Akmayan Gözyaşı

962 69 14
                                    

𝘽𝙪 𝙗ö𝙡ü𝙢𝙚 10 𝙤𝙮 𝙖𝙩𝙖𝙧𝙨𝙖𝙣ı𝙯 ç𝙤𝙠 𝙨𝙚𝙫𝙞𝙣𝙞𝙧𝙞𝙢.

(Bölümde sadece Akide ve Aksel kısmındaki bir yeri değiştirdim.Bölümü önceden okuyanlar sadece son kısımları okusa olur.)

Medya:Niklaus

Kedimin mırıltısıyla uyandığımda gözlerimi ovdum.Yataktan kalkıp pencereye doğru gittim.Dışarıya baktığımda karşı binaya birilerinin taşındığını gördüm.Bu sırada telefonum çalmıştı.Arayan Mirzaydı.

"Efendim abi?"

"Günaydın güzelim nasılsın?"

"İyiyim abi daha yeni kalktım."

"Anladım.Bir yaramazlık yok değil mi?"Abime olanları anlatmamıştım.Eğer olayları anlatırsam işlerin daha çok büyüyeceğini biliyordum.

"Hayır abi hiçbirşey yok."Bir süre konuştuktan sonra telefonu kapattım.

Bugün Gül Hanım ve Agâh Beyle Rehanın durumunu konuşacaktım.Hazırlanıp kahvaltımı yaptıktan sonra evden çıktım.

Çıktığımda karşı eve taşınanlara selam vermek için yürümeye başladım.Kapının önünde bir kadın gördüğümde ona doğru yürümeye başladım.Kadın benim geldiğimi görünce gülümsemeye başladı.Sanki beni tanıyormuş gibiydi.

Kadının aynı benim gibi turuncu saçları vardı.

"Merhaba canım."Kadın bunu söylerken 32 diş sırıtıyordu.

"Merhaba,hayırlı olsun."

"Ah saol canım teşekkür ederim."Kadına elimi uzatarak adımı söyledim.

"Bu arada ben Akide karşı evde oturuyorum."Kadın bana gene değişik bakıyordu.İçimden Allahım nedir bu değişik bakanlardan çektiğim dedim.

"Bende Orla memnun oldum."Orla ismini ilk defa duymuştum.Sanırım karşımdaki kadında bunu anlamıştı.

"Evet biliyorum ismim değişik geldi ben İrlandalıyım o yüzden ismim böyle."Orlanın çok güzel bir Türkçesi vardı.40lı yaşlarının başında gözüküyordu.

"Babam Türktü 6 yaşıma kadar Türkiyede yaşadım.Türkçem bu yüzden düzgün."Ona tam birşey söyleyecekken içeriden bir ses geldiğini duydum.

"Cá bhfuil tú mam?"(𝙉𝙚𝙧𝙚𝙙𝙚𝙨𝙞𝙣 𝙖𝙣𝙣𝙚?)

"Tá mé anseo mac."(𝘽𝙪𝙧𝙙𝙖𝙮ı𝙢 𝙤ğ𝙡𝙪𝙢)

İçeriden kıvırcık siyah saçlı bir çocuk bize doğru geliyordu.1.93 boylarında olmalıydı.

"Oğlum bak bu karşı komşumuz Akide."Çocuk bana bakarak içten bir şekilde gülümsedi.

"Merhaba ben Niklaus ama bana Nik derler."Çocuğun bozuk bir Türkçesi vardı.

"Tanıştığımıza memnun oldum artık ben gitsem iyi olacak."Orla bana telaşla baktı.

"Lütfen içeri gel sana birşeyler ikram edelim."

"Çok teşekkür ederim ama gitmem lazım."Onlara görüşürüz dedikten sonra otobüse bindim.Aklıma o kadınla ne kadar benzediğimiz gelmişti.İçimden umarım gene birşeyler dönmüyordur diye geçirdim.Otobüs durduğunda indim.Gül Hanım ve Agâh Beye haber vermemiştim.

Evin önüne geldiğimde kapıyı çaldım.Kapıyı Gül Hanım açmıştı.Beni görür görmez yüzüne bir gülümseme yerleştirdi.Gülümsemesi biraz sahte gibiydi.

"Merhaba Gül Hanım kusura bakmayın haber vermeden geldim."Bir anlığına yüzü sinirli bir hâl aldı ama hemen yüzünü düzeltti.

"Olur mu öyle şey kızım burası senin evin."

Akide ŞekeriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin