-2-

2 0 0
                                    

Elif arabayı çalıştırdı, hemen ardından Mert radyoyu açtı ve arabaya kısa bir sessizlik hakim oldu. Bu sessizliği ilk bozan Efe oldu, acıktığını söyledi ve geriye kalan herkesinde acıkıp acıkmadığını sordu.
Ortak bir kararla Yalova yoluna girmeden önce beraber öğle yemeği yemeye karar verdiler.
Hem Elif ve Efe bu kararın Ege ile Mert'in daha iyi tanışmalarına yardımcı olacağını düşünüyorlardı.
Çünkü Elif ve Efe'nin bir planı vardı.

-Aslında bu plan gayet basit bir plandı, birkaç hafta önce Ege Efe ile bir kafede buluştuğunda bir süredir çok yalnız kaldığını ve bir sevgili edinmek istediğini söyleyince Efe'nin aklına ilk önce Mert geldi.
Efe Ege ile yaptıkları bu sohbetten sonra Elif'e "Ege ile konuştuğumuzda sevgilisinden yeni ayrıldığını öğrendim morali bayağı bozuktu ve Mert'te uzun zamandır yalnız olduğunu da biliyoruz acaba Mert'le Ege'nin arasını mı yapsak?." Dedi
Elif Efe'nin çöpçatanlık işlerini hiç sevmediğini bildiği için şaşırdı ama o da Mert'in yazın eğlenmesini istediği için araların yapmaya karar vermişti.-

Elif arabayı biraz sürdü ve ilerideki çay bahçesinin önüne park etti.
Herkes arabadan indi Ege ve Efe önden içeri girdiler.
Elif Mert'le kısa süre yalnız kalınca "Ege'de tatlı çocuk ya, bence birbirinize çok yakışırdınız." Deyip imalı bir bakış attı, Mert'in suratında ufak bir tebessüm oluştu, ardından "yani yakışıklı çocuk şimdi yiğidi öldür hakkini yeme ama içgüzellik de önemli." Derdemez ikisi göz göze geldiler ve kahkaha atmaya başladılar Elif gülerek "yaa ne demezsin, "ex'lerinden" belli oluyor." Dedi ve Mert daha çok gülmeye başladı.

O sırada çoktan bir masa seçip oturan Efe ile Ege kapıdan gelen kahkahaların sahibini aradılar. İçeri ilk önce Mert girdi ve Mert'i ve Elifi kısa süreliğine beklerken elini çenesine dayamış oturan Ege'nin ona yarı romantik yarı küçümser belli belirsiz bir tebessüm attığını farketti ve bu tebessümü Ege'nin de ondan hoşlanmış olabileceği ihtimaline yormayı tercih etti ve bir an içinde kahkahalar duruldu.
Ege aslında kasıtlı olarak tebessüm etmemişti, sanki Mert o tebessümü kendi çekip almış gibiydi içinden.
Bu kısa süreli oluşan düşünce balonları patlatan şey Ege ile Mert'in gözlerinin birbirine bir an kenetlenmiş olmasıydı.
Birkaç saniye gözleri birbirine zincirlenmiş gibiydi ikisi de gözlerini kaçırmıyorlardı ve bu zincirleri kırmak için birinin müdahalesini beklediler sanki sadece gözleri değil zihinleri ve ruhları da kenetlenmiş gibiydi.
Birkaç saniye süren bu olay onlara saatler gibi geldi.
Ve yine bir saniye için Ege'nin zihni uyandı, zincirler koptukları yerden yeniden birleşme dilekleriyle koptular.
Nedeni Ege'nin aslında hala cinsel yönelimine karar verememiş olmasıydı, Mert'in gözlerine tekrar bakmayı ve kenetlenmeyi istemesine rağmen sanki vicdan azabı çekti yeniden bir saniye için. Mertte farketti Ege'nin bir adım geriye çekilmesini.

Elif içeri girdiğinde Efe, Ege ile Mert'in "anlık kenetlenme"sini farketti ve gözüyle işaret etti Elif'e,
Elif suratında birşeyleri başarmış gibi gururlu bi tebessüm oluştu, Mert'te Ege'de farketti bu tebessümü ve kızardılar.
Elif sanki inadına gülüyormuş gibi çok ufak bi kahkaha attı, ardından Elif ve Mert'te oturdular Ege ve Efe'nin seçtikleri masaya. Elif Ege'nin karşısına Mert'te Efe'nin karşısına oturdu çok ta büyük olmayan beyaz kare bir masanın çevresine oturuyorlardı.

Tekrar sessizlik oldu, bu sefer sessizliği Mert bozdu ve "herhangi birşey sipariş ettiniz mi?" Dedi. Ege anlam veremediği bir çekingenlik sebebiyle cevap vermedi. Efe "hayır, daha sipariş vermedik, gidip garsonu çağırabilirmisin?." Dedi . "Memnuniyetle." Dedi Mert ve masadan kalktı bahçesinde oturdukları çay bahçesinin kasa noktasına doğru ilerlerken Ege'nin masanın üzerinde duran Efe'nin sigara paketindan bir dal çektiğini gördü...

Üç Ay Ömrümüz VarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin