3 Bölüm 🍊

21 5 198
                                    


---

Nil 'den:

"Ben zaten ne diye şok oluyorsam ki, gelmene."

"Hoşbulduk Portakal Saçlı Kız," dedi sırıtarak. Kapıdan çekildim; o arada yüzünde gülücükler içeri girmişti. Annemin önünde durmuş, buketi uzattı...

"Nergis'im, sana senden daha güzel çiçek bulamadım," der demez annem saçma bir şekilde erimeye başladı ve gülerek çiçekleri aldı, kokladı bir de üstüne...

"Ah birtanem, çok incesin, teşekkür ederim," dedi. Kaşlarım havaya kalktı tabii hemen. "Birtanem?" diye kendi kendime mırıldandım...

"Bak Faruk, azıcık feyz mi alsan şu çocuktan, diyorum ha?"

"Ama hayatım, haksızlık ediyorsun bana. Ben sana hiç çiçek almıyor muyum? Aşk olsun," dedi. Bir anda üçü de kahkahalarla gülmeye başladılar...

"Yüzümde tiksinç bir ifade vardı. Biraz daha burada durup izlersem mide fesadı geçirecektim. Bu arada gerçekten bulanmaya başlamıştım bile. Tam odama geri yol aldım ama annemin sesiyle mecburen durdum..."

"Nil, nereye kızım?" Şaşkınlıkla kaşlarım tekrar kalktı bu sefer istemsizce ama...

"Kızım," derken anneciğim?" baştaki 'kızım' kelimesini vurgulayarak söyledim...

"Nil ne diyorsun yine?" dedi annem bıkkınca. "Hiç anneciğim, onur konuklarınıza kapıyı açtığım için kendisi de yüzsüzce geldiği için, izninizle odama geri çıkıyorum, dedim sadece. Bir şey yok."

"Nil, terbiyeni takın!"

"Ben mi baba?" diye sordum, iki işaret parmağımla kendimi gösterdim...

"Evet sen. Hemen şimdi gelip Dirhan'dan özür dileyeceksin ve sofraya oturacaksın."

"Baba, lütfen istemiyorum, yapma."

"Kızım, rica ediyorum, misafirin yanında tatsızlık çıkarma," dedi babam. Bu söz üzerine güldüm...

"Buradan bakınca o değil, ben misafirim gibi ama," dedim imayla...

"Dediğimi yapacak mısın?"

"Sofraya oturmak tamam, ama özür hayır. Ben özür dilenecek bir şey yapmadım..."

"Ni-"

"Faruk amca, Nergis teyze, biliyorum beni paylaşamıyorsunuz, ama gerçekten hiç sorun yok." Önce anne-babam, sonra da Dirhan, sırıtarak masaya kuruldu. Hem de benim yerime! Fark edilmeden arkasından dolanıp, üç kere omuzuna işaret parmağımla vurdum. Kulağına doğru eğildim...

"Orası benim yalnız."

"Ben hep buraya otururum yalnız," dedi, manyak çıktı bu baya baya, diye mırıldandım. "Kalk diyorum sana, yoksa-" tıslayınca, bu sefer zamankinden daha büyük bir sırıttı...

"Yoksa? Nereye oturursun? Kucağına falan demezsin herhalde, istemiyorum da çünkü ben," bir de göz kırptı, hasta herif ya...

"Ecelim bile senin kucağında gelmesin, rezil herif seni!"

"Amin, amin."

"Seni mahv-," derken babam seslendi.

"Kızım, ne fısıldaşıyorsunuz orada? Ayıp oluyor. Hem yemeklerde soğuyor, gel otur bir an önce," dedi.

Doğruldum. "Haklısın babacığım, özür dilerim." Annemin yanındaki boş sandalyeye oturdum...

"Özür dilerim Faruk amca, Nergis teyze. Kızınız benimle tanışmak için çok yanlış bir zaman seçmiş."

Portakal Saçlı Kız Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin