Başım çok ağırıyordu bu kadar çok ağrıdığını hatırlamıyorum, yataktan kalktığımda ufak bir sarsıntıdan sonra ayakta durmaya başarabilmiştim. Ayağı kalktıktan birkaç dakika sonra şiddetli bir çığlık duydum ve bir tane daha, bu ses çok acı verici çıkıyordu neler oluyordu, sanki evde eşyalar yerlerinden fırlayıp cam kırıklarına dönüşüyordu. Annem ve babam aklıma geldi aşağıya hızlı adımlarla koşmaya başladım merdivenin sonuna geldiğimde kendi kendime ''Aman tanrım bu...''kandı evet bir kan korku dolu bir şekilde ilerlemeye başladım ayaklarıma batan camlar canımı çok yakmasına rağmen umurumda değildi annem ve babam neredeydi, nereye kaybolmuşlardı kapı açıktı çıkmış olacaklarını umdum yoksa aklıma bu kanlarla ilgili kötü düşünceler geliyordu. Titreyen ayaklarım kapıya doğru yöneldi bu da neydi bir kadın vardı evet tam karşımda onu daha önce hiç görmemiştim ama çok güzeldi dalgalı koyu kızıl saçları belline kadar uzanıyordu, üstünde altın süslemeleri olan koyu yeşil elbisesinin yanında bir yırtmaç vardı. Bu yırtmacın elbisenin modeli olduğunu zannetmiyordum yırtılmıştı ve bacağı çok kötü şekilde kanıyordu bir anda bana koyu ela gözleriyle korku dolu bir şekil de baktı ardından tekrardan bir çığlık koptu az öncekilerden daha kötüsü kadın sesi duyar duymaz koşmaya başladı peşinden gitmem gerekiyordu yardıma ihtiyacı vardı. Şu an annem ve babam nerede ise çok kızgındım kapıdan koşarak çıktığımda etraf bizim evin dış ortamından daha garipti bir yere dönüştü, burası bir ormandı her türlü canlının bulunabileceği bir orman ellerim ve ayaklarım titremesine rağmen koşmaya devam ettim kadına çok sesli bir şekilde ''Dur dur, lütfen bekle yardım edebilirim'' kadının umurunda bile değildim koşarken ağlamaklı gözleri gözlerime değdi içim burkulmuştu bu zalimliği ona kim yapmıştı koştum daha hızlı koştum arkamdan adımı seslenen bir erkek sesi duyana kadar. Bu babamın sesiydi ''Açılay! gitme onun peşinden'' arkama dönme eyleminde bulundum ama önüme çıkan siyah, yumuşak bir cisme çarptığımı hissettim ve annemin adımı haykırışıyla uyandım ''Açılay, Açılay kızım uyan'' gözlerimi çok ağır hissediyordum ama bir şekilde açabildim kan ter içinde cümlesi şu anki hallimin beden bulmuş halliydi yatarken giydiğim kazak ter içinde kalmıştı ve daha önemlisi annem ve babam ikisi de başımda korku dolu gözlerle bana bakmaya çalışıyorlardı babam ''Sonunda küçük kızımız dünyaya dönebildi'' babamın bu durumu bile dalgaya vurması hiç hoşuma gitmemişti annem babamın koluna sertçe vurdu ''Gökmen susman bize daha çok yardımcı olacak sanırım'' annem benden bile daha çok endişeliydi normalde ailesi dışında herkese çok mesafeli olan ayrıca bir o kadarda ciddi olan annem böyle durumlarda çok tuhaf davranıyordu çok endişeliydi ama bu gayet normaldi ilk ve tek kızıydım ama babamın çok da umurunda olduğumu zannetmiyordum. Annem ağlamaklı bir sesle ''Yine mi başladı o kabuslar? hala devam ediyorsa neden bize söylemedin'' aslında bu hayallere alıştım bir süre çok uzun görmüştüm anneme dönüp ellerini tutup ellerinin buz kestiğini hissettim ya da ben çok sıcaktım ''Anne sadece bir rüya o kadar endişelenme sadece bir rüya'' annemi endişelendiremezdim canının yanması beni daha kötü yapardı ikisine de bakıp'' O kadar mesafeden nasıl sesimi duymayı becerdiniz hayret en son biraz paslandığınızı hatırlıyorum'' tabii ki babam hemen lafa atladı ''Biz o kadar yaşlı gösteriyor muyuz ya, en son senin peşinde koşuyorduk'' koca bir kahkahanın ardından beni azda olsa kaslı kollarının arasına çekip başıma kocaman bir öpücük kondurdu kulağıma eğilip ''Annen ve baban her zaman yanında, benim gözümde asla büyüyemeyen küçük kızım'' ne yalan söyleyeyim babam her şeyi dalgaya vurur ama asla bunu kötü niyetle yapmaz o kadar içim serinlemişti onların şefkatine o kadar çok ihtiyacım vardı ki o an onların dünyadaki en iyi ebeveyn olduğunu düşünüyordum, aslında her zaman öyleydiler.***
Çoktan yatağımı toplamış üstümü giyinmiştim bu saçma rüyalarım beni uyandırdığın da saat çok erkendi okula gitmek için baya vakit vardı o yüzden tüm işlerimi neredeyse halletmiştim odamda karışık bir şekilde açık olan onca kitapların başına geçtim açık olan kitaplar uzayla ilgiliydi benim gibi çok karışıktı bir ara bunları düşünürken ne kadara yorulduğumu hatırladım boş verip kapattım. Şu an zaten çok bulanık biz zihinle bu konulara kafa yormak benim için daha acı verici olur. Odama doğru yaklaşan ayak seslerini duydum babamdı bu, neden hala işe gitmemişti, aslında çokta doğal bir durumdu annem ve babam onları zorlayan bir işte çalışıyorlardı ikisinin mesleği de gökbilimciydi kulağa hoş geliyor aslında, uzayı bu kadar çok sevmemin bir sebebi de onlardı. Yanıma yaklaşan babama ''Baba neden hala işe gitmedin'' bana alaycı bir şekilde ''Senin de ilerde eğer böyle yaramaz küçük bir kızın olursa beni daha iyi anlayacağını umut ediyorum'' gerçekten her zaman onlar için baş belasıydım ama asla benim gibi bir çocuğum olsun istemezdim ayrıca çokta çocuk işleri umurum da değildi bunlar için bolca zamanım vardı. Babam bana dönerek ''Bugün okuldan sonra iş yerimize uğra seni annenle bekleyeceğiz'' dedi ve karışık masamın üstüne biraz para bıraktı, odadan çıktı. Neler oluyordu anlamıyordum ama bu saçma hayaller artık canımı çok sıkmaya başladı. Ayaklarımın altında sızlayan bir acı hissetim hemen bakmak için kendime doğru çektim ayaklarım küçük küçük kesilmişti ve çok acıyorlardı o an işlerin ciddiyetini daha çok anlamıştım bunlar rüyamda gördüğüm camların ayaklarımda bıraktığı acılardı ney seki göğsüme gelmemişlerdi yoksa daha çok acıtırlardı. Bir şey hissediyordum bir eksiklik her şeyimle bu eksikliği hissediyordum sebebi ve mantığını anlayamıyorum ama bir şey eksik aslında aileme bir şeyleri söylemememin sebebi bu eksikliğimi hissedip üzülmelerini istemiyorum bunu bende hak etmiyorum ama dayanacağım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karanlığın Ardındakiler
FantasíaYeni bir hayat, kimsenin bilmediği yeni bir evrende yılar öncesinden büyük bir patlama ile dağılan ve yozlaşan bir toplum, tekrardan birleşiyor ve yeni kral ve kraliçesini istiyor kötü planları olan bir ağabey, ve onun karşısında her şeyini yitirmiş...