözlerimi açıp kendime ayılmaya çalışırken diğerlerinin de benden farkı olmayarak bağıran kişiye şaşkın bakışlar atıyorlardı. Bende bakışlarımı sesin sahibine çevirdiğim zaman Atakan Binbaşıyı gördüm.

Herkesi sırayla gözden geçirdi.

"10 dk içinde eğitim sahasında olun! Geç kalanı affetmem!"

Ve arkasını dönerek koğuştan çıktı. Herkes onun hakkında konuşarak kimisi giyinmeye kimisi de tuvalete gitmişti.

Acaba bizim yeni komutanımız o muydu? Ama neden Hakan varken onu getirsinler ki başımıza? Neyse yanına gidince sorarım diyerek bende kalkıp geç kalmamak için hazırlandım.

Yaklaşık 7-8 dakikaya hazır olup hep birlikte dışarda sıraya geçmiştik. Biz sıraya geçerken yeni komutan gözünde güneş gözlüğü ile bizim olduğumuz tarafı izliyordu. En son kolundaki saate bakıp yanımıza adımladı.

"Günaydın asker!"

"Saol!"

"Ben binbaşı Atakan! Bundan sonra benim sorumluluğumdasınız! Hepinizle teker teker tanışıcaz."

Konuşurken eller arkasında önümüzde ileri geri yürüyordu. Ben en önde ortalardaydım. Ara sıra karşımda duruyordu ve tam yüzüme bakıyordu. Bense kısa boyumdan dolayı köprücük kemiklerine bakıyordum.

"Alışık olduğunuz eğitimleri gördüm ve beğenmedim! Ben burdaysam benim kurallarım geçer! Şimdi! Şınav pozisyonu. Al!"

Herkes ağızlarından küfürler homurdanırken artık eğitimlerin çok zor o geçeceğini anlamıştık. Hakan'ın eğitimleri de zor oluyordu. Ama bazen bana kıyamadığı için azaltıyordu. Şimdi bu yeni komutanla hiç şansımız yok gibiydi.

Daha ilk günden gözüne batmamak için hızlıca şınav pozisyonu aldık.

"300 şınav! Başla!"

Şimdiden Atakan komutanın annesiyle ve ebesiyle hasbihal eden asker arkadaşlarımla beraber başladık şınava.

Komutan aramızda dolaşıp formumuzu düzeltiyordu. Daha 100e yaklaşmışken resmen cebelleşiyorduk.

Bir kaç dakika sonra Hakan çıkageldi. Şu anda onu gördüğüme bu kadar sevinebileceğime inanamıyordum.

"Kolay gelsin binbaşım."

Atakan komutan kendini kaptırmıştı ki ,onun geldiğini farketmemişti. Ona dönerek yanına ilerledi ve bizi kenardan izlemeye başladılar.

"Saolun binbaşım."

"Nasıl gidiyor?"

"Aslında...çok hamlar. İyi bir eğitim görmeleri gerek. Eminim bir kaç aya mum gibi yaparım bunları."

Hakan'ın kaşları çatılmıştı bunu demesiyle ama bunu o görmüyordu. Sessiz kaldı ama sinirlenmişti. Resmen onun eğitim şekline ve komutanlığını hafife almıştı.

Sonra Hakan'ın bakışları beni buldu. Artık kollarımda derman kalmadığı için beni bu zulümden kurtarması için yavru köpek bakışlarıyla ona bakmaya başladım. Neyse ki Atakan komutanın gözleri bende değildi.

"Binbaşım ben Caner'i alıyorum. Bana lazım. İşi bitince gönderirim."

Atakan komutanın bakışları, önce Hakan'a sonra onun baktığı yere yani bana döndü. Sonra eliyle bana gel işaret yaparak yanına çağırdı.

Ben mutlu bir şekilde yanlarına ilerledim. Eğitimden kaytarmak en sevdiğim şeydi.

"Git bakalım Caner. Ama bununla kurtulacağını sanma. Telafisi olucak."

"Emredersiniz komutanım."

  Hakan arkasını dönüp binaya yürümeye başladı. Sırıtmamı saklamaya çalışarak Hakan'ı takip ettim.



••

"Mmmmh çok iyisin yavrum."

  Yaşlı gözlerle masasının altından ona baktım. O ise kafasını aldığı zevkle  geriye yaslamıştı. İki eli başımı sabit tutarken ağzıma hızlı hızlı girip çıkıyordu. Ağzımın kenarlarından salyalarım ve tükürüklerim akıyordu. Yüzüm nefessizlikten kızarmıştı. Ellerimi arkamdam normal deri kemerle bağlamıştı ona engel olmamam için. Artık nefes almak için savaşırken onun ağzıma boşalmasıyla rahatladım.

  Menilerini ağzıma bırakırken aletini çıkarttı ve kafamı serbest bıraktı. Hem öksürüp hem de derin nefesler alıyordum. O ise aletini baksırına yerleştiriyordu.

Gözlerimi kapatıp kendime gelemeye çalışırken havalanmamla şaşkınca bir çığlık attım.

  Beni kucağına çekip ellerimi çözdü. Sonra ne zaman aldığını bilmediğim peçeteyle yüzümü silmeye başladı. Bende kendimi ona bırakıp baygın bakışlarla gözlerine bakıyordum.

  Yüzümü temizlemesi bitince ensemden tutup çekerek kafamı omzuna yasladı ve saçlarımı okşamaya başladı. Kokumu derince soluyup;

  "Yavrum."dedi. Mayışık şekilde cevaplamaya çalışıyordum. "Hmmm" 

"Bebeğim."

"Hmmmm". Sızlanarak kafamı omzuna sürttüm. Omzuma öpücük kondururken bugün ona soracağım şey aklıma geldi.
"Hakan."

"Söyle yavrum."

"Neden sen değilde Atakan komutan eğitim verdi bize?"

  "Bende seninle onu konuşmak için çağırdım bebeğim."

  Bakışlarında hüzün artarken içim sıkıldı . Sanki  kötü bir his var oldu içimde.

"Ne oldu ? Kötü bişey mi?"
Endişem sesime de yansıyınca saklama gereği duymadım.

   Aniden dudaklarıma yapışıp derince öptükten sonra ayrıldı ve aniden beni dumura uğratıcak şeyi söyledi.

"Ben göreve gidiyorum."



————//————


E bi git artık Hakan

Yeter artık Hakan

Hakan sg Hakan



::

Hadi sağlıcakla 🫰🏻

ASKERİM - GAYHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin