12.BÖLÜM: "PERDE ARKASI"

27 5 7
                                    

Destekleriniz için teşekkür ederim.

Burada mısınız bilmiyorum ama iyi ki varsınız. Kocaman bir aile olmamızı çok isterim. <3

Lütfen oy vermeyi ve yorum bırakmayı unutmayın.

Keyifli okumalar!

Bölüm Şarkıları: Khalid – New Normal,

Sadie Jean – Locksmith

________


Hayatımızı yaşarken beraberinde verilen seçimler bizleri suçlu kılar mıydı?

Bazen verdiğim seçimlerden ötürü pişmanlık duysam da bazen de seçimlerimin arkasında duruyordum. Hayat çok garip. Ciddi anlamda yaşadığımız tüm bu süre boyunca seçimlerimizi kendimiz oluşturuyor ve iyi ya da kötü, sonuçlarına yine bizler maruz kalıyorduk.

İyi mi yapıyordum yoksa kötü mü bilmiyordum fakat elimden geldiğince doğruyu seçmek için çaba sarf ediyordum. Umuyordum ki, verdiğim seçimlerin sonucunda büyük bir pişmanlık duymayayım. Hoş, pişmanlık duysam da geriye dönüp hatalarımı düzeltemezdim.

Hiçbirimiz bunu yapamazdık.

Hayatımızı, geleceğimizi ve daha birçok şeyi bizler belirliyoruz. Bir birey olarak kendi seçimlerimizi uyguluyor ve sonrasında arkamıza yaslanıp sonuçlarını bekliyoruz. Şimdi de doğru bir karar verip vermediğimi düşünüyordum.

Şu anda kesin konuşamasam da sonuçlar illaki ileride tecelli edecektir.

Şimdiye dönecek olursam, Hakan'a gösterdiğim yanık izinden sonra bana sarılmayı denemişti ama ona izin vermemiştim. Bana acımasını istemiyordum. Hiçbir zamanda bana acıyan gözlerle bakmasını istememiştim. Beni tüm kalbiyle, saf ve içtenlikle sevmesini istemiştim. Gerçek bir aşkı tatmak ve yaşamaktı tek amacım.

Şimdi ise isteğim çok başkaydı.

Ondan küçük bir iyilik bile istemiyordum. Benimle konuşmasını, yüzüme bakmasını, benden söz etmesini, ya da en basiti adımı bile söylemesini istemiyordum. Ona karşı duyduğum bu derin öfkem dinmeyecekti. Hep içimde taşıyacaktım, unutacak olursam kendime hatırlatacaktım. Bana karşı gelen zaman dahi buna engel olamazdı.

Zaman hep iyileştirir derlerdi ya hani. Bu kez iyileştirmiyordu.

İyileşmeyi bırakalı çok olmuştu. Çok zaman geçmişti ama hiçbiri dinmemişti.

Hakan eve dönmemiz gerektiğini, ablasının ve belirli kişilerin beni özlediğinden bahsetmişti. Eğer buraya tek başına gelmiş olsaydı onunla asla geri dönmezdim. Beni kimin özlediğini bile umursamazdım. Ancak Athena ve Morpheus da yanında olunca kararımı eve dönmekten yana kullanmıştım.

Peşimden Atlas'ı da sürüklemiştim. Bana o kadar çok yardımı dokunmuştu ki onu geride bırakmaya gönlüm el vermezdi. Başta itiraz etse de onu bir şekilde ikna etmeyi başarmıştım. Birkaç eşyasının yanında oklarını ve yayını da almayı ihmal etmemişti. Çantasını ve diğer kalan her şeyi bagaja yerleştirmiştik.

Yol boyunca Hakan arabayı kullanmış, Morpheus ise yan koltukta oturmuştu. Ben, Athena ve Atlas arka koltukta ses çıkarmadan oturup dışarıyı seyretmiştik. Athena birkaç kez bana göz kırparak Atlas'ın ne kadar çekici olduğundan ve aramızda bir şeylerin geçip geçmeme ihtimali olabileceğinden söz etmişti.

Ona şakayla karışık kaşlarımı çatarak bakmıştım ve Atlas ile aramda hiçbir şey geçmediğini söylemiştim. O kadar kısık sesle söylemeye gayret etmiştim ki Athena bir yerde bağırarak beni duyamadığını söylemişti. Hakan da dahil arabadakiler dönüp bize bakmışlardı. Athena'nın koluna çimdik atarak sesini kesmesini söylemiştim.

KÜLLERİN DOĞUŞU - EPOCHAL (1. KİTAP) Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin